BES'in avantajları 3'üncü yıl daha net ortaya çıkar
Sigorta Sayfası programına katılan AXA Türkiye Hayat ve Emeklilik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Selçuk Adıgüzel, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarının kısa vadeli düşünmemesi gerektiğini belirterek "Birikim yapılmaya başlandıktan 3 yıl sonra BES'in avantajları daha iyi görülmeye başlar" dedi. Adıgüzel, içinde bulunduğumuz dönemde fon portföyünün yüzde 40-45'i oranında altın, yüzde 15-20 civarında hisse senedi ve kalan kısmının sabit getirili para piyasası fonlarında değerlendirilebileceğini dile getirdi.
Bireysel Emeklilik Sistemi'nin (BES) 17.9 milyon katılımcı sayısı ve 2,2 trilyon liralık büyüklük ve katılımcı başına 200 bin liralık birikim, yine kişi başı aylık 2 bin 600 lira tasarruf ile önemli bir aşama kaydettiğini ifade eden AXA Türkiye Hayat ve Emeklilik Başkanı ve İcra Kurulu Üyesi Selçuk Adıgüzel, "Ancak sisteme yıllık 1 milyon 800 bin kişilik girişe karşılık 550 bin çıkış oluyor. Oran ne kadar artarsa kalıcılık ve sürdürülebilirlik de artıyor. Fonları ihtiyaç anında hemen kullanmamak önemli. Sisteme erken giriş de önemli. Şu andan sistemde 5 milyon adet sözleşme 5 yılın üstünde diğerleri ise yeni. Katılımcılar BES getirilerini mevduat gibi kısa süreli enstrümanlarla kıyaslıyorlar. Oysa daha uzun vadeli bakmak lazım. Son 3 yılda BES hisse senedi fonları yüzde 191, son 5 yılda yüzde 1.133 getiri sağlamış. İkincisi ise fon dağılımının yapılmaması ve takip edilmemesi. Günün koşullarına uygun dağılım yapılmıyor. Bunu yapmadığınızda getiri yine düşük oluyor ve şikayet konusu oluyor" şeklinde konuştu.
SADECE YÜZDE 16 DEĞİŞİKLİK YAPIYOR
Adıgüzel, sözleşmelerin sadece yüzde 16'sının yılda bir kez fon değişimi yaptığını ifade ederek, "Oysa çalkantılı ortamda fon dağılımı değişikliği yapmakta fayda var. Değişiklik için BEFAS platformundan da faydalanılabilir" dedi. Katılımcıların fonlara yıllık olarak mutlaka bakmaları gerektiğini ve günün şartlarına uygun fon değişikliği yapmalarının şart olduğunu da belirterek ortalama 3 yılın fonların kazancını göstermek açısından önemli olduğunu anlattı.
ALTIN VE HİSSE FONLARI ÖNE ÇIKABİLİR
2025'te BES fonlarının ortalama getirisinin yüzde 60 civarında ve enflasyonun iki katı olduğunu vurgulayan Adıgüzel, bu getirinin ağırlıklı olarak yüzde 104 yükselen altın fonlarından kaynaklandığını ifade ederek, "Hisse fonları tabi bunun gerisinde kaldı. Ancak beklentiler gerçekleşirse 2026'da hisse fonlarında daha iyi bir tablo göreceğiz" dedi.
Adıgüzel, içinde bulunduğumuz dönemde fon portföyünün yüzde 40-45'i oranında altın, yüzde 15-20 civarında hisse senedi ve kalan kısmının sabit getirili para piyasası fonlarında değerlendirilebileceğini dile getirdi.
2025'TEKİ İYİLEŞME 2026'YE DE YANSIYACAK
2026'da merkez bankalarının faiz indirim sürecinde olmalarının Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için şans olacağını vurgulayan Adıgüzel, "2025'te nispeten sakin bir yıl geçirdik. Bütçe açığı kontrol altında, kredi risk pirim (CDS) 215'lere geldi. Sıkı para politikası devam ediyor, Merkez Bankası rezervleri arttı. Makro ekonomik göstergeler olumlu. Bu durumun 2026'da gerek borsa gerekse mevduat araçlarına yansıması pozitif olacaktır" diye konuştu.