KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Feyzioğlu: HSK yapısı değiştirilmeli

    Gündem, 19 Kasım 2021

    Feyzioğlu: HSK yapısı değiştirilmeli

    Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, "Bana göre Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yapısı değiştirilmelidir çünkü kuvvetler ayrılığını tereddütsüz hayata geçirmek zorundayız" dedi

  • Kooperatifler tacir sayılacak

    İş-Yaşam, 12 Kasım 2021

    Kooperatifler tacir sayılacak

    Yargıtay Başkanlığı, resmi Twitter hesabından "Kooperatiflerin/Yapı Kooperatiflerinin tacir sayılacağı" yönünde ki kararını duyurdu

  • HDP'nin savunması Yargıtay'da

    Gündem, 11 Kasım 2021

    HDP'nin savunması Yargıtay'da

    Anayasa Mahkemesi, HDP'nin kapatma davası savunmasını Yargıtay'a gönderdi. Başsavcı Bekir Şahin bir ay içinde mütalaa verecek.

    Çilem Doğan tekrar cezaevine girecek!

    Gündem, 04 Kasım 2021

    Çilem Doğan tekrar cezaevine girecek!

    Adana'da, kendisine şiddet uygulayıp fuhşa sürüklediği iddiasıyla eşi Hasan Karabulut'u tabancayla vurarak öldüren Çilem Doğan'a yerel mahkemenin verdiği 15 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Yargılama sırasında kefaletle serbest bırakılan ancak onama kararıyla yeniden cezaevine girecek olan Doğan, "Aslında beni değil 8 yaşındaki bir kız çocuğunu mahkum ettiler" dedi.

    Yargıtay'dan "kargoda kaybolan altın" kararı

    Gündem, 23 Ekim 2021

    Yargıtay'dan "kargoda kaybolan altın" kararı

    Yargıtay 15. Ceza Dairesi, içinde toplam 31,5 gram altından oluşan künye, yüzük, bileklik ve tek taş yüzük bulunan paketin kargoda kaybolmasında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan kargo şirketi müdürünün beraatini onadı.

  • Yargıtay’dan çalışanlara müjde

    Sosyal Güvenlik, 22 Ekim 2021

    Yargıtay’dan çalışanlara müjde

    Sigortasız çalıştırılanlar daha geç tarihte emekliliğe ve daha az emekli aylığına mahkûm oluyorlar. Yargıtay yeni verdiği kararla 1999 yılında sigortasız çalıştırıldığı için hizmet tespiti davası açan işçiyi haklı buldu. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

  • İşe iade tazminatına dikkat!

    Sosyal Güvenlik, 21 Ekim 2021

    İşe iade tazminatına dikkat!

    İşe iade davasını kazanan işçinin talebine rağmen işe başlatılmaması halinde işverence, 8 aylık ücrete kadar işe başlatmama tazminatı ödenir. İşçinin işe başlama talebini, işverenin de işe başlama davetini yaparken dikkat etmesi gereken kurallar bulunuyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay’ın son kararları ışığında, işe iade kararı verilmesi durumunda dikkat edilmesi gereken ayrıntıları yazdı

  • Başkasına ait kimlikle ameliyata Yargıtay'dan flaş karar!

    Gündem, 18 Ekim 2021

    Başkasına ait kimlikle ameliyata Yargıtay'dan flaş karar!

    Bursa'da aniden rahatsızlanan vatandaş, sigortası olmadığı için bir akrabasının kimliğiyle hastaneye gitti. Aynı gün ameliyat olan hasta hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 'nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik' suçlarından dava açtı. Yıllar süren davaya son noktayı koyan Yargıtay, ameliyat olması eyleminde zorunluluk hali bulunduğundan kamu kurumunu dolandırma suçu oluşmayacağına hükmetti

    Yargıtay'dan "saç boyası" kararı

    Gündem, 12 Ekim 2021

    Yargıtay'dan "saç boyası" kararı

    Yargıtay 12. Ceza Dairesi, saçlarını boyadığı müşterisinin alın derisinde hiperemi oluştuğu gerekçesiyle "taksirle yaralama" suçundan yargılanan kuaförün beraatini onadı.

    İşçinin bu iznine dikkat!

    Sosyal Güvenlik, 07 Ekim 2021

    İşçinin bu iznine dikkat!

    Doğum yapan kadın işçilerin günde 1.5 saat süt izni hakkı bulunuyor. İşçi talep ettiği halde işverenin süt iznini kullandırmaması halinde, istifa ederek kıdem tazminatını alır. İşveren süt iznini kullanmayan işçiye, bu sürelere karşılık yüzde 50 zamlı ücret ödemek zorunda. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç kadın işçilerin süt izni haklarını yazdı

  • Yargıtay'dan emsal kiracı kararı!

    Gündem, 30 Eylül 2021

    Yargıtay'dan emsal kiracı kararı!

    Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, milyonlarca kiracıyı yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme; kira sözleşmesinin kiralayanın ölümü ile sona ermeyeceğini, mülk sahibinin ölümü durumunda tüm mirasçıların kendiliğinden kiralayan sıfatını kazandığını ve kira sözleşmesi devam edeceğine hükmetti.

  • Alkolmetre cezasında Yargıtay ezber bozdu!

    Gündem, 26 Eylül 2021

    Alkolmetre cezasında Yargıtay ezber bozdu!

    Trafik polislerinin uygulama noktasında durdurduğu kronik hastalığı bulunan sürücü, Kovid-19 salgını sebebiyle alkolmetreyi üflemek istemeyince 3 bin 516 TL ceza yedi. Sürücü belgesine de 2 yıl süreyle el konulan sürücünün cezasına ilişkin Yargıtay'dan ezber bozan karar çıktı. Yüksek Mahkeme, sürücünün cihazı üflemek yerine gerekirse kan tahlili yapılmasını istemesinin kabul edilebilir gerekçe olduğuna hükmederek cezayı iptal etti

  • Sigortasız işçi çalıştıran yanar

    Sosyal Güvenlik, 16 Eylül 2021

    Sigortasız işçi çalıştıran yanar

    Sigortasız çalışmak işçileri mağdur ederken, bu durumun ortaya çıkması halinde işveren de büyük mağduriyet yaşayabiliyor. Sigortasız çalıştırılan işçi nedeniyle ödenmeyen primlerden, limited şirketi sonradan devralan ortak da sorumlu tutuluyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararı ışığında sigortasız işçi çalıştıranların karşılaşabileceği riskleri yazdı

    Katile küfür indirimi!

    Gündem, 14 Eylül 2021

    Katile küfür indirimi!

    Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde arkadaşı Metin Şahin'i (56) öldürdükten sonra suçu başkasının üzerine atan ancak 'kuvvetli suç' şüphesiyle tutuklanan ve savcılığa yazdığı mektupla cinayeti itiraf eden Cafer Korkmaz'a (42) verilen 25 yıl hapis cezası, Yargıtay tarafından bozuldu. Yargıtay, Korkmaz'ın 'Küfür ettiği için Şahin'i öldürdüm' yönündeki ifadesinin indirim sebebi sayılmasını istedi. Bunun üzerine yerel mahkeme, Korkmaz'ın cezasını 15 yıla düşürdü

    "Ücrete dahil" fazla mesaide sınır

    Sosyal Güvenlik, 09 Eylül 2021

    "Ücrete dahil" fazla mesaide sınır

    Bazı işyerlerinde işe girerken yapılan sözleşmelerde “fazla mesai ücrete dahil” edilebiliyor. Bu tür sözleşmeler hukuken geçerli sayılıyor. Ancak, “ücrete dahildir” denilen fazla mesai süresinde sınır uygulanıyor. Sınırı aşan fazla mesailerin ücretinin işverence ayrıca ödenmesi gerekir. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, fazla mesai ücretleri ile ilgili merak edilenleri yazdı

  • Yargıtay’dan işte kalp krizi kararı

    Sosyal Güvenlik, 02 Eylül 2021

    Yargıtay’dan işte kalp krizi kararı

    Yargıtay, iş arkadaşlarıyla tartışmanın ardından işyerinde kalp krizi geçiren işçinin tazminat talebini reddeden yerel mahkeme kararını bozdu. Yargıtay, işverenin işçinin periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı, bu muayenelerde kalp krizi riskine yol açacak rahatsızlıklarına ilişkin bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, işçinin bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü işçiyi bir gerginlik ve stres içine sokacak olayın cereyan edip etmediği hususlarının araştırılmasını istedi. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

  • Yeni adli yıl başlıyor

    Gündem, 31 Ağustos 2021

    Yeni adli yıl başlıyor

    Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen ve 20 Temmuz'da başlayan adli tatil sona erdi, 2021-2022 adli yılı yarın başlıyor.

  • Çalışanı sevindiren tazminat kararı

    Sosyal Güvenlik, 30 Ağustos 2021

    Çalışanı sevindiren tazminat kararı

    Emekli aylıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilen prime esas kazançlar üzerinden hesaplanıyor. İşverenin bordroda ücreti düşük gösterip aradaki farkı elden ödemesi halinde işçi daha düşük emekli aylığına mahkûm oluyor. Yargıtay, bu konuda mağduriyet yaşayan işçileri sevindiren bir karar aldı. Kazancın bordroda eksik gösterilmesinin işçi için haklı fesih sebebi oluşturacağına hükmetti. Haklı fesih yapan işçi kıdem tazminatını alarak ayrılabilir. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay’ın güncel kararı ışığında kazancı bordroda eksik gösterilen işçilerin haklarını yazdı

    Kıdem tazminatında faiz hakkına dikkat

    Sosyal Güvenlik, 25 Ağustos 2021

    Kıdem tazminatında faiz hakkına dikkat

    İş Kanunu’na tabi çalışanların hak ettiği kıdem tazminatlarının, iş akdinin sona erdiği tarihte peşin olarak ödenmesi gerekir. Süresinde ödenmeyen kıdem tazminatı için bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizinin verilmesi gerekir. Peki faiz hangi tarihten başlar? “En yüksek mevduat faizi” nedir? İşçi faiz hakkını hangi durumda kaybeder? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay kararları ışığında milyonlarca çalışanın bu konuda merak ettiği sorulara cevap aradı