KATEGORİLER

Yazının devamını okumak için tıklayınız...

Yargıtay

6 Mart 1868 tarihinde "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla kurulan YARGITAY, 18.06.1879 tarihli Nizamı Mahkemeler Kuruluş Kanunu ile "Mahkeme-i Temyiz" adını almış, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetince Sivas'ta kurulan yüksek mahkemeye "Muvakkat Temyiz Heyeti" denilmiş, Sivas'taki bu mahkemenin kaldırılıp Eskişehir'e nakli ile "Temyiz Mahkemesi", 20.04.1340 (1924) tarih ve 491 sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun adı 10.01.1945 gün ve 4695 sayılı Kanun ile "Anayasa" olurken, temyiz mahkemesinin adı da "YARGITAY" olmuştur.

Adli yargı mercilerince verilen karar ve hükümleri temyiz yolu ile inceleyen son merci olan Divan-ı Ahkâm-ı Adliye, Yargıtay'ın temelini oluşturur. Osmanlı döneminin yargı sürecinde, 19. Yüzyıla kadar yüksek mahkemeye rastlanmıyor. Adliye mahkemelerince verilen ve yasanın başka adli merciine bırakmadığı hükümleri son mercii olarak incelemekle görevli mahkeme ilk kez "Divan-ı Ahkâm-ı Adliye" adıyla " 6 Mart 1868 Cuma günü Padişah Abdülaziz'in iradesi ile kurulmuştur.

Anılan irade ile Meclis-i Valay-ı Ahkam-ı Adliye kaldırılarak, Şura'yı Devlet ve Ahkam-ı Adliye kurulmuş, böylece yargı ve yürütme birbirinden ayrılmıştır. Şura'yı Devlet'e  hem kanun tasarılarını hazırlama hem de idari uyuşmazlıklara çözüm getirme görevi verilmiştir. Divan-ı Ahkâm-ı Adliye ise nizamı mahkemelerinin üst organı olup, yalnızca yargı görevi yapan bir kurumdur.

Divan-ı Ahkâm-ı Adliye'nin (Yargıtay) kuruluş amacı iradede şöyle açıklanmıştır:

"Kişilerin hakları ve güvenlikleri açısından çok önemli olan hukuk işlerinin mülki işlerden ve yürütme ile görevli hükümetten ayrı bir düzene kavuşturulması, adalete değer veren padişahın büyük arzusu olarak belirtilmiştir".

MAHKEMELER KURULUŞ KANUNU (18.06.1879)

Divan-ı Ahkâm-ı Adliyenin bünyesi içinde olan temyiz mahkemesinin yerini, bağımsız bir yapılanmaya sahip olan temyiz mahkemesi almıştır. 1879 tarihli teşkilat ve hukuk kanunları ile  temyiz  konusunda yeni düzenlemeler getirilmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere Divan-ı Ahkâm-ı Adliye kaldırılarak yerine bağımsız Mahkeme-i Temyiz oluşturulmuştur. 

İstinaf Mahkemeleri

İstinaf mahkemeleri 1876 yılında kabul edilen Mecellenin 1838. maddesi ile yargı hayatına girmiştir. Yeniden başlama anlamına gelen istinaf, hukuk terimi olarak ilk derece mahkemesinden verilen hükmün üst mahkemede incelenmesi demektir.

18.6.1879 tarihli Nizami Mahkemelerin Kuruluş Yasası'na göre, ilk dereceli mahkemenin üstünde, Yargıtay'ın altında bir mahkemedir.Yargıtay'ın işini azaltmak ve onu bir içtihat mahkemesi haline getirmek için kurulmuştur.

SİVAS MUVAKKAT TEMYİZ HEYETİ DÖNEMİ (1920-1923)

7 Haziran 1920 tarihinde TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmiş ilk yasalardan olan 4 sayılı yasa ile merkezi Sivas ilinde olmak üzere biri Hukuk, biri Ceza, biri Şer'iye ve biri de Dilekçe Dairesi olmak üzere 4 daireden kurulu Temyiz Heyeti (Yargıtay) oluşturulmuştur. Ancak İstanbul'da bulunan Yargıtay da bu sırada varlığını sürdürmüştür. 04.11.1922 tarihinde İstanbul'un Milli Hükümet buyruğu altına girmesi sonucu her iki Yargıtay'ın birleştiği hususu İstanbul'daki Yargıtay'da bulunan dosyaların Sivas'taki Yargıtay'a gönderilmiş olmasından anlaşılmaktadır.

TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURULUŞU VE ESKİŞEHİRDE TEMYİZ MAHKEMESİ DÖNEMİ (1923-1935)

14.11.1923 tarihli ve 371 sayılı yasa ile Yargıtay'ın Sivas'tan Eskişehir'e nakli ile birlikte bazı yapısal değişiklikler de getirilmiştir.

4 Sayılı yasada belirtilen Hukuk, Ceza, Şer'iye ve Dilekçe Dairesine ilaveten, bu yasanın ikinci maddesinde Sulh Dairelerinden de söz edilmesi Yargıtay'daki Daire sayısının artırılmış olduğunu göstermektedir.
Dairelerde bir başkan ve dört üyenin bulunacağı hükmü bu yasada da tekrar edilmiş, Birinci Başkanlığın, Adalet Bakanı tarafından başkanlardan birisine tevdii edileceği ve seçilen Birinci Başkanın kendi Dairesi ve Genel Kurula başkanlık edeceği kuralına yasanın üçüncü maddesinde değinilmiştir.

Yasa ile getirilen yenilikler ise; Yargıtay'da üç yedek üyenin bulunması, bir Yargıtay Başsavcı Başmuavini bulunacağı, Başsavcı muavini sayısının ikiden dörde çıkarılması ayrıca her dairede lüzümu kadar başmümeyyiz, mümeyyiz ve katiplerin bulundurulması olarak göze çarpmaktadır. Mümeyyizler Dairede yazılan yazıları düzeltmekle görevli kişilerdir.

Bu Yasa ile getirilen yeni hükümlerle, 4 sayılı yasa hükümlerinin birbirine aykırı olması durumunda, 4 sayılı yasanın aykırı olan hükümleri mülga sayılmıştır. Bu bağlamda, aykırı olmayan 4 sayılı yasa hükümlerinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.

Yargıtay'ın Eskişehir'de faaliyete başlamasından sonra, 08.04.1924 tarih ve 469 sayılı yasa ile mevcut olan Şer'iye Dairesi kaldırılarak Hukuk Dairesi sayısı Dilekçe Dairesi sayısı ikiye çıkarılmıştır.
Şer'iye Dairesinin kaldırılmasına ilişkin bu değişikliğin, halifeliğin kaldırılmasından hemen sonra yapılmış olması, Türkiye Cumhuriyetinde din işleri ile devlet işlerinin birbirinden ayrılmasına yönelik iradenin önemli bir göstergesidir.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında; Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu üzerine çalışmalar yapması üzere iki komisyon kurulmuştur: Ahkam-i Şahsiye ve Vacibat. Ancak komisyonların hazırladıkları tasarılar ile devrimlerin bağdaşmadığına inanan Cumhuriyet Hükümeti, İsviçre Medeni Kanununun ve Borçlar Kanununun, bazı değişikliklerle, bütün olarak alınıp benimsenmesine karar vermesi sonucu  her iki Kanun da 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Türk Ceza Kanunu, 1889 tarihli İtalyan Ceza Kanununun benimsenmesiyle 1 Mart 1926 tarihinde kabul edilmiştir. Ticaret Kanunu 29 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilmiş ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1850 tarihli Kanunname-i Ticaret'in yenilenmesi amacıyla 1916 yılında hazırlanan bir projeden esinlenilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, Neuchâtel Kantonu Hukuk Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve Ekim 1927'de yürürlüğe girmiştir.

Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 1877 tarihli Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu örnek alınarak hazırlanmış ve 20 Ağustos 1929 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Deniz Ticareti Kanunu, Alman Hukukundan esinlenilerek hazırlanmış ve 13 Mayıs 1929 tarihinde kabul edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu, İsviçre'deki İcra ve İflas Kanununun benimsenmesi yoluyla hazırlanmış ve 4 Eylül 1932 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

766 SAYILI HAKİMLER KANUNU İLE GETİRİLEN YENİLİKLER VE BU DÖNEMDE YARGITAY

20.03.1926 tarihinde çıkarılan 766 sayılı yasaya kadar hakimlerin seçimi, dereceleri, terfileri, ödüllendirilmeleri ve soruşturmalarına ilişkin olarak geniş kapsamlı ve ayrıntılı bir özel yasa çıkarılmamıştır. Bu yasa ile hakimlere ilişkin düzenlemelerden başka geçici maddeler başlığı altında yazılı otuzyedinci maddede Temyiz Mahkemesi'nin (Yargıtay'ın) "Cumhuriyet Merkezi"ne gelmesinden de bahsedilmiştir.

834 SAYILI MAHKEME-İ TEMYİZ TEŞKİLATININ TEVSİİNE DAİR KANUN DÖNEMİ

766 sayılı Hakimler Kanunundaki yukarıda açıklanan düzenlemelerden kısa bir süre sonra çıkarılan 834 sayılı "Mahkeme-i Temyiz Teşkilatının Tevsiine Dair Kanun" adıyla çıkarılan yasaya göre Yargıtay'daki Daire sayısı üç Hukuk ve üç Ceza Dairesi olmak üzere altıya çıkarılmış, bu Dairelerden her birinin görevinin 834 sayılı bu yasa, Yargılama Usulü ve Sulh Hakimleri Kanunu ile belirleneceği ifade edilmiştir. 

YÜCE DİVAN

İlk 1876 yılında kabul edilen Anayasa ile yargı sistemimize girmiştir. Divan-ı Ali 30 üyeden oluşmaktaydı. Bunlardan onu Heyeti Ayân (padişah tarafından seçilen meclis üyesi) onu Danıştay onu da Yargıtay ve İstinaf reis ve üyelerinden kur'a ile seçilerek atanırlardı.

Divan-ı Ali iki bölümde Divanı İthamiye, Divan-ı Hüküm.

Divan-ı ithamiye dokuz üyeden oluşurdu. Üçü heyeti ayan, üçü Danıştay, üçü Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere Divan-ı Ali üyeleri arasından kura ile seçilirdi.

Divan-ı Hüküm; yedisi Heyeti Ayan, yedisi Danıştay, yedisi de Yargıtay ve İstinaf üyelerinden olmak üzere 21 Divan-ı Ali üyelerinden oluşurdu.

Divan-ı Ali'nin görevleri; Bakanlar ile Yargıtay Başkan ve üyelerinin ve padişahın kendisini ve makamını tehlikeye sokmaya teşebbüs edenleri yargılamaktı.

1876 Anayasası 20.04.1924 tarihinde kabul edilen yeni Anayasa ile kaldırılmış, Divan-ı Ali'nin de yapısı değişmiştir.

1924 Anayasasına göre Yüce Divan gerektiğinde TBMM.nce kurulmaktaydı.

Görevi; Bakanları, Yargıtay ve Danıştay Başkan ve Üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısını görevlerinden doğacak işler nedeniyle yargılamaktı.

1924 Anayasası gereğince Yargıtay Genel Kurulunca seçilen 11, Danıştay Genel Kurulunca seçilen 10 kişi kendi aralarında Başkan ve Başkanvekilini seçerlerdi. Başsavcı, Yüce divanda Savcı olarak görevliydi.

Yüce Divan görevi, 1961 Anayasası ile Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

1221 SAYILI TEMYİZ MAHKEMESİ TEŞKİLATINA DAİR KANUN DÖNEMİ (1928-1973)

11.04.1928 tarihinde çıkarılan 1221 sayılı yasa ile Yargıtay'ın yapısı ve işleyişi ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler dairelerin sayısına ve görev alanlarına da etkili olmuştur.

834 sayılı yasa döneminde Hukuk ve Ceza bölümünde üçer daire olmak üzere toplam altı daire mevcut iken hem hukuk dairelerine hem de ceza dairelerine birer daire eklenmek sureti ve ile Yargıtay'daki daire sayısı sekize, ticaret dairesi ile birlikte toplam daire sayısı ise dokuza çıkarılmıştır.

7264 Sayılı ve 11.05.1959 Tarihli "Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 Sayılı Kanunun 1, 3 ve 4 üncü maddelerinde tadilat yapılmasına Dair Kanun" İle Yapılan değişikliklere gelince;
Bu yasa ile öncelikle 1221 sayılı yasanın 5859 sayılı kanunla Yargıtay'da bulunan hukuk dairelerinin sayısı sekize çıkarılmış ve bu dairelerin görev alanlarının 7264 sayılı bu kanun ve Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulü kanunları ve İcra ve iflas Kanunu ve özel yasalarla düzenlendiğine işaret edilerek dairelerin görev alanları tek tek belirtilmiştir.

Temyiz Mahkemesi Teşkilatına Dair 1221 sayılı Ka- nunun değişik l, 2, 3 ve 4. maddelerinde değişiklik yapılmış ve yasaya yeni bir madde eklenmiştir. Değiştirilen 1, 2, 3 ve 4. maddeler ile eklenen maddeye göre;
Yargıtay 9 Hukuk, 7 Ceza, l Ticaret ve l İcra İflas Dairesinden kurulu olup, dairelerden her birinin görevi, bu kanun ve Hukuk ve Ceza Yargılama Usulü Kanunları ve İcra ve İflas Kanunu ve özel kanunlarla belli edilmiştir.

Yargıtay Haberleri

  • Yargıtay üyesinden o fotoğraf hakkında açıklama

    Gündem, 21 Haziran 2021

    Yargıtay üyesinden o fotoğraf hakkında açıklama

    Yargıtay üyesi Tekman Savaş Nemli, Avusturya'da ABD'nin talebi üzerine tutuklanan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz ile ilgili fotoğrafı hakkında, "Şahsımın da yer aldığı fotoğraf üzerine yapılan haber ve yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır" açıklamasında bulundu.

  • 'Tuzla Piyade Okulu' davasında yeni karar!

    Gündem, 14 Haziran 2021

    'Tuzla Piyade Okulu' davasında yeni karar!

    Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Tuzla Piyade Okulu'ndaki eylemlere ilişkin Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülen davada, 8 tutuklu sanık "Anayasayı ihlal suçuna yardım" suçundan 15'er yıl hapisle cezalandırıldı.

  • Sakal bırakmak işten atılma sebebi mi?

    Sosyal Güvenlik, 09 Haziran 2021

    Sakal bırakmak işten atılma sebebi mi?

    İş sözleşmesinde, işyeri kurallarına ilişkin çıkartılacak yönetmelik, genelge, talimat gibi düzenlemelere uyacağına ilişkin özel şartlar bulunan çalışanların iç mevzuatı hafife almaması gerekir. Sakal bırakmak tek başına işten çıkarma nedeni olamaz iken işyeri yönetmeliğinde sakal bırakmanın yasaklanması durumunda işveren işçiyi işten çıkartabilir. Yargıtay’ın bu konuda verilmiş kararları bulunuyor. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, işverenin işçiyi hangi durumlarda geçerli sebeple işten çıkartabileceğini yazdı

    HDP'ye kapatma davası: 451 kişi için yasak isteniyor

    Gündem, 10 Haziran 2021

    HDP'ye kapatma davası: 451 kişi için yasak isteniyor

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, “HDP iddianamesini hazırladık. Anayasa mahkemesine teslim ettik. 843 sayfalık bir iddianame. 451 kişi hakkında yasak isteniyor. 69 kişi de terör örgütü lehine konuşmaları parti mensubu konuşmaları var. 451 kişi hakkında siyasi yasak istiyoruz. Banka hesabına tedbir konulmasını talep etti” dedi.

    HDP ne yapacak?

    Gündem, 09 Haziran 2021

    HDP ne yapacak?

    HDP'ye yönelik Yargıtay tarafından Anayasa Mahkemesi'nde açılan kapatma davası sonrası partililer sine-i millete dönme veya Demokratik Bölgeler Partisi'ne geçme gibi bir düşünceleri olmadığını ifade etti

  • HDP iddianamesi raportöre gönderildi

    Gündem, 08 Haziran 2021

    HDP iddianamesi raportöre gönderildi

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca HDP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde yeniden açılan davada ilk inceleme için raportör görevlendirildi.

  • Fazla mesai nasıl kanıtlanır?

    Sosyal Güvenlik, 28 Mayıs 2021

    Fazla mesai nasıl kanıtlanır?

    İşçi işveren arasındaki alacak davalarının başında fazla çalışma ücretleri geliyor. İşçiler açısından en önemli sorunu fazla mesai yapıldığının kanıtlanması oluşturuyor. Peki çalışanlar fazla mesai yaptığını nasıl kanıtlayabilir? Yargıtay’ın bu konudaki içtihatları nedir? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, fazla mesai ücretleri ile ilgili merak edilenleri yazdı

  • Tek taraflı ceza işçiyi bağlamaz

    Sosyal Güvenlik, 12 Mayıs 2021

    Tek taraflı ceza işçiyi bağlamaz

    İş sözleşmesine konulan cezai şartın işçiyi de işvereni de bağlaması gerekir. Sözleşmeye konulan tek taraflı cezai şart geçersiz sayılır. İşçinin sağlık gerekçesiyle işten ayrılmak zorunda kalması halinde cezai şart işlemez ve tazminat ödenmesi gerekmez. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, özel sektör işyerlerinde yaygın olan iş sözleşmelerindeki cezai şartla ilgili ayrıntıları yazdı

    Yargıtay’dan eski sevgili fotoğrafı kararı!

    Gündem, 11 Mayıs 2021

    Yargıtay’dan eski sevgili fotoğrafı kararı!

    Bir boşanma davasının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eski kız arkadaşının resimlerini, aracının bagajında saklamayı güven sarsıcı davranış kabul etti. Yüksek Mahkeme, ‘ağır kusur’ değerlendirdiği eski kız arkadaşının fotoğrafını saklayan kocanın, kadına tazminat ödemesi gerektiğini hükmetti

    Kadir Şeker için flaş başvuru!

    Gündem, 29 Nisan 2021

    Kadir Şeker için flaş başvuru!

    Kadir Şeker'in avukatları, yerel mahkemenin kararının bozulması ve müvekkillerinin tahliye edilmesi talebiyle Yargıtay'a başvurdu.

  • Öğretmeni sevindiren Yargıtay kararı

    Sosyal Güvenlik, 20 Nisan 2021

    Öğretmeni sevindiren Yargıtay kararı

    Yargıtay özel okul öğretmenlerinin devlet öğretmenleri gibi her yıl kırtasiye ödeneği alma hakkı bulunduğunu, ödeneğin verilmemesinin öğretmen açısından haklı fesih sebebi oluşturduğunu kararlaştırdı. Kırtasiye ödeneği verilmeyen öğretmen haklı fesih yaptığında kıdem tazminatını alarak ayrılabilir. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

  • Yargıtay'dan TRT binasını işgal davasında karar

    Gündem, 19 Nisan 2021

    Yargıtay'dan TRT binasını işgal davasında karar

    Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde TRT'nin Ulus'taki yerleşkesi ve Digiturk binasının işgali davasında, 20 sanığa verilen ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezalarını onadı.

  • Yargıtay'dan cumartesi mesaisi kararı

    Sosyal Güvenlik, 18 Nisan 2021

    Yargıtay'dan cumartesi mesaisi kararı

    Milyonlarca özel sektör çalışanını ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay, Cumartesi günü çalışıp çalışılmamasına işverenin yönetim hakkı kapsamında belirleyebileceğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, iş ya da toplu sözleşmede işyerinde Cumartesi gününün hafta (akdi) tatili düzenlenmemesi halinde iş günü olarak kabul edileceğine dikkat çekti

    İşveren ücrete zam yapmak zorunda mı?

    Sosyal Güvenlik, 15 Nisan 2021

    İşveren ücrete zam yapmak zorunda mı?

    Özel sektörde her yılın ilk aylarında ücret zammı konusunda tartışma yaşanıyor. İş sözleşmesinde ücret artışına ilişkin hüküm bulunmayanlar ücret zammı konusunda mağdur olabiliyorlar. Peki, işverenin ücrete zam yapmaması işçi açısından haklı fesih sebebi midir? İşverenin bazı işçilere zam yaparken, bazı işçilere zam yapmaması eşit işlem borcuna aykırılık teşkil eder mi? İşçi ayrımcılık iddiasında bulunabilir mi? Habertürk’ten Ahmet Kıvanç, Yargıtay kararları ışığında ücret zammıyla ilgili merak edilenleri yazdı

    Yargıtay’dan kıdem tazminatı kararı

    Sosyal Güvenlik, 07 Nisan 2021

    Yargıtay’dan kıdem tazminatı kararı

    Yargıtay, 15 yıl 3600 prim gününü tamamlayarak yaş dışındaki emeklilik koşullarını yerine getiren işçilerin kıdem tazminatı alması konusunda önemli bir karara imza attı. Yargıtay, işçinin işten ayrılmadan başka bir işyeri ile görüşme yapmasının, başka bir işte çalışmaya başlamasının kanuna karşı hile olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti. Yargıtay, iş mahkemesinin aksi yöndeki kararını bozarak işçiye kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğine hükmetti. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi

  • Yargıtay'dan bildiri açıklaması

    Gündem, 05 Nisan 2021

    Yargıtay'dan bildiri açıklaması

    Yargıtay Başkanlığından, "Anayasal ve yasal yetkiye dayanmayan ve milletin iradesini hedef alan hiçbir güç ve oluşum kabul edilemez." değerlendirmesinde bulunuldu.

  • Yargıtay'dan Şule Çet kararı! 'İndirim yersiz ceza az'

    Gündem, 29 Mart 2021

    Yargıtay'dan Şule Çet kararı! 'İndirim yersiz ceza az'

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite öğrencisi Şule Çet'in (23), plazanın 20'nci katından düşerek, ölmesiyle ilgili sanık Çağatay Aksu'ya (34) verilen müebbet ve 12 yıl 6 ay, sanık Berk Akand'a (33) verilen 18 yıl 9 ay hapis cezasının bozulması talebiyle tebliğname düzenledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, "yardım" suçundan cezalandırılan sanık Berk Akand'ın da asli fail olarak cezalandırılması, sanıklara uygulanan indirimin yersiz olduğu yönünde görüş bildirerek, kararın bozulmasını talep etti.

  • İddianamenin detayları ortaya çıktı!

    Gündem, 18 Mart 2021

    İddianamenin detayları ortaya çıktı!

    Yargıtay, HDP'nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde (AYM) dava açtı. 687 kişi için siyaset yasağı da istenen 600 sayfayı aşkın iddianamenin ayrıntılarına Habertürk ulaştı.

    Yargıtay’dan flaş fazla mesai kararı

    Sosyal Güvenlik, 17 Mart 2021

    Yargıtay’dan flaş fazla mesai kararı

    İşçi işveren arasındaki fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin davalarda mahkemelerde yapılacak indirime Yargıtay’dan sınırlama geldi. Yargıtay, fazla mesai ve genel tatil ücreti ödenmediğinin yazılı delil ile değil de tanıkla kanıtlanması durumunda en fazla 3’te 1 oranına kadar indirim yapılabileceğine hükmetti. Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberi