HT Gastro
Seyahat

Aşkın izinde 20 şehir

Sizin için bir anlam ifade etsin ya da etmesin sevgililer günü açmazına düşebilirsiniz. Böyle bir gün yokmuş gibi davranacağınıza bu sene cumartesine denk gelen sevgililer günü için vizesiz ve vizeli gidilebilecek önerilerimizi dikkate alabilirsiniz.

Giriş: 04.02.2026 - 15:59 Güncelleme: 04.02.2026 - 15:59
Habertürk
Haberler Gastro Seyahat Aşkın izinde 20 şehir

Bu sene 14 Şubat cumartesi gününe denk gelen sevgililer gününü tatil fırsatı olarak görebilirsiniz. Vize almanıza gerek olan ve olmayan toplam 20 rota paylaşacağız sizinle. Pasaportunuz hazırsa bir uçak bileti aramaya başlayabilirsiniz.

Sevdiğinizle birlikte sırt çantanızı alıp, Schengen vizesine gerek olmayan, uçakla sadece birkaç saat uzaklıktaki Balkan şehirlerine doğru yol alabilirsiniz. Balkanlar, hem bütçe dostu hem de her köşesinde sizi şaşırtacak bir hikâye saklıyor. Varsın bu şehirler romantizmin başkenti olmasın, yine de birlikte keşfedeceğiniz arnavut kaldırımlı dar sokaklar, tarihi taş binalar, nehir kenarları ve dağ manzaralarını bulabilirsiniz.

Listemizde bir de Türkiye'den yer var.

VİZESİZ ÖNERİLER

Üsküp, Makedonya

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp, tarih ve modernitenin buluştuğu büyüleyici bir şehir. Şehrin iki yakasını birleştiren Taş Köprü’nün duvarlarına aşk kilidi takabilir, şehrin romantik sokaklarında yürüyüş yapabilirsiniz. Romantik olmasa da gelmişken bir de tarihi çarşıda geleneksel köfte ve Chopska salatası yer, nostaljik kafelerde kahve ya da bildiğiniz çay içerek mola verebilirsiniz. Günbatımını Vardar Nehri’nde izleyebilir, akşamları ise geleneksel lezzetler eşliğinde romantik bir akşam yemeğiyle günü tamamlayabilirsiniz. Üsküp'e oldukça yakın olan Matka Kanyonu'na günübirlik bir gezi yapın. Derin mağaraları, tarihi manastırları keşfetmek, yeşilin envayi çeşit tonunu görmek için tekne turu yapabilir veya yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Tuna ve Sava nehirlerinin kesiştiği Belgrad, hem tarihi hem kültürel açıdan zengin bir şehir. Belgrad’ın simgesi olan Kalemegdan Parkı’nda gün batımını izleyebilir, dilerseniz Tuna Nehri üzerinde romantik bir tekne turuna çıkabilirsiniz. Katedral yakınlarında Belgrad’ın ilk meyhanesi olarak bilinen Soru İşareti’nde Sırp mutfağının geleneksel lezzetlerini tadabilirsiniz. Sakin bir yerlerde yavaş yavaş vakit geçirmek istiyorsanız Ciganlija Adası veya Tuna Nehri kenarındaki Zemunski Kej'i tavsiye ederiz ki Zemun’da tüm şehri panoramik olarak görebileceğiniz Gardos Kulesi de bulunuyor. Şehrin eski ve bohem semtlerinden Skadarlija’nın büyüleyici sokaklarında el ele dolaşabilir, şık bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Belgrad, sadece romantizmi değil, aynı zamanda eğlenceli bir gece hayatı da sunarak unutulmayacak bir Sevgililer Günü vaat ediyor. Bunun için de yolunuz Splavovi’den geçmeli.

Tiran, düşük beklentilerle gelen ziyaretçileri, enerjisi ve sıcakkanlı insanlarıyla kendine hayran bırakıyor. Şehir merkezindeki İskender Bey Meydanı’nda gezebilir, müzeleri ziyaret edebilir, Dajti Dağı’na teleferikle çıkarak muhteşem manzaraya karşı romantik günbatımını izleyebilir, akşam da hem yerel hem de Akdeniz mutfağının eşsiz tatlarını keşfedebilirsiniz. Osmanlı döneminden kalan Saat Kulesi, Ethem Bey Camii, Tabakhane Köprüsü gibi farklı yapıları da görebilirsiniz. Şehrin kalbi sayılan Liqeni yani göl ve gölü çevreleyen parkta gece ya da gündüz ister yürüyüş yapar, ister bisiklet kiralarsınız. Arnavutluk’un aynı zamanda bir kahve ülkesi olduğunu hatırlatalım, şehrin her yerinde her beğeniye uygun cafeler bulacaksınız, hem espresso bazlı kahveler hem de Türk kahvesi için bol seçenek var. Gece yaşantısı nasıl derseniz, gece kulüplerinin kapısında kuyruk olduğunu ve kadınlar için güvenli bir şehir olduğunu söyleyebiliriz.

Tarihi taş sokakları ve nefes kesici manzaralarıyla Kotor Körfezi adeta bir masal diyarı. Adriyatik'te yer alan Kotor Körfezi Kotor ve Budva şehirleriye Perast, Dobrota gibi koyları da kapsıyor. Her biri ayrı güzel olan bu yerleri görmek için zamanınızı iyi değerlendirin. Tarihi yapıları, arnavut kaldırımlı sokaklarıyla Kotor ve Budva bir açık hava müzesi gibi, Perast koyu ise denizlere bakan evleri, dingin sahiliyle adeta zamanın durduğu sakin bir koy. İddia ediyoruz ki sevgiliniz olmadan da gitseniz romantik bulabilirsiniz. Bir plan, harita çıkartıp gezebilirsiniz elbette ama inanın hiçbir plana bağlı kalmadan sadece sokaklarında dolaşsanız bize atmosfer büyüleyici hissettirecek. Ben yorulmam derseniz Kotor’da kaleye tırmanarak körfez manzarasını seyredebilirsiniz. Körfez dönüşünde eşsiz Sveti Stefan adasına tepeden şöyle bir bakmayı ve fotoğraf çektirmeyi ihmal etmeyin.

Kosova’nın başkenti Priştine, belki de Balkan coğrafyasındaki en küçük ve sade, henüz gelişmekte olan bir şehir. Kolay değil, zira eskiden Yugoslavya’nın bir parçası olan Kosova daha 2008 yılında bağımsızlığını ilan etti, yani Avrupa'nın en genç ülkesi sayılıyor. Buna ithafen şehrin göbeğinde her yıl renk ve desenleri değişen “New Born” anıtını göreceksiniz. Nene Teresa Katedrali, Fatih Sultan Mehmet Camii ve Ortodoks Manastırı’nı da görürseniz sırada kütüphane var. Kütüphane deyip geçmeyin, Pjeter Bogdani Kosova Milli Kütüphanesi pek çok seyahat yazısında “Avrupa’nın en çirkin yapısı” olarak tanımlanıyor, ancak beğenenler de var. Kubbeleri ve çelik iskeletiyle farklı bir mimarisi olan bu binayı kendi gözlerinizle görün. Temiz hava almak için Priştineliler gibi Germia Parkı’nda bir yürüyüş yapabilirsiniz. Restoran, cafe ve bar olarak Soma Book Station, tatlılar için Tartine’s Deli tavsiyesi verelim. Meydandaki Dukagjini kitapçısına da bir göz atabilirsiniz.

Balkanlardaki pek çok kayak merkezi, milli parklarla iç içe olan doğal habitatlarıyla dikkat çekerken, dört mevsim turizm ilkesiyle sürdürülebilir tatil anlayışına katkı sağlıyor. Balkanlar’ın en önemli kayak merkezlerinden biri, Sırbistan Kopaonik Dağları’yla aynı adı taşıyan milli parkın kalbinde konumlanıyor. 55 km'lik kış sporları alanı 1.060 ile 2.017 m yükseklikleri arasında yer alıyor. Bazıları ısıtmalı koltuklara sahip olan 6 ve 4 kişilik telesiyejlerin de aralarında bulunduğu 26 lift konforu arttırıyor ve burayı bölgenin en modern merkezlerinden biri haline getiriyor. Geniş yapay kar üretimi ve genellikle bol miktarda doğal kar yağışı, kayak ve snowboard için uzun bir sezon sağlıyor. Bir kar parkı, gece kayağı ve kros parkurları gibi çeşitli olanaklar da mevcut. Kopaonik kayak merkezi çocuklara yönelik olanaklarıyla da öne çıkıyor. Çocukların ilk dönüşlerini deneyecekleri özel kayak alanı, okul, çocuk asansörleri, atlıkarınca ve oyun alanıyla anne babaların da gönlünü fethediyor.

VİZELİ ÖNERİLER

Dünyanın en romantik şehri unvanını almayı sonuna kadar hak eden Paris, daha henüz yolculuk planı yaparken bile içinizi ısıtmaya yetiyor. Paris’in tüm sokakları, tüm restoranları, tüm kafeleri, hemen hemen her yeri romantik olması için özel tasarlanmış gibidir. Caddelerinin çiçek kokuları, Eyfel Kulesi, parkları, ara sokaklarındaki küçük kafeleri, butik otelleri… Romantizmin markası kesinlikle Paris’tir.

Doğanın mimari harikalarından biri olan Amalfi, Akdeniz’in en güzel noktalarından biri. Doğa manzarasının sınırsız olduğu bu kıyılarda denizin tadını çıkardıktan sonra dağ yürüyüşlerine çıkabilir, küçük kasabaların dar ara sokaklarında gezebilir, bahçelerin kokusunu içinize çekebilirsiniz. Hem basit hem huzurlu hem de unutulmaz bir kaçamak için butik otellerin sıcak ortamında nefis yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.

Güneşin ve tangonun şehri Buenos Aires, sizlere standart bir modern dünya başkenti gibi gelebilir ancak gittiğinizde her şeyin ne kadar farklı olduğunu göreceksiniz. Her hafta sonu tüm sinemaların, tiyatroların, operaların sayısız seçeneği arasında seçim yaparken performans sanatlarının en üst seviyesini görebilirsiniz. Sokaklarda çalan tango müzikleriyle kaldırımda dans eden çiftlerin eğlencesine eşlik edebilirsiniz. Arjantin’in kendine özgü mutfağının sunulduğu benzersiz atmosfere sahip restoranlarda akşam yemeklerinin keyfini çıkarabilirsiniz. Buenos Aires dünyanın en büyük metropollerinden biri olsa da sesi, koku ve lezzeti kesinlikle benzersiz.

Gezegenin en güzel plajı nerededir diye sorsak onlarca cevap arasında kalırız ama en benzersiz deni yaşamına sahip yerini ararsak cevap Whitsunday Adaları olacaktır. Avustralya’nın Queensland açıklarındaki Büyük Bariyer Resifi’nin kalbindeki bu ada, başka hiçbir yerde bulamayacağınız bir yaşam çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Şnorkelle resiflere dalmak, hayatta bir kez yaşayabileceğiniz bir deneyim. Çoğunluğu beyaz kumdan olan plajlar o denli uzun ki tüm turist kalabalığı arasında yalnız kalabiliyorsunuz.

Az bilinen yerler, en az el değmiş güzellikleri barındırır. Güney Caicos Adaları, Karayip gezginlerinin uğrak yeridir ve tropikal suların meraklılarını kendine çeker. Popüler olmaması sayesinde doğallığı bozulmamış olan bu adaların plajlarına çok insan gidiyor. Ancak yine de lüks oteller, renkli kokteyller ve film yıldızlarına gösterilen ilgiyi bulabilir, hamakta içeceklerinizi yudumlarken güneşin okyanus üzerinde batışını izleyebilirsiniz.

Karayipler, dünyanın en egzotik yerlerinden biri olma unvanını sonuna kadar hak eden doğal güzelliklerin merkezidir. Barbados da sahip olduğu bu güzellikleri, ziyaretçilerine sunabileceği sayısız alternatif yaratmış bir turizm durağı. Karayip denizinde tekne turları, şnorkelle dalışlar, vahşi deniz yaşamı ve kristal renkli sularla buluşan beyaz kumlar kulağa son derece heyecan verici geliyor. Öte yandan bölgenin kendine has, farklı kültürlerin birleşmesiyle ortaya çıkan özel mutfağı benzersizdir. Barbados’un bir diğer özelliği ise çiftlere, balayı ve baş başa tatil yapmak isteyenlere özel tasarlanmış otelleri, alanları ve romantik aktiviteleridir.

Ne kadar uzaklaşırsanız, “hayatta bir kez” deneyimlerine de o kadar yaklaşırsınız. Japonya, otantik, egzotik ve modern, adeta başka bir dünya izlenimi veriyor. Kyoto’daki Hakone, kiraz ağaçlarının altında dünyanın en güzel kokularının bir araya geldiği enfes bir doğa harikası. Şehrin kalabalığından uzakta, rahatlatıcı ve huzurlu doğa yürüyüşlerinize, geleneksel Japon hanları olan ryokan arası verebilir, onsen kaplıcalarında dinlenebilirsiniz. Ashi Gölü’nden Fuji Dağı’nın manzarasını izleyebilirsiniz. Hakonemadetlerini gezebilirsiniz. Romantik maceranızı tamamlamak için dağlara doğru yola çıkabilirsiniz.

Avrupa’nın turizm açısından en hızlı gelişen bölgelerinden biri olan Dubrovnik, yılın her ayında ziyaretçileri için keyifli tatil seçenekleri sunuyor. Dalmaçya kıyıları da deniz turizminin en rağbet gören yerlerinden biri. Adriyatik Denizi’nin kendine has rengi ve kıyı hattı boyunca orta Avrupa’nın kasaba yaşamının sakinliğini bulabilirsiniz. Ayrıca tekne kiralayarak sadece kaptan ve bir aşçının bulunduğu özel bir yat gezisi organize edebilir, dilediğiniz kadar denizin üzerinde zaman geçirebilirsiniz.

Dünyanın manyetik alanı, gezegenin en muazzam gökyüzü resimlerinden birini yaratır. Norveç’in yaklaşık 3’te biri, kuzey ışıklarının altındadır. Sonbahardan nisan ayının ortalarına kadar aralıksız devam eden gece karanlığı sayesinde kuzey ışıkları ülkenin fonunu oluşturur. Mayıs ile temmuz arasında ise güneş neredeyse hiç batmaz ve gece yarısında bile görülebilmesi sayesinde “gece yarısı güneşi” adı verilen bir fenomen ortaya çıkar. Norveç’in Svalbard bölgesi, nisandan ağustosa kadar güneşin batmadığı, ocak ve şubat ayarında kutup kışının yaşandığı ve Aurora borealis adı verilen kuzey ışıkları altında gecelerin geçtiği sıra dışı bir yer.

Bali, Tanrıların Adası olarak nam salmıştır. Doğal güzelliklerinin sayesinde dünyanın dört bir yanından binlerce insanı kendine çektikçe ada da büyüdü, gelişti ve sınırsız alternatifin bulunduğu bir coğrafyaya dönüştü. Bali’de ne yapabileceğinizden çok ne yapmak istediğinize odaklanın. Dilerseniz romantik bir dağ yürüyüşüne çıkıp yeşilin, ormanların ve pirinç tarlalarının arasında sakinliğin tadını çıkarın. Dilerseniz dünyanın en iyi DJ’lerinin hazırladığı müziklerde dans edip yerel otantik dans gösterilerinin eğlencesini yaşayın. İsterseniz ruhsal bir deneyim için tapınakları ve meditasyon alanlarını tercih edin. Ya da beyaz kumla masmavi denizin buluştuğu ölümsüzlük hissi veren plajlarda güneşle bütünleşin. Bali’nin modern ve otantik, doğal ve mimari zenginliğinin arasında maceraya yelken açın.

Yakınlarda yapabileceğiniz egzotik ve birkaç günlük kaçamak için Yunanistan’ın Santorini Adası en kolay seçenek. Kameranızı kapatamayacağınız ve sayısız fotoğraf ile ölümsüzleştirebileceğiniz manzarasında keyifli zaman geçirebilirsiniz. Santorini’nin ruhsal bir fantezi ile kuşattığı gezginleri arasına katılabilirsiniz. Yamaçlarda kurulu sevimli konaklama seçenekleri arasında romantizmin tadını çıkarabilirsiniz. Dar sokaklar, beyaz duvarlı ve mavi çatılı evler, güneşin batışını izleyebileceğiniz teraslar ve harika yemeklerle geçecek birkaç gün unutulmaz olacaktır.

Doğayı, vahşi yaşamı ve yeni coğrafyaları keşfe çıkacağınız heyecanlı bir macera için Tanzanya’nın engin kırsalında dünyaya dokunabilirsiniz. Kilimanjaro Dağı’na tırmandığınızda vahşi yaşamın güzelliğini izleyebileceğiniz en iyi manzaralardan birine ulaşırsınız. Safariye çıkarak aslanları yakında görmek unutulmaz bir deneyim olacaktır. Afrika’ya özgü baobab ağaçlarının arasından geçerek yerel halkla vakit geçirebilirsiniz. Ngorongo Krateri, dünyanın en iyi korunmuş volkanik kalderasıdır ve vahşi yaşamı kendisine çeker. Aslanlar, çitalar, gergedanlar, filler ve bufaloların yanından geçip zebraların göç yollarını izleyebilirsiniz.

Tatil sadece yazın ve plajlarda yapılmaz, kışın ve karın güzelliğini çıkarmak ve soğuk bir eğlencenin ardından sıcak çikolata ile günü tamamlamak da harika bir seçenektir. Dünyanın en iyi kayak merkezlerinden biri olarak kabul edilen Kanada’daki Whistler, iki dağın arasında ve her deneyimden kayakçıya uygun pistlere sahip, yeni başlayanlar için oldukça doğru bir yer. Karlarla beyaza bürünmüş orman manzarası, gondollarla geçeceğiniz kısa bir yolun sonunda ulaşacağınız kulübelerde eğlenceli öğlen yemekleri ve yamaçlardaki kafelerde sıcak içecekler… Arada sırada küçük alışveriş kaçamakları için kasabaya inerseniz sokak kafelerinde ve kaldırımlara kurulan restoranlarda öğleden sonranızı geçirebilirsiniz.

Dünyanın en romantik yerlerinden birine gitmek için pasaporta ihtiyacınız yok; Kapadokya için bir uçak bileti alın ve balonlarla gökyüzüne yükselin. Kapadokya’nın peri bacaları, insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından bazılarının yeraltına kurdukları şehirlerdir. Üzerine bastığınız toprağın altında kocaman bir şehir keşfedilmeyi bekliyor. Gün batımına doğru açık ovalarda sizi bekleyen balonlara binerek daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir manzaranın romantizmine kendinizi bırakın. Sadece iki günlük bir kaçamaktan dönüşte yenilenmiş hissedeceksiniz.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER