Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi İş-Yaşam Leasing işlemlerinde 2016'da yüzde12'lik artış bekleniyor - İş-Yaşam Haberleri

        GAZETE HABERTÜRK

        Bankacılık dışı finans alanının en önemli sektörlerinden finansal kiralama sektörü büyüme ivmesini 2016’nın ilk çeyreğinde de devam ettirdi. Sektörün aktif büyüklüğü bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 15 artarak 40 milyar 460 milyon TL’ye ulaştı. Finansal kiralama sektörünün performansının değerlendirilmesi açısından bakılması gereken en önemli göstergenin penetrasyon oranı olduğunu kaydeden Finansal Kurumlar Birliği Finansal Kiralama Sektör Temsil Kurulu Başkanı ve İş Leasing Genel Müdürü Hasan K. Bolat, bu oranın özel sektörün makine ve teçhizat yatırımlarının ne kadarının finansal kiralama ile finanse edildiğini gösterdiğini belirtti. Bolat, 2016 yılında ise GSYİH’nin yüzde 4.5 büyümesi, penetrasyon oranının ise yüzde 6.5’ler civarında olması ve ortalama dolar kurunun 3.05 TL olması durumunda, finansal kiralama sektörünün yeni yaptığı işlemlerde TL bazında yüzde 12 artış öngördüklerini belirtti. Bolat, dolar bazında ise 2015 yılı hacminin koruyacağını söyledi.

        ‘ÖZEL SEKTÖR MAKİNE YATIRIMLARI YÜZDE 12.8 ARTTI’

        Bolat, 2015’in ilk çeyreğinde yüzde 4.9 olan oranın 2016’da yüzde 5.16’ya çıktığının altını çizerek, bu oranın 2016 yılı sonu itibarıyla yüzde 6.5’e çıkacağını tahmin ettiklerini ifade etti. Özel sektörün makine yatırımlarının ilk çeyrekte geçen yılın aynı dönemine oranla cari fiyatlarla yüzde 12.8 arttığına dikkat çeken Bolat, “Bu oranın makul bir oran olup olmadığını sorgulamak için özel sektör makine yatırımlarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) içerisindeki oranına baktığımızda bunun yüzde 11.4 olduğunu görüyoruz. Bu oran 2000-2016 yılları arasında yüzde 10, geçen sene ise yüzde 11.37 seviyesindeydi. Dolayısıyla makine yatırımlarının milli gelire oranında küçük de olsa olumlu bir gelişme olduğunu söyleyebiliyoruz” diye konuştu.

        'YATIRIM MALLARININ FİNANSAL İŞLEME KONU EDİLMESİ YÜZDE 19 ARTTI'

        2016’nın ilk çeyreğinde taşınmaz haricindeki yatırım mallarının finansal kiralama işlemine konu edilmesinin yüzde 19 oranında artış gösterdiğine vurgu yapan Hasan K. Bolat, diğer yandan taşınmazların finansal kiralamaya konu edilmesinde ise yüzde 29.4 oranında azalma gözlemlediklerini söyledi. Bolat, bu azalmanın nedenini ise şöyle özetledi: “2013 yılından bu yana satıp geri kiralama yöntemi ile yapılan finansal kiralama işlemlerine konu edilen taşınmazlar nedeniyle taşınmaz işlemlerinin kira alacakları içinde yüzde 20 gibi yüksek bir oran tutmaya başladı. Risk yönetimi ilkeleri gereği, riskin bir mal ve sektörde çok fazla yoğunlaşmaması gereklidir. Dolayısıyla yeni yapılan ve konusu taşınmaz olan finansal kiralama işlemlerinin geçen seneye oranla daha az yapılması risk yönetimi açısından gerekli bir önlem olarak düşünülebilir.”

        'LEASİNG'DE 'TAPU' SORUNU

        Sefer YÜKSEL/GAZETE HABERTÜRK

        Aktif büyüklüğü 41 milyar liraya dayanan finansal kiralama sektörünün önemli bir büyüme potansiyeli bulunuyor. Ekonomi yönetiminin rekabet koşullarının iyileştirilmesi ve aracılık maliyetinin azaltılmasına yönelik atacağı birkaç adımın sektörün önünü daha açacağı aşikâr. Bu noktada atılacak adımların başında ise kuşkusuz, sektördeki yabancı sermayeli şirketlerin aleyhine işleyen rekabet eşitsizliğine çare bulmak geliyor. Şöyle ki, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 36’ncı maddesine göre, sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası yabancı sermayeli ortağa ait olan Türkiye’de kurulu şirketlerin taşınmaz edinmeleri valiliklerin veya Genelkurmay’ın vereceği izne tabi.

        UYGUNLUK NİHAİ MALİKTE ARANMALI

        Tam bu nokta leasing şirketleri için büyük önem taşıyor. Çünkü leasing şirketi geçici süre taşınmazın maliki olduğundan, leasing şirketinin değil, kiracının sermayenin yabancı olup olmadığının dikkate alınması kanunun amacına daha uygun görünüyor. Bu nokta yerli sermayeli leasing şirketlerine rekabet avantajı sağlıyor. Haksız rekabetin önlenmesi için de kanunun aradığı koşulların leasing şirketinde değil kiracıda aranması gerekiyor. Bu noktada sektörün çatı örgütü Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) önerisi basit ve net. Kanunu’nun taşınmaz malikinde aradığı özelliklerin geçici malik konumunda olan leasing şirketinde değil, nihai malik olan kiracıda aranmasına yönelik kanun değişikliği yapılması. Tıpkı daha önce gemi ve uçaklarda yapıldığı gibi. Sektörde rekabeti ve aracılık maliyetini artıran bir diğer konu da leasing ile alınan araçların tıpkı Temmuz 2009’dan önce olduğu gibi öz mal kabul edilmesi. Çünkü o tarihten bu yana Ulaştırma Bakanlığı’nın bazı araçlar için verdiği yetki belgeli işlemler leasing şirketleri tarafından yapılmaz hale geldi. Yani bir şirket banka kredisi ile rehinli bile olsa bu yetki belgeli araçları alırken, leasing ile alamıyor. Bu da finans sektöründe rekabet koşullarını bozan bir durum olarak göze çarpıyor. Leasing şirketlerinin bir diğer talebi de yurtdışından kullanılan kredilerde tıpkı bankalarda olduğu gibi KKDF ödememek. KKDF’de bankalar ile eşitlenmek isteyen leasing şirketleri bu hamle ile hem aracılık maliyetlerinin düşeceğine hem de rekabet koşullarının eşitleneceğine inanıyor.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa