Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki sınırsız af sisteminin değiştirileceğini söyledi, "Hazırlığımızı yapıyoruz, altı-yedi yıl içinde bitirdin, bitirdin; bitiremedin, güle güle" dedi.

        Bu sözler, bundan birkaç sene önce yapılan hatadan nihayet dönüleceğini gösteriyor...

        "Sınırsız af" denen sistemin ne olduğunu işitmemiş yahut işitmiş de böyle bir tuhaflığın hakikaten uygulandığına ihtimal vermemiş olabilirsiniz, kısaca anlayatım:

        Bu sistem, öğrencilerden bazılarının ne kadar tembel, beceriksiz, okuma hevesinden uzak, şuursuz ve hattâ ebleh bile olsalar ve hemen her dersten üstüste çaksalar bile üniversiteden kovulmamaları, hiç durmadan sınava alınmaları, yani ellerine ite-kaka bir diploma tutuşturup mezun edilmeleri demektir...

        "Sınırsız af", yani devlet üniversitelerinde şimdi maalesef mevcut olan sistem işte budur! Üniversitenin kapısından içeriye adımını atan herkesi yüksek tahsilli vatandaş sayısını arttırma politikası yüzünden zorla mezun etmek, dolayısı ile tembelliği ve beceriksizliği yaptırımsız bırakmak demektir.

        HARÇ YOK, YOLA DEVAM!

        Puanıyla hasbelkader bir yere girmeye hak kazanan talebe gidip kaydını yaptırdığı andan itibaren artık hayat boyu öğrenci olabilmektedir! Daha önce üstüste iki sene kalan öğrencinin okul ile ilişkisinin kesilmesi, yani kovulması diye birşey şimdi sözkonusu değildir, "öğrenci" statüsü kazanmış olanların en tembelinin ve en yeteneksizinin önünde bile sınırsız sayıda sınav imkânı vardır ve fakülteye senelerce gidip gelme hakkına sahiptirler. Üniversite harçları zaten kaldırılmış olduğu için cebinden beş kuruş çıkmamaktadır, sadece belli sürede mezun olamadığı takdirde ufak meblâğlarda ek harç ödemekte, bu oyun seneler boyu böyle devam etmekte ve hocalar fakülteye kök salmış kıdemli talebenin gidip gelmesinden ikrah duymaya başladıkları takdirde diplomasını verip mezun etmektedirler.

        Üniversite öğrenciliği bazıları için "ideolojik vazife" yahut "görev" haline geldiği, yani Başbakan'ın söylediği gibi başka işlerle meşgul olma vasıtası yapıldığı takdirde "mezuniyet" diye bir hedef zaten sözkonusu değildir. Mevcut sistem sayesinde ideolojik vazifeye seneler boyu devam edilirken askerlik de zaten devamlı ertelenmektedir...

        KALİTE ARTIK HAK GETİRE!

        Fakültelere temel atmış bu kalabalığa ilâve olarak bir de sistem yürürlüğe konmadan önceki senelerde okul ile ilişiği kesilmiş onbinlerce kişinin ikide bir çıkartılan aflar sayesinde tekrar kayıt imkânı bulduğunu düşünün! Nûh-ı nebîden kalma bu öğrencilerin eskiden görmüş oldukları derslerden bazıları artık okutulmadığı için adaptasyon çabaları başlamakta, müfredat mecburen değiştirilmekte ve eğitimin senelerden buyana zaten düşmüş olan kalitesi daha da düşmektedir...

        Şimdi, üniversiteye kaydını yaptıran kim varsa eline mutlaka bir diploma tutuşturma temeline dayalı böyle bir sistemin yaptırdığı yüksek lisans yahut doktora tezlerini düşünün...

        Dünyanın her üniversitesinde doktorayı belli bir sürede tamamlama mecburiyeti bizde artık bulunmadığı için tezler neredeyse sonsuza kadar devam edebilmektedir. Böyle bir sistemin kabul ettiği akademik çalışmalarda ise kalite falan hak getiredir ve Türkiye'nin uluslararası akademik atıf indekslerinde artık neredeyse mevcut olmamasının asıl sebebi de işte bu "sınırsız af" sistemidir...

        Ordinaryüs öğrencilerden arındırılacak üniversitelerimizin yeniden gerçek birer ilim merkezi olabilmeleri için yapılacak daha dünya kadar iş var, zira geçmişte işlenen hatâlar saymakla bitecek gibi değil...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar