Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        GECENİN ikisinde telefonunuza mesaj geliyor:

        "Şok! Kalite ürün rafta! Kaydırıcı damla, büyütücü sprey, kapsül... 3 aylık cinsel 6'lı kapsül bilmemkaç liradan..." diye bir mesaj!

        Bir başka zaman da başka bir ifade: "Fırsatı kaçırma! Tanıtım için 50 bin kişiye 3 aylık cinsel set... 6 kapsül, bayan damla, sprey... 219 değil, 29 lira. Kargo bedava..."

        Mesajların altında bir cep ve sabit bir Ankara numarası ile bir de not: "Çağrı atın, yeter" diyorlar...

        Geçenlerde öğle yemeğinde idik... Hanım arkadaşlardan biri sabahın köründe böyle bir mesaj almış, sinirleri tepesine çıkmış, önüne gelene saydırdıktan sonra "Şunlara bir çağrı atayım" dedi, gönderdi.

        ANKARA'DAN ARIYORLAR

        Bir dakika bile geçmemişti ki telefonu çaldı ve ekranda mesajda verilen Ankara numarası göründü...

        Kaydırıcı, azdırıcı, büyütücü, vesaire olduğu iddia edilen mâmüllerin pazarlayıcısı da bir hanımdı ve arkadaşımızın "Ben evli barklı kadınım, böyle mesajları göndermeye utanmıyor musunuz?" demesi üzerine hatun daha da utanmazlaşıp "Cinsellik aynı zamanda hastalıktır hanımefendi... Mesajlarımıza bu şekilde tepki gösterdiğinize göre siz de hastasınız" demez mi...

        Aldığı cevabı artık burada yazmayayım!

        Türkiye artık kadınların şiddetin her çeşidine uğradığı ve her ay bir-iki kadının erkek elinde can vermesinin vak'a-i âdiyeden sayıldığı bir memleket oldu. Öyle bir hâle gelindi ki, kadın bazı bölgelerde ve ailelerde sadece dayak yemekle kaldığı takdirde artık ucuz kurtulduğunu hissediyor!

        Cep telefonlarına, özellikle de hanımların telefonlarına gönderilen bu ve bunun gibi mesajlar, böyle bir ortamda cinayet sebebidir!

        Düşünün, karı-koca uykuya yatmışlar, geceyarısından sonra kadının telefonuna mesaj gelecek, adam "Kim o lan gecenin bu saatinde?" deyip kadıncağızın telefonunu alacak, mesajı açacak ve

        "Kaydırıcı ister misin abla? Büyütücü sprey de var!" dendiğini görünce "Ulan o...uuuu!" haykırışı ile bıçağı kaptığı gibi kadını delik deşik edecek.

        YAKINDA CİNAYET ÇIKAR!

        Hayâlî bir sahne yahut ucuzundan bir senaryo falan uydurmuyorum... Kocaların sokakta tanımadığı adamın biri baktı diye bîgünah karılarını kestiği, sıradan mesajların bile ihanet kabul edilip cinayet sebebi olduğu ve gencecik kızların aile meclislerinin kararı ile katledildiği bir memlekette yaşıyoruz.

        Diğer bütün cinayet bahaneleri, "azdırıcı damla" yahut "kaydırıcı bilmemne" gibisinden telefon mesajlarının yanında ehven-i şer kalır. Telefon mesajları ile reklâmı yapılan damlaların, kapsüllerin yahut spreylerin ne olduğundan bile habersiz zavallı kadıncağızlardan biri gün gelecek, cahil kocası tarafından bu mesaj yüzünden mutlaka katledilecektir. Böyle bir cinayetin sorumluluğu da önüne gelene, özellikle de kadınlara hiç utanmadan, sıkılmadan ve sorumsuzca bu şekilde mesajlar yollayan sahtekâr pazarlamacılara, hayalî mutluluk şirketlerine ait olacaktır.

        Beyler, sahtekârlıkları önlemekle görevli zevât-ı kirâm ve cep telefonu operatörleri: Buluttan nem kapan, eşi "Öhhö!" dese bile "Sen beni aldatıyor musun? Öksürerek kime mesaj gönderdin?" diyerek krizlere giren ve öküzün altında buzağı arayan kocalardan ve hattâ hanımlardan birinin elinden bir kaza çıkmadan lütfedin, bu işe bir el atıverin. Yoksa, bu dijital pezevenkler yüzünden memlekette yakında maalesef kan dökülecek kan!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar