Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        DÜN, öğretmenler günü idi; bütün öğretmenlere kutlu olsun!

        Gazetedeki e-mail hesabıma her gün gelen mesajların en az 20-25 adedi atamaları yapılmamış öğretmenlere aittir, mesajlarını toplu halde yani kampanya şeklinde gönderdiklerinde de bu sayı birkaç yüzü bulur...

        Mesajların ortak noktalarını, söylemesi her ne kadar üzüntü verecek olsa da yazmak mecburiyetindeyim: Öğretmen adaylarının ifade biçimleri ve daha da önemlisi imlâları bozuktur! Kurdukları cümleler düşüktür, meramlarını tam olarak bir türlü ifade edememektedirler ve imlâ hak getiredir! Dahi mânasına gelen "de" ve "da" eki hep öncesindeki kelime ile beraber, yani yanlış yazılmakta; olur olmaz yerlere kesme işareti konmakta ama aynı işaret mutlaka kullanılması gereken yerlerde bulunmamaktadır.

        Ve bütün bunlar, gelecek nesilleri derdini ifadede ve imlâda zaaf içerisinde bulunan öğretmenlere emanet etmek mecburiyetinde olduğumuz mânâsına gelir!

        İfadedeki ve imlâdaki bu aczin sorumlusu genç öğretmenler yahut öğretmen adayları mı? Hayır! Lisanını ifadeden ve yazmaktan âciz kalmış bir irfan ordusu yetiştirmenin mesuliyeti hemen her şehire ve hattâ kasabaya fakülte açmayı hedef haline getirmiş olan tuhaf eğitim sistemine aittir.

        MASRAFSIZ ÖĞRETMENLER

        Tıp yahut mühendislik fakülteleri gibi ağır ve ciddî eğitim gerektiren kurumlar para ve ekip gerektirdiği için, Türkiye'de 1970'lerin son senelerinden itibaren daha masrafsız ve hattâ ucuz olan fen-edebiyat fakültelerinin kurulmasına ağırlık verildi. "Herkes bir üniversite diplomasına sahip olsun" zihniyeti ile fakülte sayıları ile kontenjanlar arttırıldı, kâfi hoca bulunamadığı için akademik kadrolar şişirildi, yeni kurulan birçok üniversitenin ana bilim dallarının başına doçentler, hattâ yardımcı doçentler getirildi ve eğitim sistemi "öğretmeye" ve "yetiştirmeye" değil sadece "diploma vermeye" odaklanınca da kalite yerlerde sürünür hâle geldi.

        Bütün bunların üzerine bir de "ikinci eğitim" uygulamasına geçilince kalite daha da aşağılara indi ve neticede öğrenci sayısı ile fakülte mezunu öğretmen arasındaki arz-talep dengesi ihtiyaç fazlası yüzünden tepetaklak oldu.

        Onbinlerce genç ve işsiz öğretmen adayı bugün işte bu yüzden hâlâ atama bekliyorlar ve bir zamanlar en fazla rağbet gören, mezun olmalarının ardından tayinleri derhal yapılan matematik öğretmenleri bile şimdi iş bulma derdindeler!

        Anadolu'da yeni kurulan bazı üniversitelerin fizik, kimya ve biyoloji gibi bölümleri bugün öğrenci bulmakta zorlanmakta ve nerede ise sıfır kontenjan ile faaliyet göstermektedir; sebep ise öğrencinin bu bölümlere girmesi hâlinde iş bulamama endişesidir. Tarih ve edebiyat fakülteleri ise lebâleb doludur, zira bu bölümlerden mezun olanların kadro bulmaları ihtimalleri daha yüksektir.

        LİSE GİBİ FAKÜLTELER

        Aslında "daha yüksek idi" demem gerekiyordu, zira son aylarda gittikçe sık gelmekte olan "tarih öğretmenleri atama bekliyor" meâlindeki mesajlar, artık tarih mezunlarında da ciddî bir yığılmanın başgösterdiğini gösteriyor.

        Diplomalı ama işsiz öğretmenler konusu meselenin sadece bir tarafı; diğer tarafta ise üniversitelerde verilen eğitimin kalitesi duruyor!

        YÖK'ün yüksek lisans ve doktora tezlerine yer verdiği internetteki sitesine girip de Anadolu'daki yeni üniversitelerde yaptırılan yüksek lisans tezlerinin konularına ve kalitelerine dikkatle baktığınızda bir tuhaflık far-kedersiniz: Önceki senelerde ancak mezuniyet tezi olabilecek birçok çalışma artık "yüksek lisans", doktoralar ise bizim zama-nımızdaki tâbiri ile "master" olan "yüksek lisans" seviyesindedir. Bu, birçok üniversitede lisans eğitiminin artık sıradan bir lise seviyesine indiği, vasat bir üniversite tedrisatının ise ancak yüksek lisansla ve hattâ doktora ile verilebildiği mânâsına gelir...

        Lisansının, yüksek lisansının ve doktora programlarının bu seviyede olduğu Türkiye'nin öğretmenler günü tekrar kutlu olsun!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar