Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ESKİ senelerin meşhur komedyenlerinden biri geçen gün televizyonda yakınıp duruyordu: Kültür Bakanlığı özel tiyatrolara her sene bol bol yardım yapıyormuş ama en az parayı ona veriyorlarmış, kendi yetiştirdiği oyunculara bile daha yüksek meblâğlarda destek çıkılıyormuş ve böyle yapılması adaletsizlikmiş!

        Adaletsizlik, bence devletin özel tiyatrolara her sene vergilerimizden yüzbinlerce lira dağıtmasıdır!

        Tiyatro sanattır, mutlaka yaşaması gereken bir kültür faaliyetidir, tamam... Ama özel tiyatrolar sadece sanat yapmak için değil, oyuncuların mesleklerini sürdürmeleri, yani geçimlerini sağlamaları için kurulmuş birer ticarî müessesedir. Ticaretin devletten birşeyler bekleyerek yapılmasının akla ziyan bir düşünce olması gibi, tiyatrocuların da "Yardım da yardım! Destek de destek!" diye bağırışmaları aynı şekilde akıl dışıdır. Devletin, vatandaştan topladığı vergileri "sanatı destekleme" gerekçesiyle aslında birer ticarî müessese olan tiyatrolara dağıtması, hakkaniyetle bağdaşmaz. Sanata destek verilmesi şartsa bunun tiyatro yahut sinema ile sınırlı kalması da haksızlıktır, eşitlik kuralları gereği ressamlara, heykeltıraşlara, şairlere, amatör orkestralara, hattâ düzenli şekilde konser veren alaturka musiki cemiyetlerine de yardım yapılması şarttır!

        KAPIKULU SANATÇI

        Ben, devletin sanatı destekleme gerekçesi ile tiyatrolara para vermesine karşı olduğum gibi, Kültür Bakanlığı'na bağlı devlet tiyatrolarının, devlet operalarının, devlet balelerinin, devlet orkestralarının ve devlet korolarının mevcudiyetini de gereksiz bulurum.

        Geçimini devletin kadrolu memuru olup garantiye almış sanatçıdan artık yaratıcılık beklemek sadece bir hayalden ibarettir. Emeklilik gününü iple çeken altmışlık sâbık balerinler ile yarım asrı devirmiş sopranoların memleketin sanatına yapacakları katkıları da siz hayâl edin!

        Devlet tiyatrolarına mensup sanatçıların oyunculuk yeteneklerine, ekranları sarmış olan "dizi" çılgınlığı sayesinde zaten hemen her gece gayet yakından şahit oluyoruz... Dikkat edin, "star" kabul edilip gündeme taşınan oyuncuların neredeyse tamamı serbest çalışanlardır; devlet tiyatrolarının mensupları ise pek ses getirmeyen ikinci, hattâ üçüncü derece rollerdedir...

        Konunun bir de "muhalefet şartı" boyutu var... Sanatçının, özellikle de tiyatrocuların günlük hayatta gördükleri terslikleri, hataları ve bozuklukları duyurmaları, eserlerinde bunlara yer vermeleri, yani "muhalif" olmaları sanatın tabiatı gereğidir. Ama aylığını devletten alan sanatçının yahut bakanlığın yardım listesinde bulunan bir tiyatronun muhalefet etmesini bir tarafa bırakın, ufak bir eleştiriye kalkışması bile ne mümkün?

        ESKİ TAS, ESKİ HAMAM

        Sadece tiyatroları ve çoksesli müzik kuruluşlarını değil, sayıları 1990'lardan itibaren gittikçe artan devlet korolarını, yani alaturka müzik topluluklarını da düşünün: Klasik müzik konserlerinin repertuvarı bundan yarım asır öncesine, o zaman İstanbul Belediyesi'ne bağlı olan ve Münir Nureddin Selçuk'un idare ettiği Türk Musikisi İcra Heyeti'nin repertuvarına dayanır. Devlet korolarımız klasik konserlerde Münir Bey'in 1960'lardaki, hattâ onun da hocası olan Ali Rıfat Çağatay'ın grubunun 1920'lerdeki konserlerinde icra ettikleri eserlerin aynını, eser sırasını bile değiştirmeden tekrar eder dururlar.

        Devletin sanatı desteklemesi mutlaka gerekli midir? Kültür seviyesinin yükselmesine katkıda bulunmak için tabii ki gereklidir ama bu iş her sene ulûfe dağıtır gibi özel tiyatrolara para transferiyle yapılmaz. Gelişmiş ülkelerdeki destek metodları uygulanır, meselâ oyun gruplarının, orkestraların yahut diğer toplulukların bilet satarak doldurdukları koltuk sayısı ile orantılı bir destek verilir veya vergide indirime gidilir.

        Destekler böyle "şık" olduğu takdirde, yılların oyuncuları her sene yapılan ödemelerden hemen sonra "Bakanlık bana üç kuruş para verdi ama filancaya yağdırdı" diye konuşmak gibisinden bir zülden de kurtulmuş olurlar!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar