Konseptte kırılma yok
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın dünkü grup konuşmasına bakan, hükümetin terörle mücadeledeki yeni konseptini terk ettiğini sanır.
Hatta yeni konseptte bir numaralı muhatap olarak kabul edilen BDP ile iplerin koparıldığı; 1990'lı yılların başına dönüş yoluna girildiğine inanır.
Bundan sonraki mücadelenin tamamen güvenlik konseptine dayalı olacağı düşüncesi uyanır.
İtiraf etmeliyim ki dün Başbakan'ı grup toplantısında dinlerken bu düşünce bende de oluştu.
'GERİ DÖNÜŞ YOK'
Ancak öğleden sonraki görüşmelerimden çıkardım ki, durum hiç de göründüğü gibi değil.
Baştan konulan yeni mücadele konseptinde ne bir adım geri gidiş söz konusu, ne de vazgeçiş...
Yani, "teröristle mücadele, siyasiyle de müzakere" kuralı devam ediyor.
O zaman pazar günü İstanbul'da, sonrasında da Mersin ve diğer illerde Nevruz dolayısıyla ortaya çıkan bu görüntülerin nedenini sorguladığımda alabildiğim yanıt, Erdoğan'ın grup konuşmasından farklı olmadı:
"Bir şeylerin önüne geçmek için. Gelen istihbarat bilgileri ve buna yönelik güçlü veriler, daha büyümeden bazı şeylerin önlendiğini gösteriyor. O eylemi yapan insanları korumayı amaçlıyor."
Aktarıldığına göre örgüt, "Nevruz'u halk isyanının başladığı güne dönüştürelim... " talimatları yollamış.
"Polis öldürmedikçe bu eylemden sonuç alınmaz" emirleri yağdırılmış.
Nevruz un "bir kalkışma günü olması ve bundan sonra terörün artarak sürdürülmesi" istenmiş, bazı adımlar da atılmış.
Sohbet ettiğim uzman, "Başbakan'ın konuşmasını bir de bu açıdan oku" dedi.
Erdoğan'ın BDP ye yönelik sözlerinin de "Kendi rüşdünü yakala, ayaklarının üzerinde dur, örgüt baskısından kurtul, muhatabım ol..." mesajı olduğunu söyledi.
BÖLGEDEN BEKLENTİ...
Yeni konsept gereği terörle mücadele devam ederken, İmralı veya Kandil in değil, BDP nin muhatap kabul edileceği bir kez daha kayda geçirildi.
Silahlı mücadeleden de örgüt silah bırakana kadar vazgeçilmeyeceği, hatta sonrasında da en az 5 yıllık sürecin izleneceği, beklentilerin ona göre gerçekleştirileceği vurgulandı.
Anlam verilemeyen, hatta "samimiyet" açısından şaşkınlıkla karşılanan ise ikili sohbetlerinde Kandil den yakınan BDP'lilerin, gelen talimatları da harfiyen yerine getirme gayretleri.
Dolayısıyla mücadelenin dış bağlantılarının da süratle tamamlandığı bir süreçte, BDP'nin geleceği görüp müzakere sürecinde kendisini doğru yere konumlandırması...
Peki bu süreçte Kuzey Irak'ta durum ne?
Soruya verilen yanıt olumlu...
Barzani'nin K.Irak'taki siyasi partilerin bütünüyle ortak bir zemin yaratma çabasında önemli bir noktaya geldiği görülüyor.
K.Irak'taki bu siyasi oluşum dışında kalan PKK nın bundan sonra Kandil de çok uzun vadeli yaşam alanı bulacağına inanılmıyor.
Ankara da bir dönem uzak durduğu Mesud Barzani'ye bu siyasi birlik oluşumu sürecinde destek verme konusundaki kararlılığını koruyor.
Hatta işbirliğini bir adım daha ileri götürmek istiyor.
Özetle, batı cephesinde yeni bir şey yok...