Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, haziran ayındaki seçim için ekibini belirlerken, yeni üyelerden birkaç isimle yönetimini güçlendirmeyi amaçlıyor. Kulislerde konuşulanlara göre bu isimler de büyük ölçüde belli; İzzet Özilhan ile Murat Özyeğin. İş adamları Tuncay Özilhan ve Hüsnü Özyeğin'in oğulları

        HAFTA sonunda Beşiktaş'ın tüzük tadil kongresi yapılacak. Beşiktaş'ın anayasası değişiyor. Buna ihtiyaç vardı, kaçınılmazdı. Elbette her radikal değişiklikte olduğu gibi yine eleştiriler var. Bu eleştiriler, özellikle 4-5 madde üzerinde yoğunlaşıyor. Üyeliklerin her yıl yüzde 5 ile sınırlandırılması, 1200 liraya düşürülen üyelik ücretinin 5 bin liraya çıkarılması, aidatların artırılması, mali yükümlülük sürecinin 2016'dan itiraben başlaması, bundan sonra kongrelerin mayıs aylarında yapılacak olması, önümüzdeki haziran ayında seçime gidilmesi gibi konular tüzüğün en çok tartışılan yönleri.

        Tüzük hazırlanırken çok daha geniş bir kesimin görüşü alınsaydı elbette daha iyi olurdu. İtirazlar gelmesi, eleştiriler yapılması da doğal. Ancak niyet önemli. Bakıyorum bazıları yönetimle hesaplarını tüzük üzerinden görmeye kalkıyorlar, yıpratmaya çalışıyorlar. Açıkçası benim kafamda da soru işaretleri uyandıran maddeler oldu. Başkana sordum, "Seni ikna edeceğim" dedi. Tek tek açıklama getirdi. Şahsen ben ikna oldum. Kaldı ki başkanın her adımını iyi niyetle attığına gönülden inanıyorum. Hatta yeni tüzük yönetimin yetkilerini bile kısıtlıyor, hakimiyeti genel kurula veriyor.

        Genel kurul iradesinin ön plana çıkarılması sevindirici. Artık hovardaca transfer harcamalarına kalkışılmadan, masraflar yapılmadan genel kurul üyelerinin önüne gelinip, hesap verilecek. Kimse kulübü istediği gibi borçlandıramayacak. Genel kuruldan yetki alacak. Her yönetim kendi dönemindeki gelirleri kullanabilecek. Kulübün gelirleri yıllarca temlik altında kalmayacak. Derneğe veya şirkete borcu bulunan üyenin seçme ve seçilme hakkı olmayacak.

        Yeni tüzükte önemli de bir detay var. Tarihi bir karar alınmış. Bence çok yerinde bir karar. Bundan böyle yönetim kuruluna girebilmek için genel kurul üyesi olmak yeterli. Üyeliğe kabul edilen, yönetici olabilmek için artık eskisi gibi 2 yıl beklemek zorunda değil. Ama 2 yılını doldurmadan oy kullanma hakkı yok. Yani seçme hakkı yok, seçilme hakkı var.

        Hatta başkan, yeni üyelere oy hakkı da tanıyacaktı ama 'bu maddeyi kendisi seçim kazanmak için koydurdu' dedikoduları ortaya atılır diye vazgeçti. Keşke vazgeçmeseydi.

        Kimse eleştirmesin. Herkes önemli Beşiktaşlılar'ın, işadamlarının kulübe katkı sağlamamasından şikayet etmiyor mu? Başkan adayı bile olmamalarından dert yanmıyor mu? Bu Beşiktaşlılar'ın bazıları kulübe üye bile değil. Bazıları da yeni üye oldu.

        Fikret Orman, haziran ayındaki seçim için ekibini belirlerken yeni üyelerden birkaç isimle de yönetimini güçlendirmeyi amaçlıyor. 2 asil 1 yedek üye tercihini yeniler arasından kullanabilir. Beşiktaş kulislerinde konuşulanlara göre bu isimler de büyük ölçüde belli. Duyduğuma göre öncelikli iki Beşiktaşlı; İzzet Özilhan ile Murat Özyeğin. Tuncay Özilhan ve Hüsnü Özyeğin'in oğulları.

        Tuncay Bey ve Hüsnü Bey'in isimleri her zaman başkan adaylıkları için geçti. Kendileri aday olmayacaklar, yönetimde bulunmayacaklar ama oğulları yeni yönetime girebilir.

        'Temiz su girdi pis suyu akıtıyoruz'

        Tüzüğün eleştiri konusu yapılan maddelerine değinecek olursak... Öncelikle Medeni Kanun'un 74. maddesine göre 2013 yılında olağan seçimli genel kurul yapılması şart. En son 2010 yılında yapıldı. Her iki olağan kongre arası 3 seneden fazla olamaz.

        Mali yükümlülük sürecinin 2016'dan itibaren başlayacak olması da doğal. Eskiden gelen borçların ödeme takvimi, 2016 yılına kadar sürüyor. Hala 2006-2007'den kalma vergi borçları var. Bu borçların sorumlusu bu yönetim değil, geçmişin hesabını da bu yönetim veremez. Üyelik ücretinin yükseltilmesi, üyeliklerin yüzde 5 ile sınırlandırılması ise en çok tepki gören konu. Başkanın bu eleştiriye cevabı şöyle: "100 bin üyeye ulaşılamayacağını ben zaten biliyordum ve arkadaşlarıma söylüyordum. Ama böyle bir talep olduğu için uyguladık. Sonuçta 2 bine yakın pırıl pırıl üye kazandık. Ama o kadar. Daha fazlası olmuyor. Zamanında kibrit çak kampanyası yaptık, amacına ulaşmadı. Ben kampanya yapıp, gazetelere ilan verip gelin kulübe üye olun demem. Bu Beşiktaş camiasına hakarettir. Yeni üyelerin kazandırılmasıyla camiaya temiz su girdi, alttan da musluğu açtık pis suyu akıtıyoruz. Üstelik 1200 liralık giriş ücreti düşük bir rakam. Ben istesem bin kişinin ücretini yatırır, seçim kazanırım. Ya da başkaları aynısını yapar. Ama böyle olmamalı. Bu yollarla geçmişte Beşiktaşlı olmayanlar kulübe üye yapıldı, kaybeden Beşiktaş oldu. Benim yolum doğru yol."

        Demirören 103 milyonun %50'sini hibe mi ediyor?

        Fikret Orman’ın göreve geldiğinden bu yana başını en çok ağrıtan konulardan biri de Yıldırım Demirören.

        Camia, eski başkandan ısrarla hesap sorulmasını istiyor. Fikret Orman ise her seferinde gereğinin

        yapılacağını söylese de bu sürecin Beşiktaş’a zarar vermesini de istemiyor.

        Yıldırım Demirören 103 milyon liralık alacağını hibe etti mi, etmedi mi? Edecek mi etmeyecek mi?

        Hala net bir şey yok ortada.

        Benim bildiğim; son dönemde iki taraf arasındaki görüşmeler hız kazandı. Demirören tamamını

        olmasa da yüzde 50’sini hibe edebilir. Fikret Orman da pazar günü kongrede bunu açıklayabilir.

        Hata Erdoğan’da değil, Orman’da

        Levent Erdoğan’ı hayretler içerisinde izliyorum. Yeni yönetimde olmayacağını anladı, Fikret Orman’ı

        eleştirmeye başladı.

        Acaba bugüne kadar nerelerdeydi? Neden tek kelime etmedi? Yeni yönetimde de olacağını bilse bu

        sözleri sarf eder miydi?

        Kendisi hukukçu. Göreve geldikleri günden bu yana kulüp 200’ün üzerinde dava ile karşılaşmış,

        Levent Bey hiçbiri ile ilgilenmemiş.

        Kendisi aynı zamanda İcra Kurulu’nda da icraatın içinde değil. Hatta geçen hafta toplantıda “Tecrübenizden yararlanmak istiyoruz. Bize yardımcı olun” diyen Ahmet Nur Çebi’ye, “Size maddi olarak da manevi olarak da hiç destek olamadım” deyip özür dileyen de kendisi.

        Ertesi günü, “Ortada yönetim mi var ki ben istifa edeyim” diyen de Levent Bey’in ta kendisi.

        Ama hata kendisinde değil, kendisini yönetime alan Fikret Orman’da.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar