İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu?
2009’dan bu yana dünya ekonomisi, tarihin en uzun ve en agresif “ucuz para” deneyiyle ayakta tutuluyor. Faizler bastırıldı, bilançolar şişirildi, risk fiyatlanmadı. Her kriz, bir öncekini unutturacak kadar “likiditeyle” örtüldü. Ancak artık sahne arkasından bağıran bir isim var: 2008 küresel finans krizini önceden öngören ünlü ekonomist Peter Schiff, bu yapay baharın sonuna gelindiğini söylüyor.
Schiff’e göre yaklaşan fırtına, 2008’i neredeyse nostaljik bir anıya çevirecek kadar yıkıcı olacak. Onun ifadesiyle, bir sonraki kriz “okul pikniği” benzetmesini bile anlamsız kılacak ölçekte.
Rezerv para rejiminin sorgulanması
Ekonomiste göre bu yılın sonları ya da en geç gelecek yıl, dünya tarihinin en büyük ekonomik hesaplaşmalarından birine sahne olacak. Altın ve gümüşte yaşanan durdurulamaz yükseliş ise basit bir yatırım teması değil; yaklaşan dolar çöküşünün ve egemen borç krizinin öncü sarsıntısı.
Schiff, katıldığı “The Claman Countdown” programında şunları söylüyor:
“Altın ve gümüş, bu yılın sonlarında veya belki de gelecek yıl yaşanacak daha büyük bir krize işaret ediyor. ABD doları krizi ve devlet borcu kriziyle karşı karşıyayız. Merkez bankaları para birimlerini desteklemek için altın alıyor. Dolarlardan kurtuluyorlar. Hazine tahvillerinden kurtuluyorlar. Yine, 2008 mali krizini okul pikniği gibi gösterecek bir ekonomik krize doğru gidiyoruz.”
Bu cümlelerin altı özellikle çizilmeli. Çünkü bugün yaşananlar, bir “piyasa düzeltmesi” değil; rezerv para rejiminin sorgulanmasıdır.
Kriz ihraç edilmeyecek: Bu kez merkez ABD
Schiff’in analizini diğer felaket senaryolarından ayıran temel fark, krizin coğrafyası. Ona göre yaşanacak olan, küresel bir çöküşten ziyade ABD merkezli bir finansal kırılma.
“Yaşamak üzere olduğumuz kriz ile o zamanki kriz arasındaki en büyük fark, bunun tamamen ABD'ye özgü olacak olmasıdır. Dünyanın geri kalanına ihraç edilmeyecek. Bu bir Amerikan finansal krizi, aslında dünyanın geri kalanı bundan fayda sağlayacak.”
Bu iddia, küresel düzen açısından radikal ama bir o kadar da düşündürücü. Çünkü bugüne kadar ABD, krizlerini dünyaya ihraç etti; dolar sayesinde bedeli başkalarına ödetti. Ancak Schiff’e göre bu kez dünya bu oyunu oynamak istemiyor.
17 yıllık dev balon: Finansal illüzyonun sonu
Son 15–17 yılın ekonomik büyümesi, üretimden çok likiditeyle beslendi. S&P 500, Nasdaq ve küresel MSCI ACWI endeksi, merkez bankalarının bastığı trilyonlarca dolar sayesinde tarihî zirvelere ulaştı.
500 büyük şirketin değerini yansıtan S&P 500 Endeksi 2009’da 667 puandan dün itibariyle 7.000 puanı gördü. 10 katlık artış. Nasdaq 19 kat, tüm dünya borsaları 6 kat artış kaydetti. Borsaların toplam piyasa değeri 25 trilyondan 156 trilyon dolara yükseldi.
Sadece borsalar değil; kripto paralar, spekülatif varlıklar ve gayrimenkul piyasaları da bu illüzyonun parçası oldu. ABD’de hanehalkı gelirleri sınırlı artarken, konut fiyatlarının ulaşılamaz seviyelere çıkması; servet dağılımını bozdu, sosyal fay hatlarını derinleştirdi.
Daha da önemlisi: Dünya, rezerv para olan dolara duyduğu güveni sorgulamaya başladı. “Karşılıksız kredi” düzeni artık eskisi kadar cazip değil.
Neden 2026 sonu veya 2027? “3 Kasım Ara Seçimleri” paradoksu
Peki bu büyük kopuş neden bugün değil de 2026’nın sonları olarak işaret ediliyor?
Yanıt, 3 Kasım 2026 ABD ara seçimlerinde gizli. Trump yönetimi, Kongre’deki çoğunluğu kaybetmemek ve siyasi bir hezimete uğramamak için seçimlere kadar piyasalarda sert bir çöküşe izin vermemekte kararlı. TACO diye bilinen ünlü geri adımları, gerekirse mali genişleme, gerekirse regülasyon gevşemesi, gerekirse bilanço oyunları… Tüm araçlar masada.
Ancak Schiff’in uyarısı tam burada devreye giriyor: “Ertelenen her kriz, daha yıkıcı bir şekilde geri döner.” Ve bu sefer sadece finansal değil, toplumsal bir kırılma da kaçınılmaz olur.
Schiff’in güvenli liman reçetesi
Schiff, yatırımcılar için klasik portföy tavsiyelerinin ötesinde, adeta bir “hayatta kalma rehberi” sunuyor. Temel varsayımı net: “Doların tabanı yoksa, gerçek varlıkların tavanı da yoktur.”
Dünyanın sırtındaki yük
Küresel sistem artık ABD’nin tükettiği, dünyanın ise borç verdiği o eski düzenle işlemiyor. Schiff’in ifadesiyle, dünya ABD’nin altındaki halıyı çekiyor.
“Dünya ekonomisi bizim sayemizde değil, bizim ekonomimiz dünya sayesinde işliyor. Dolar çökecek ve yerini altın alacak. Bu kriz tamamen ABD'ye özgü olacak ve dünyanın geri kalanı bu yükten kurtulduğu için fayda sağlayacak.”
Belki de asıl soru şu: Bu sadece bir ekonomik kriz mi olacak, yoksa Amerikan yüzyılının finansal kapanış sahnesi mi?
İlk hesaplaşma ara seçimler de, piyasa siyasetten önce mi davranır? Cevabı önümüzdeki zamanda piyasalar yanında Trump’ın dünyayı yönetme tarzı verecek. Ama görünen o ki, saat artık ABD’nin aleyhine işliyor.
Bugün yaşananlar bir piyasa dalgalanması, bir faiz tartışması ya da geçici bir belirsizlik değil. Bu, onlarca yıldır ötelenen yapısal bir yüzleşmenin artık kaçınılmaz hale gelmesidir. Likiditeyle ertelenen her kriz, borçla büyütülen her denge ve siyasete rehin edilen her piyasa, sonunda kendi hesabını keser. Şimdi dünya, o hesabın kime ve hangi para birimi üzerinden ödeneceğini tartışıyor.
“Hiçbir rezerv para, sonsuza kadar rezerv kalmaz. Dolar da tarihin bu kuralından muaf değil.” Peter Schiff
- 1
Altında, dolarda ne oluyor? - 2
Trump esiyor, dünya savruluyor - 3
Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken - 4
Merkez Bankası indirimi niye kıprtı? - 5
Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları - 6
Konut rekoru var, sermaye göçü de - 7
Bu kez geri adım da yetmeyecek mi? - 8
Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı? - 9
Dolarda büyük kavga - 10
Trump'tan büyük hamle: Petrol vanası, Çin ve yeni dünya düzeni