HT Gastro
Keşfet

Mesele bir parmak bal değil

Dünyanın en çalışkan hayvanlarının ürettiği bu kadim besin kaynağını yarına çıkarabilmek medeniyeti de yarına çıkarmak anlamını taşıyor.

Giriş: 22.11.2022 - 16:47 Güncelleme: 22.11.2022 - 16:54
Haberler Gastro Keşfet Mesele bir parmak bal değil

Kimsenin itiraz edemeyeceği bir eşikteyiz. Dünya ısınıyor. Küresel iklim krizi de kapıda. Global olarak tehlikenin farkında olanlar daha büyük bir farkındalık çemberi için çabalıyor…

Kaybetme ihtimalimiz olan değerlerimiz var. Tarım, hayvancılık, ormanlar ve sonuç olarak top yekun bir gıda krizi endişesi…

Canlı yaşamın kıyametinin eşiğinde bir karar noktasındayız. Mesele bir yazıyla izah edilebilecek tarzda basit bir şey değil. Parçadan bütüne hareket kaçınılmaz. Ben bir parçaya odaklanacağım bu kez…

Arılar. Dünya yaşamının; flora ve fauna olarak sürdürebilirliğini sağlayan o en küçük kanatlılar. Polen taşımacılığı yapan bu büyük kavim iklim değişikliği kıskacına girdi. Ve gidişat çok da hayırlı değil…

Hani 24 saatlik yokluklarında bile dünyanın hayati dengesini değiştiren bu sarı siyah emekçinin nüfus sektesine uğraması, yaşam alanının değişen iklimle birlikte ekseninin kayması, insanlık adına ciddi bir tehlikenin habercisi…

Geçtiğimiz hafta sonu 7. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi merceğini iyiden iyiye muhtemel kıyamet senaryosuna yani anlattığım gidişata odaklamış bir şekilde gerçekleşti…

Muğla Valiliği himayesinde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün katkılarıyla; Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi tarafından gerçekleşen buluşma önemliydi…

Çünkü ortada “Arı nüfusunun azalması”, “Sahte Bal üretimi” gibi popüler manşetlerin yanı sıra üçte iki oranında azalan Çam Balı gerçekliği vardı…

İhraç ettiğimiz tek bal olan çam balının dünyadaki pazarı yüzde 85 oranında ve tabiki alınan pratik eylem planları alana taşınmalıydı. Devlet ilk günden itibaren arı üreticisini teşvik edecek politikalarla destek planını devreye soktu…

Arı yemi, arı tohumu, arı keki ve şekere kadar ana kalemlerin yanı sıra bir kovanı fabrika olarak düşünürsek; Apiterapik olarak nitelendirilen sağlık alanında kullanılacak yan ürünlerin de desteği için alan yaratmaya başladı. Yeterli mi? Belki değil ama anlamlı olduğu kesin…

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Bal bizim medeniyetimizde sadece bir besin değil, aynı zamanda bir kavram” diyerek kavramsal yaklaşımın gerek hibelerle gerekse arıcılık faaliyetlerindeki katile standardını yükseltecek kuvvetli bir politikanın altını çizdi…

Keza Muğla Valisi Orhan Tavlı meselenin “Apiterapik Ürünler ve Arge ve İnovasyon Merkezleri” öznesinde devlet, kamu yönetimi ve üretici birliğinden doğan önemli bir projeksiyonun saha analizlerinin sevindirici olduğunu ifade etti. Bir de Bal ve arıcılığın sağlık turizminde Türkiye’yi alternatif bir önderliğe götürecek birleşimin de eşiğinde olduğumuzun müjdesini verdi…

İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, kadrosunda bulunan tüm etkili elemanların Türk ve Muğla arıcılığının kalkınması için arı gibi çalıştığını söylerken, “elimiz üreticimizin elinde” metaforuyla önemli bir sinerjinin oluştuğunu söyledi. Muğla’da üretmeyi tercih eden 3 milyondan fazla arının konaklama noktalarının da genişletilmesi çalışmasında milimetrik bir mühendisliğin içinde olduklarına ikna oldum…

“Muğlalı Arıcıların Geleceği” panelinde konuşan Arıcılar birliği TAB Başkanı Ziya Şahin, “yanlış bilinen doğrular konusunda medyaya yetkin adresin kendileri olduğunu ve meselenin siyasal değil hayati önem taşıdığını düşündükleri için üretenin de tüketenin de kendilerine rahatlıkla ulaşabileceğini” ifade etti…

4 günlük ve toplam 3000 nüfuslu bu Uluslararası Kongre’nin sonucunda yol hikâyesinin iklimden daha hızlı bir değişiklik için hız kazandığına şahitlik ettim...

Dünyanın en çalışkan hayvanlarının ürettiği bu kadim besin kaynağını yarına çıkarabilmek medeniyeti de yarına çıkarmak anlamını taşıyor. İşte bu türden bir araya gelmelerin şu ana kadar dünyada tescilli 24 ayrı balın kat be kat çoğalması ve dünyalının ağzına çalınacak balın bin yıl öncesi gibi binlerce yıl sonra da coğrafyamızdan çıkmasını sağlayacağına inanıyorum…

Ve artık biliyorum arı, sadece arı; bal, sadece bal değil. Aynı zamanda geleceğimiz de!

Uzmanlar balın geleneksel tıpta kullanıldığını sağlığımıza katkılarını bakın nasıl sıralamış;

-Öksürük ve soğuk algınlığına iyi gelir...

-Antioksidan, antibakteriyel ve antienflamatuardır...

-Tansiyonun düşurülmesine yardımcı olur...

-Kesikler yaralar ve cilt problemlerinin iyileşmesine yardımcı olur..

-Sindirimi kolaylaştırır...

-Enerji verip yorgunluğu giderir...

Bal oda sıcaklığında ve karanlık bir yerde tutulmalıymış ancak ne kadar gerçek bir bal olduğunu anlamak çok da zor degilmiş; bal buzdolabında bırakıldığında şekerlenip rengi açılıyorsa, içiniz rahat olsun, balın katkısız ve gerçek oldugu kanıtlanmış oluyor. Bir başka püf nokta çicek balı akışkan, çam balı daha yoğun olurmuş. Gerçek bir bal genizde yanma hissi yaratarak damakta keskin bir tat bırakmalıymış... Her şeye rağmen daha güvenli olsun derseniz çam balı kokusu ve kıvamı nedeniyle taklit edilmesi zor bir balmış.

Bu içeriği paylaş
İLGİLİ İÇERİKLER