Hazımsızlığa iyi gelen 5 çay
Yediklerinizi sindirmede sorun yaşıyorsanız bitki çaylarından faydalanabilirsiniz. Hazımsızlığı giderecek en etkili 5 çay...
Hazımsızlık ağrısını diğer karın ağrılarından ayıran en büyük fark yemek yedikten sonra ağrının oluşmasıdır. Ortaya çıkan ağrılar dayanılmayacak boyutlarda olmasa da, oldukça keyif kaçırıcı ve rahatsız edici olduğundan günlük hayatı olumsuz yönde etkiler. Hazımsızlığa sebep olarak stres, uyku bozukluğu, hareketsizlik ve yanlış beslenmeyi sayabiliriz. Beslenmenizi düzene sokarak ve hazımsızlığa iyi gelecek bitki çayları tüketerek bu problemi en aza indirebilirsiniz.
Nane çayı, güzel kokusuyla, tadıyla ve rahatlatıcı etkisiyle nesillerdir bilinen ve tüketilen bir çaydır. Hazırlaması oldukça kolay olan bu çayın hazırlanışı kişinin damak zevkine göre değişiklik göstermektedir. Ferahlatıcı etkisiyle rahatlatan ve daha temiz bir nefes sağlayan nane çayını, dilerseniz kuru nane ile ya da taze nane yapraklarıyla hazırlayabilirsiniz.
Klasik bir nane çayı hazırlanışı, dilediğiniz miktarda taze nane yapraklarını güzelce yıkadıktan sonra, 80 ila 100 derece arası kaynamış suya atıp nanenin suyla özdeşleşmesini yaklaşık 10-15 dakika arası bekledikten sonra nane çayınızı afiyetle içebilirsiniz. Hazırladığınız nane çayının daha fazla aromalı olmasını istediğiniz taktirde, nane oranını arttırmanız yeterli olacaktır ve ne kadar uzun süre bekletirseniz naneleriniz su ile o kadar özdeşecektir, kıvamı tamamen sizin damak zevkinize bağlıdır. Ayrıca dilerseniz, nane çayınızın içine sıkacağınız birkaç limon damlasıyla nane çayınızın tadına tat katabilir, bitki çayınızı daha keyifli hale getirebilirsiniz.
Nane çayınızın besin değerlerine daha detaylı ulaşım sağmak isterseniz,nane çayı yazımıza göz atabilirsiniz.
Mide rahatsızlıkları için tüketilen en popüler çaylardan biri olan nane çayının, olası faydaları da oldukça fazladır. Nane çayının başlıca yararları arasında sindirim sistemine fayda sağlaması yer almaktadır. Tabi ki bu bilgiyle sınırlı kalmayıp nane çayının olası faydalarını sizin için derledik:
Hazımsızlığı yatıştırır derken, nane çayının en çok bilinen faydalarından biri mide sorunlarını hafifletmesi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Bunun başlıca sebebi, nane yaprakları, mide rahatsızlığınızı sakinleştirmeye ve sindirime yardımcı olabilecek mentol, menton ve limonen gibi bileşik esansiyel yağlar içerir. Ayrıca nane, mide kaslarını yatıştırır ve vücudun yağları sindirmek için kullandığı safra akışını iyileştirir. Bu sayede çok çeşitli sindirim faydaları sağlar. Arzu ederseniz de,
nane ya da nane yaprakları bitki çayı infüzyonları yapmak için zencefil, hatmi kökü ve papatya gibi diğer faydalı bitki ve özlerle birleştirilebilir ve nane çayınızın eşsiz tadına tat katabilirsiniz. Nane çayı kafein bulundurmadığı için de günün her saati tüketebilirsiniz.
Eklemekte fayda var, birçok faydası bulunan nane çayı bazı hastalıklar için pek de yararlı olmayabilir. Bunlar, bazı sindirim sistemi rahatsızlıklarına sahip olanların, safra kesesi taşı olanların ve reflü sorunu yaşayan kişilerin kullanımı sakıncalı olabilir. Bu nedenle nane çayını tüketmeden önce doktorunuza danışmanızda fayda vardır.
Hem sıcak hem soğuk olarak tüketilebilen ve tam bir şifa deposu olan zencefil çayı, bitki çayları arasında da en sevilen olmayı başarmış gibi gözüküyor. Faydalarını say say bitiremediğimiz, vitamin ve mineral açısından oldukça zengin olan zencefil çayı, tazesiyle, kurusuyla ve tozuyla yapılabilen hazırlamak da oldukça kolay. Nasıl mı?
Öncelikle, zencefil çayınızı hazırlamak için, 1 kök taze zencefil, yarım portakal ve isteğe bağlı olaraktan 1 limonu güzelce yıkayın. Zencefilinizi soyup ardından rendeleyin veya halka şeklinde kesip ocakta kaynattığınız suya ilave edin ve suyla beraber kaynayan zencefilleri 10 dakika demlemeye bırakın. Damak zevkinize göre, hazırlamış olduğunuz zencefil çayına yarım portakalı ve bir adet limonu sıkıp tatlandırın. Kök zencefiliniz yoksa bu tarifimizi toz zencefille de yapabilirsiniz.
Yapımı oldukça basit ve vücuda oldukça faydalı olan zencefil çayı birçok derdin de devasıdır. İşte zencefil çayının başlıca yararları:
Hazımsızlık, şişkinliğin en önemli nedenlerinden biridir ve zencefil hazımsızlığı azaltma yeteneğine sahiptir, bu da şişkinliğin oluşmasını en başta durdurabilir. Hazımsızlığa eğilimli kişiler, hazımsızlıklarını gün içinde olmasını önlemek için genelde zencefil tüketimine dikkat ederler. Zencefilin, bağırsakları korurken, yiyeceklerin sindirim sistemi boyunca hareketini hızlandırdığına inanılmaktadır. Ayrıca hazımsızlığın yanında, şişkinliği, krampları ve gazı hafifletebilir.
Zencefil çayını tüketirken dikkat! Öncelikle zencefilin kan sulandırma özelliğinden ötürü cerrahi operasyon öncesi tüketimi durdurulmalıdır ve kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte tüketilmemelidir. Zencefilin günlük kullanılması gereken dozu 1,2 gram olmakla beraber 2 yaşından küçük çocukların zencefil tüketmesi önerilmez.
Takdir edeceğiniz üzere, soğuk günlerde bir kupa sıcak ve yatıştırıcı bir bitki çayı gibisi yoktur! Hele ki kupanızı dolduran bitki çayınız rezeneyse…
Mevsimlik bir bitki olan rezene bitkisi neredeyse her alanda kullanılabiliyor. Gerek tıbbi amaçlı olarak gerek yemeklere tat katma amacıyla gerekse kozmetik ürünlerinde kullanılan rezeneyi, her alanda görmemiz mümkün. Ülkemizde genellikle bitki çayı şeklinde tüketilen rezenenin hazırlanması da bir hayli kolay.
Rezene çayını demlemek için 2 çay kaşığı kadar ezilmiş ya da öğütülmüş rezene tohumu ve 1 bardak kaynamış su yeterli olacaktır. Kaynamış suya attığınız rezene tohumlarının suyun içinde yaklaşık 5 dakika kadar demlenmesini bekledikten sonra afiyetle içebilirsiniz. Dilerseniz çayınızı tatlandırmak için hazırlamış olduğunuz rezene çayınızın içine bal, zencefil ya da limon ekleyebilirsiniz. Rezene çayı;
Rezene tohumları, hazımsızlık, asitlik ve reflü ile mücadelede etkili bir doğal ilaç işlevi görür. Rezene tohumları anethole adı verilen bir bileşik içerir. Bu bileşik mide için yatıştırıcı bir madde olarak çalışır ve spazm ve şişkinliği önler. Aynı zamanda rezene, sindirim sürecine yardımcı olan vitaminler, mineraller ve hayati diyet lifi ile doludur. Rezene tohumları ayrıca ülser önleyici özellikler içerdiğinden, midenin iç yüzeyini soğutur ve kabızlığın giderilmesine de yardımcı olur ve doğal ilaç görevi görür.
Faydalarının yanı sıra rezene çayının yanlış tüketimi olası zararlı etkileri de beraberinde getiriyor. Östrojen etkisi gösteren rezene çayını meme, yumurtalık ve rahim kanseri tanısı almış kişiler tarafından tüketilmesi önerilmiyor. Buna ek olarak, pıhtılaşma sorunu yaşayanların rezene tüketimi sakıncalıdır. Hamile bireylerin rezene tüketimi hakkında hala kesin bir yargıya varılmamıştır. Ayrıca, kereviz ve havuca alerjisi olan bireylerin rezene tüketimi önerilmez.
İnsanın içini huzur dolduran, birçok insanın cevapsız sorularını yanıtlayan (seviyor sevmiyor ya da evet hayır oyunu gibi) doğanın en güzel çiçeklerinden biri olan papatya, hem görüntüsüyle hem tadıyla bizleri adeta büyülüyor. Ülkemizde sevilerek tüketilen papatya çayı, sakinleştirici etkisiyle son zamanlarda oldukça popüler olsa da faydaları sadece bununla kalmıyor. Papatya çayının olası faydaları say say bitmiyor.
Mayıs ve haziran aylarında çiçek açan ve yazın habercisi olan papatya, öğle saatlerinde sapsız bir şekilde toplanıp gölge bir alanda kurutulmaya bırakılır. Kuruma işleminden sonra, 1 bardak kaynatılmış içme suyu içine yaklaşık 1 tatlı kaşığı kuruttuğunuz papatyaları ekleyin, kullandığınız bardağın ağzını kapatın. 5 ila 10 dakika demlenmeye bırakın ve sonrasında afiyetle için. Etkisini kaybetmemek için de papatyaları fazla bekletmeyin ve çayınızı demlendikten sonra içmeye özen gösterin. Oldukça faydalı olan papatya çayının olası faydaları aşağıda listelenmiştir:
Papatya çayı, asit reflü ve GERD semptomlarıyla savaşmak için yaygın olarak kullanılır. Ayrıca, anti inflamatuar özellikleri ve mide rahatsızlığı gibi sindirim semptomlarını azaltma yeteneği ile bilinen papatya çayını tüketmek, asit reflü ve GERD semptomları için önemli bir tetikleyici olan stresi de azaltabilir. Bu sebeple şişkinlik, hazımsızlık gibi sorunları yaşayan kişiler tarafından papatya çayı oldukça fazla tercih edilen bir bitki çayıdır.
Papatya çayı tüketiminin bilinen kesin bir zararı yoktur. Fakat porsiyon miktarına dikkat edilmeli ve aşırıya kaçınılmamalıdır. Aşırıya kaçma durumunda olası mide bulantıları, kusma gibi yan etkiler doğurabilir. Alerjisi olanların papatya çayı tüketimi uygun değildir.
Zeytin yaprağı çayının adı günümüzde çok yaygın olmasa da antik çağlardan beri kullanılan zeytin yaprağı çayı, tam bir şifa kaynağıdır. Barışın simgesi olarak da bilinen zeytin yaprağı, içerisinde kafein barındırmadığı için de oldukça tercih edilen bir bitki çayı türüdür. 2007 yılında Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre, 55 şifalı bitkilerin antioksidan kapasitesini inceleyen araştırmacılar, zeytin yaprağı ekstratının incelenen diğer tüm bitkilere göre en yüksek radikal temizleme aktivitesine sahip olduğunu buldu. Temiz içeriğiyle çoğu insanın gözbebeği olmayı başaran zeytin yaprağı çayının hazırlanışı da oldukça kolay.
Zeytin ağaçlarından topladığınız ya da aktardan satın aldığınız zeytin ağacı yapraklarını iyice yıkayıp gölgeye bir yerde kuruttuktan sonra, 1 çay bardağı ölçüsüne göre; kuruttuğunuz veya satın aldığınız zeytin yapraklarının 5-6 tanesini birkaç parçaya bölüp, kaynayan suyun içine atın ve 3-4 dakika beraber kaynatın. Daha sonra cezvenizin üstünü kapatıp, 10 dakika kadar demlemeye bırakın. En sonunda süzüp zeytin yaprağı çayınızı afiyetle için. Zeytin yaprağı çayının faydaları:
Bunca yararın yanında zeytin yaprağı çayı, kabızlık, şişkinlik gibi diğer mide rahatsızlıklarında oldukça etkilidir. Sahip olduğu antioksidan maddeler sayesinde vücudu toksinlerden arındırır ve bağırsakları rahatlatırken aynı zamanda tokluk hissi de verir. Zeytin yaprağı ayrıca, bağırsak rahatsızlıklarından kaynaklı vücutta ortaya çıkan diğer rahatsızlıkları da yatıştırır. Bu sebeple, zeytin yaprağı hazımsızlık sorununu giderme konusunda vücuda oldukça yardımcı olmaktadır.
Zeytin yaprağı çayının olası yan etkileri de bulunmaktadır. Aslında, zeytin yaprağı uygun miktarlarda kullanıldığında genellikle güvenlidir. Fakat, zaman zaman, zeytin yaprağı özü, tansiyonu daha da düşürebileceği için düşük tansiyonu olan kişilerde baş dönmesine neden olabilir. Zeytin yaprağı, özellikle doz çok yüksekse veya zeytin yaprağı çayı çok güçlüyse, mide tahrişlerine de neden olabilir. Böyle bir durumda, özü hindistan cevizi yağı gibi bir taşıyıcı yağ ile seyreltip hazırladığınız çaya ekleyebilirsiniz. Diğer bazı yan etkiler arasında ishal, asit reflü, baş ağrısı, mide ağrısı ve mide ekşimesi sayılabilir. Bazı durumlarda doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Örneğin, hamileyseniz veya emziriyorsanız ya da varfarin veya başka bir kan sulandırıcı kullanıyorsanız kan sulandırıcıların etkisini arttırabileceğinden ve kemoterapi tedavisi görenler için, bazı kemoterapi ilaçlarını etkileyebileceğinden doktorunuzun yönlendirmesi dışında zeytin yaprağı ekstresi almamanızda fayda vardır.