Cam mı plastik mi?
Cam, tek kullanımda çöpe atılmak için üretilmeyen, dayanıklı, sağlıklı ve uzun ömürlü bir materyal. Özelliklerini kaybetmeden sonsuza dek geri dönüştürebilir. Plastik gibi sentetik madde ve kimyasal içermez, toprağı suyu kirletmez, toksik değil sürdürülebilirdir. Cam şişeleri ya da kavanozları elden çıkarmadan önce bir daha düşünün ve tekrar tekrar kullanın. Çöpe atmayın.
MS 325-350 yılları arasında yapıldığı düşünülen Speyer şarap şişesi, dünyanın en eski şarap şişesi olarak kabul görüyor. 1867 yılında gün yüzüne çıkarılan ve yaklaşık 1.700 yaşında olduğu düşünülen şişe, Almanya’nın Speyer kentinde, Pfalz Tarih Müzesinde muhafaza ediliyor ve içeriği üzerinde yapılan çalışmalar şişede etanol bazlı bir sıvı olduğunu gösteriyor. Şişe hala açılmadı. Şişenin içeriğini korumadaki başarısının bir kısmı mantar yerine mumla kapatılmış olmasına da dayanıyor.
Camın, tarih boyunca, yaygınlıkla depolama aracı olarak kullanılması, malzemenin dayanıklılığına ve fonksiyonelliğine işaret ediyor. Gıdaları muhafaza etmekten dijital dünyaya güç sağlayan sinyalleri taşımaya cam, son derece çok yönlü ve kullanışlı bir malzeme.
Cam, kalitesini, saflığını ve dayanıklılığını kaybetmeden sonsuza dek geri dönüştürebilir. Geri dönüştürülmüş cam parçalanıp eritilerek tekrar cam üretiminde kullanılabilir. Avrupa’da cam geri dönüştürme oranı yaklaşık %76 iken, plastik geri dönüştürme oranı yalnızca %41.
Cam doğal ortamda bırakıldığında, plastik kadar çevre kirliliği yaratmaz. Mikroplastiklere bölünüp topraklarımıza ve suyumuza karışan plastiğin aksine cam toksik değildir; silis adında doğal bir maddeden yapılır. Silis dioksit de denilen bu madde, dünya kabuğunun %59’unu oluşturur. Silis doğal bir bileşen olduğundan, çevresel hasar gibi bir durum söz konusu olmaz.
Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda camın plastiğe kıyasla daha sürdürülebilir bir alternatif olduğu aşikar.
Plastiğin üretim maliyetleri düşük olduğu için çok yaygın olarak kullanılır. Ancak ucuz olması ve genellikle tek kullanımlık şekilde tasarlanması plastik atık sorununa neden olur. Hatta bu plastik atık meselesi öyle bir noktaya geldi ki Pasifik Okyanusu’nda plastiklerden yeni bir kıta oluştu. Ayrıca gözle görülenlerin dışında mikroskobik düzeyde plastik atık sorunu da ortaya çıktı. Bunlar soluduğumuz havada, yağan yağmurda, yediklerimizde ve vücudumuzun içinde bulunuyor.
Plastiğin ana hammaddesi petrol. Plastiğin kendisi ve üretiminde kullanılan kimyasallar hem temas ettiği gıdalara hem de çöp alanlarından yeraltı sularına sızabilir. Bir araştırmada PET şişelerde satılan suyun mikroplastik oranı, musluk suyuna kıyasla 2 kat daha yüksek çıkmıştır. Uygun olmayan veya aşırı saklama koşulları sızıntı sürecini hızlandırabilir. Üstelik plastik gözenekli bir yapıda olduğu için kullanımdan sonra deterjan ve bakteri gibi kalıntıları barındırabiliyor.
Bu olumsuzluklara zararlı kimyasallar içermeyen cam ürünlerde rastlanmaz.
Plastiğin doğaya sunduğu en büyük ve belki de tek avantaj, lojistik maliyetlerini azaltması olabilir. Yaklaşık 60 ml hacmindeki bir plastik şişe 0.1 kg iken cam muadili 0.8 kg ağırlığında. Fakat bu durum tüm plastik ambalajlar için geçerli değil. Geri dönüşmeyen plastik ambalajların konu dışı olduğunu düşünürsek plastik gene çevreye son derece zararı dokunan bir malzeme.
Camın, pek çok sektörde önemli bir role sahip olduğuna şüphe yok. Dayanıklılığı ve toksik olmayan özellikleri, camı, gıdalar ve muhafaza gerektiren materyaller açısından ideal bir hale getiriyor.
Cam malzemeler kullanın. Cam şişeleri ya da kavanozları elden çıkarmadan önce bir daha düşünün ve tekrar tekrar kullanın. Çöpe atmayın. Cam, tek kullanımda çöpe atılmak için üretilmeyen, dayanıklı, sağlıklı ve uzun ömürlü bir materyal.