ABD Başkanı Obama G20 Zirvesi'nde konuştu
Bu yıl Antalya'da gerçekleştirilen G20 Zirvesi kapsamında son günde Amerika Devlet Başkanı Barack Obama önemli açıklamalarda bulundu
ABD Başkanı Obama'nın konuşmasından notlar;
* Paris yalnız değildir. IŞID tarafından yapılan saldırıları Beyrut'ta gördük, Ankara'da gördük ve Irak'ta da gördük.IŞID kötülüğün simgesidir ve zalim terör örgütünü yok etmek istiyoruz. Kısa bir süre önce Sincan'ı kurtardık. Kısaca hem Irak hem de Suriye'de IŞID daha toprağa sahiptir.
* Son yılda BM'de söylediğim gibi bunu yapmak için istihbarat, ekonomik güçlere ve toplumlarımızın güçlerine sahibiz. Uzun vadede bir kampanya olacağını biliyorduk. Kayıplar ve kazançlar olacaktır.
* Askeri alanda koalisyon saldırıları artıyor. 8 saldırı yapıldı. IŞID komutanlarını ve hainleri yok ediyoruz.
* IŞİD savaşçıları hiçbir yerde barınamayacaklardır. IŞID'in ideolojisini yenmek üzere çalışmaya karar verdik. Suriye vatandaşlarının acılarının azalması için. 4.5 milyon dolar yardım yaptık. Hem kıyafet hem de jenaratör vermeye çalışıyoruz.
* Irak'ta yerel güçler koalisyonun gücüyle Suriye’de IŞID’in Türkiye ile olan sınır bölgesi çekildi. Rakka’da bölgeye ihtiyacı kesmeye çalışan muhalif güçleri artırdık. Diğer liderlere söylediğim gibi bu kazançların devam etmesini istiyorsak daha fazla devlet katılmalı. Paris saldırıların bize hatırlattığı gibi ırak ve Suriye’de yenmek yeterli değil. Daha fazla bilgi paylaşmak üzere anlaştık devletlerle.
* Suriyeli dostlarımıza Türkiye, Lübnan ve Ürdün yardım ediyor. Suriyeliler dahil olmak üzere daha fazla mülteci almaya devam ettikçe terör saldırılarına maruz kalmış mağdurlar olduğunu unutmamamız gerekir. Bu ikisini de biradada yapmalıyız.
* Bu ümitlerimiz başarıya uğramayabilir. Kesinlikle Suriye'nin geleceğinde rolü olmadığına inanıyoruz. Bu sefer farklı olan bize ümit veren şey bütün tarafların temsilcilerinin bir süreç içinde anlaşmış olmaları. Hem askeri, hem diplomatik alanlarda çalışmalara devam edeceğiz.
* Sahaya yardım veriyoruz. Eğitim veriyoruz. Suriye güçlerine destek veriyoruz. IŞID'in finansının azalması konusunda çalışmalarımız var.
* Terörle mücadele konusunda ise ben bu göreve geldiğimden beri bu tür saldırılardan endişeliydik. Amerika Hükümeti'nin gösterdiği çaba bütün terör örgütlerine karşı çok sağlamdır ve devamlıdır.
* Hava güvenliği konusuna gelince son birkaç yıldır farklı farklı havaalanlarında Amerika'ya girmeye çalışan uçaklara binmeye çalışan yolcuları daha ciddi bir güvenlikten geçiriyoruz.
'65 ÜLKEYİ IŞID'E KARŞI SAVAŞMAYA İKNA ETTİK'
* Sonuçta IŞID gibi bir örgütün onlar için de bir tehdit olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Farklı bir şey yapılmasını söyleyenleri dinlediğimizde bizim zaten yapmakta olduğumuz şeyler.
* Büyük sayıda Amerikan askerlerinin sahaya inmesi gerektiğini söyledi. Sadece benim fikrim değil bu. Bana en yakın hem askeri hem sivil yanlış olacağını söylüyorlar.
* Daha önce gördüğümüz durumun tekrarlandığını göreceğiz. Eğer yerel bir hükümet yoksa yerel bir halk yoksa bu tür tehditler orttaya çıkıyor. 65 ülkeyi IŞID'e karşı savaşmaya ikna ettik.
* Ordumuz Musul, Rakka ya da Ramadi'ye gidemez ve geçici olarak IŞID'İ temizleyemez diye söylemiyorum. Daha önce gördüklerimizin tekrarını görebiliriz diye söylüyorum. Eğer kapsayıcı bir yönetim isteyen, ideolojik aşırıcılıkları öteleyen yerel halkı yanınıza almazsanız, bunlar yeniden ortaya çıkacaktır. Tabii bu ülkeleri gidip kalıcı olarak işgal etmezseniz.
* Diyelim ki Suriye'ye 50 bin asker göndermeye karar verdik. Yemen'den kaynaklanan bir terör saldırısı olursa ne olacak? Oraya da mı asker göndereceğiz? Ya da Libya'ya? Veya Doğu Asya'da ya da Kuzey Afrika'da başka bir yerde faaliyet gösteren bir terör örgütü olursa ne olacak? Bu nedenle bir strateji sürdürülebilir olmalı.
* Bizim şu anda yaptığımız strateji Işid'i hedef almak, sahadaki kapasitesini kısıtlamak, altyapılarını engellemek, Işid'e karşı savaşan güçleri desteklemek, Işid üzerinde baskı kurulması takip etmemiz gereken strateji budur. Bazı şeyler deneyeceğiz işe yaramayacak. Bazıları işe yarayacak. İşe yarayan bulduğumuzda ikiye katlayacağız.
'IŞID İÇİN AVRUPA VE AMERİKA'DAN GİDENLER DÖNDÜKLERİNDE CİDDİ BİR TEHDİT OLACAKTIR'
* Şu anda hem Irak hem Suriye'de varlığımız bulunuyor. İşte BM'de de terörle mücadele stratejilerinden bahsettim. Bu konuda daha fazla çalışması gereken ülkeler üzerine baskı yaptık. Dolayısıyla benim yönetimim baştan beri IŞID gibi bir örgütün bu tür radikal bir ideolojiye sahip bir terör örgütünün Batı'ya saldırma kapasitesinin olduğunu görmek, binlerce savaşçının katıldığını görmek, Amerika ve Avrupa'dan gidenler geri döndüklerinde ciddi tehdit oluşturacaklar.
* Ancak şunu anlamanızı rica ediyorum. Birkaç kişi kendilerini öldürmeye hazırlarsa herkesi öldürebilir. Ellerindeki silahlar güçlü değil, sofistike değiller ancak kendilerini öldürmeye hazır olmaları gerçekten çok inanılmaz kordinasyonla çalışma gerektiriyor. Irak ve Suriye'deki yayılmaları durduruyoruz dediğimiz zaman onlarda gittikçe işleyen devlet oldukllarını söylemeleri zorlaşacak. El Kaide'de yaptığımız buydu. Sürekli Batı'yı hedef aldı sürekli bunu önlemek için çalışıyoruz. Agresif olmak, hiçbir şeyi gözardı etmemek.
* Onların devlet gibi olmuş gibi davrandığımızda güç vermiş oluyoruz. İnsanlar kendilerini öldürmeye hazır olan insanlar, sosyal medyayı çok iyi kullanan insanlar. Irak ve Suriye'deki akılları değil bazı radikkallere hitap edebiliyorlar. Çok dikkatli bir şekilde terörle mücadelemize devam etmeliyiz.
'SÜNNİ VE Şİİ FARKLARI KAPANDI'
* Sonuç olarak onların elindeki toprakları geri almak Suriye'deki iç savaşın bitmesini gerektiriyor. Sünni ve Şii arasındaki farkları kapatan bir Irak'a da ihtiyacımız var. Bize her gün gelen tehdit raporları var. Ben kaç haftadır ulusal ekibim ve askeri ekibimle bu tehditleri görüşüyorum.
'PARİS SALDIRISIYLA İLGİLİ İSTİHBARAT GELMEMİŞTİ'
* Potansiyel IŞID tehditleriyle ilgili endişeler bir yılı aşkın bir süredir var. Bu Paris'teki saldırıyla ilgili bilgi gelmemişti. Fransız yetkililere bildirebileceğimiz ya da bizim yapabileceğimiz gelmedi.
* Beni eleştirenlerle ilgili olan sorular eğer beni eleştirenlerin söylediğine baktığınız zaman zaten bizim yapmakta olduğumuz şeyleri öneriyorlar. Belki sert bir şekilde ifade etmem gerekiyor. Daha sertmiş gibi konuşuyorlar.
* İnsancıl trajedi var Suriye'de güvenli bölge için çağrıda bulunanlar var. Askeri danışmanlarımla gözden geçiriyorum genelde.
* IŞID'e karşı şu anda hava saldırıları, mali kaynaklarının ve tedarik yollarının engellenmesi, son dönemde "cihatçı John" olarak bilinen kişi ile Libya'daki bir örgüt lideri gibi önemli hedeflerinin vurulması gibi önlemler aldık
* Bu geleneksel askeri bir rakip değil biz toprakları geri alabiliriz. Biz askerlerimizi orada tuttuğumuz sürece toprakları elimizde tutabiliriz. Ancak dinamikleri çözmüyor. Dolayısıyla başarı şansının en yüksek olduğu stratejiyi uygulayacağız. Bunu yapmaya devam edeceğiz.
* Bunu tekrar hatırlatmak istiyorum insanlara. Biz biryere asker gönderdiğimizde o askerler yaralanıyor, ailelerinden ayrı kalıyor. Dolayısıyla biz düşünmeden böyle bir harekette bulunmamız çok önemli. Bizim stratejimiz doğru olandır.
* Amerika'nın bazı avantajları var. 11 Eylül'den sonra ülke sınırlarımızı güçlendirdik. Hava sahasını korumak için adımlar attık, dersler aldık. FBI ve yerel hükümetler arasındaki durumu geliştirdik. Buna rağmen bizim kendi topraklarımıza da saldırı yapılabileceğini gördük. Birçok insanı öldürmeye çalışan ciddi bir saldırıydı. Size bir fikir veriyor karşılaştığımız zorluklarla ilgili.
* Diplomatik olarak da her tarafı bir araya getirmek için çalışıyoruz. Suriye'de bir ılımlı muhalefet var ve bu bir geçiş hükümeti için temel oluşturabilir. Ortaya koyduğumuz stratejiyi yoğunlaştıracağız. İleri sürdüğümüz bu strateji işe yarayacak olan strateji. Ama en başından beri söylediğim gibi bu zaman alacak. Paris saldırılarının ardından başka şeylerin de yapılması gerektiğini söyleyenleri dinlediğimde ilginç olan bir şey var. Önerdikleri şeyler aslında bizim zaten yaptığımız şeyler. Yalnız istisna olan şu. Sahaya çok sayıda asker göndermemiz gerektiğini söyleyen bazı kişiler oldu. Dünyadaki en iyi orduya sahip olduğumuzu unutmayın. Ben bu orduya yıllardır liderlik yapıyorum, çeşitli seçenekleri tartışıyorum. Bunun bir hata olacağı sadece benim görüşüm değil, sivil ve askeri danışmanlarım da aynı görüşü paylaşıyor.
'İSLAMI TEMSİL ETMİYORLAR'
* Terörizm mağdurlarının çoğunluğu IŞID'in mağdurlarının çoğu Müslüman ve IŞID, İslamı temsil etmemektedir. Hiçbir şekilde Müslümanların çoğunluğunu temsil niteliği taşımamaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dile getirdiği gibi İslam'la alakası yoktur.Onlar da karşı çıkmaktadır.
'EN SALDIRGAN TERÖR ÖRGÜTLERİ MÜSLÜMAN ADI ALTINDADIR'
* İslam adı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yanlış sonuçlara sebep olacaktır. Aynı zamanda terör örgütlerinin daha yeni kişilerin kendilerine katılmalarına sebep olacaktır. Bir hakikat daha var. Şu an en saldırgan olan terör örgütleri gerçek Müslüman adı altında gerçekleştirmektedir.
* Tüm dünyadaki Müslümanlar kendilerine şu soruyu sormalı bu radikal gruplar çok küçük bir grup içinde var olsa da nasıl bu kadar köklendi, nasıl sosyal medya aracılığıyla gelişimi hızlandı.
'TÜRKİYE'YE GERİ GELECEĞİM'
* Aslında bu fikirleri yoketmek lazım. Son bir hususu dile getireceğim. Bu kadar yoğun olmadığımda Türkiye'ye geri dönerim. Hem Türkiye hem ABD'de bu sayılar arttı. İnsanlar Suriye'den kaçmakta bu Suriye'den kaçan kişiler terörizmden en ciddi şekilde etkilenen kişiler, bu kişiler ebeveynler, yetimler, çocuklar...
* G20 bu mesajı birkaç kere dile getirdi. Biz bu mağdurlara kalbimizi kapatmıyoruz. Açık tutuyoruz. Nasıl bir şekilde mültecilerle bağlandı anlamıyoruz. Biz insan olarak bu kadar mağdur olan kişilere destek olmalıyız. Özellikle Avrupa için kaynaklara ciddi baskı yaptığının farkındayız. En çok Türkiye veriyor bu destek veriyor.
* Kimi diyor ki sadece Hristiyanları alalım diyor, Müslümanları almayalım. Savaşın paramparça ettiği bir kişiye kabul etmemelerini anlamıyorum. Biz bu değiliz. Biz merhametimizi test etmek zorunda değiliz.
* Papa Amerika'ya geldiğinde sadece Hristiyanlardan bahsetmedi, insanları koruyun dedi. Bu yüzden liderlik pozisyonunda olan kişilerin çok dikkatli davranması gerektiğini düşünüyorum.
* Bush bu konuda ne yapardı bilmiyorum ancak 11 Eylül'den sonra bunun İslama karşı bir savaş olmadığını söyledi ben bir Amerikalı olarak gurur duydum. Bush'un bu söylediklerini dikkate aldığımızda biz böyle insanlar değiliz. Bu doğru şeyleri yapmalıyız. Avrupalı olun Amerikalı olun ne olursa olsun Daişe karşı değerleri destekleyemez.
* Özellikle Hristiyanlar ve Müslümanlar arasında böyle bir çatışma asla olamaz. Müslüman toplumlar da antibatı antihristiyan tavırlara karşı koymalı. ABD'nin görevi dini bir görev değildir. Biz çok çeşitli dinlerden kişilere destek veririrz. Benim savunduğum değerler bunlar.