Cinselliğin dışavurumu: Yasak!
Çok acayip bir ülkede yaşıyorum. Cinsellik, porno, baldız, sarışın, hayvan, sıcak, dekolte gibi olguların hepsini aynı havuzun içinde toplayabilen bir milletin çocuğuyum. Cinsellik çağırıştırabilecek her şeyin ayıp olduğu, ayıp karşılandığı ve her cinsel olgunun yasak konumuna getirilebileceği bir toplumun çocuğuyum.
Bizim insanlar kadar cinselliği yasak hale getirmeye çalışıp da bu kadar konuşan bir toplum daha var mıdır acaba? Bizim kadar cinsellik olgusunu hem ayıp bulup hem de bundan başka bir şey düşünemez hale gelmiş bir başka ülke daha var mıdır? Daha henüz kadın ile erkek sınırlarının bile doğru dürüst çizilemediği, daha henüz cinsiyetin bile düzgün şekilde barınamadığı bu toplumda cinselliğin bu kadar ön plana çıkarılıyor olması insanı hayretler içerisinde bırakıyor. Herkes cinselliği o veya bu şekilde yaşıyor. Kimi uluorta, kimi evinde, kimi kendiyle. Yeme, içme, uyuma gibi basit bir eylem son derece çarpıtılarak toplum meseleleri haline dönüştürülüyor. Bunun sebebi de elbette yasaklar.
DOĞRU EĞİTİM BİLİÇLENDİRİR
Yasak olan, yasak hale getirilen, ayıplanan her şeyin daha çekici bir hale geldiği çok basit bir insan psikolojisi vakası-dır. Günümüzün çocuklarına, gençlerine o da yetmedi yetişkinlerine yasaklar koymak, kendi yargılarına izin vermemek, halihazırda basit bir olguyu bile son derece çekici hale dönüştürebilir. İnsan böyledir. Yapma dediğin şey altın değerindedir. Halbuki insan zaten belirli değer yargılarına sahip ise ne yapıp ne yapmaması gerektiğini çok iyi bilir. Buna rağmen yanlışı ya da doğru olmayacak olanı yapıyor ise, bu sadece yanlış yapma isteğindendir ki bu yine yasaklarla alakalıdır. Bir çocuğa "yasak" kelimesini telaffuz etmek, onu çocuğun gözünde değerli kılar. Çocuğu bir kenara bırakın, bana "Zeynep şu kapıdan giremezsin, yasak" deseler, o kapının ardında ne olduğunu merak ederim. Bir yolunu bulur ve o kapıyı açarım. Onun yerine bütün kapılar açık olsa, doğru eğitim ve öğretim şartlarıyla insanlar daha bilinçli hale gelebilir. Bir şekilde çıplaklığı veya cinselliği çağırıştıran her şeyin bu yasaklarla beraber daha da istenilir ve arzulanır şeyler haline gelmesi sağlanıyor gibi geliyor bana.
HANGİ YASAK KIRILMAMIŞ
İnternete gelecek olan yasak ise, hayatımda duyduğum en absürd yasa. İsteyen evine filtreli internet paketi alır, istemeyen almaz. İsteyen girer, istemeyen girmez. Her şeyin bu kadar el altında tutulması insan özgürlüklerinin kısıtlanmasından başka bir şey olamaz. Kendimi çocukmuşum gibi hissettiriyor. Sanki annem her yerde! Çocukların şiddet içeren ya da cinsel içerikli medya unsurlarını kullanamaz hale gelecek olmaları onları daha iyi birey mi yapacak? Ben Pamuk Prenses ve Deniz kızlarıyla büyümüş bir jenerasyonun çocuğuyum. Aramızdan hiç mi sapık çıkmadı? Bütün bunların yasaklarla değil, ebeveynlerin çocuklarını nasıl yetiştirdikleriyle alakası var. Şimdiki yetişkinlerimizin çocukken bazı olgulara hangi bakış açılarıyla baktırıldıklarıyla alakası var. Bugüne kadar hangi yasak kırılmamış da şimdi bu yasakla başa çıkılacak, onu da anlamış değilim. Yasaklar hiçbir işe yaramazlar. (bkz. Adem ile Havva) Yasaklar sorunun çözümü olamazlar. Bazı yasaklar sorunun yanından bile geçemezler. İnternete filtre de bu kadar anlamsız, çözümsüz ve gereksiz bir yasaktır. İnsanların hayatlarını yasaklarla değil, doğru değer yargılarıyla dolduralım doğru bakış açılarıyla, doğru eğitim yapılarıyla çevreleyelim. Bize annelik yapacak bir ülke yapısında, bizler nasıl birey olabiliriz bana söyler misiniz?