Üçüncü 'altı ok' tahlili
Alt okun yorumlanma değerinde üçüncü müdahale yapıldı. CHP bayrağındaki altı okun altına “Değişimin gücü“ ibaresi eklendi.
İbare deyimini küçümsemeyin; mana itibariyle geniş kapsamlıdır. İfade olarak kolaydır. Etki olarak bir düşüncenin anlatımındaki isabeti tanımlar.
Altı ok deyiminin ifade ettiği mana değerini ve kapsam zenginliğini, (özür dilerim ama çok sayıda CHP’liler dâhil) siyaset yapan kadrolar pek fazla bilmezler.
Say desen sayanı çok az çıkar...
*
Altı okun ilk adımı, dört temel ilkenin benimsenmesiyle başladı.Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Milliyetçilik ve Laiklik 1927 yılında benimsenmişti.
1931 yılındaki Kurultay’da Devletçilik ve inkılâpçılık ilkeleri eklenerek ok sayısı altıya çıkarıldı. CHP’nin bayrağı olarak benimsendi.
1937 yılında yapılan değişiklikle de 1924 anayasasına eklendi.
Demokrat Parti iktidara gelince anayasa değişiklikleri yapmaya girişti; ama adeta nefret niteliğine dönüştürdüğü altı ok ilkelerini anayasa metninden çıkaramadı.
*
Altı ok, CHP Parti meclisinde yeniden yorumlanmış ve aşağıda özetini verdiğim ifade disiplini ile kullanılmaya başlamıştı.
1. Cumhuriyetçilik: Demokrasi, özgürlük, eşitlik bütünlüğünde yaşam biçimidir.
2. Milliyetçilik: Sevgi, barış ve dayanışma temelinde yurttaşlıktır,
3. Halkçılık: Orta sınıfın üstünlüğünde sosyal adalettir,
4. Devletçilik: İnsan merkezli sosyal devlettir,
5. Laiklik: Aklın özgürleştirilmesidir,
6. Devrimcilik: Gençliğin öncülüğünde değişim...
*
Yukarıda özetlediğim değişimi, Baykal’ın talimatıyla Enis Tütüncü yapmıştı.
Bütün değişikliklerin siyaset zemininde nasıl hırpalandığını ve savunulduğunu yakından biliyorum. Bu değişikliklerin medyadaki, algılanışını da aynı ölçekte hatırlıyorum.
Çalışmalar, eleştiriler, cevaplamalar, alınmış notlar kısa sürede unutuldu. Ve 1930’ların altı oku, hükmünü icraya devam etti.
Şimdi yeni bir girişim başlatılıyor. Kemal Beyin talimatıyla Sencer Ayata yeni yorumlama için görevlendirilmiş.
*
Oklara hangi içerikler verilmek istenirse istensin, hiç kimse bu okların isimlerini 21. yüzyıl ihtiyaçlarına uygun adlandırılmalar öneremez.
Bu benim kanaatim. İnşallah yanılmışımdır.
Seksen yıllık geçmişiyle altı ok, slogan ve amblem olarak değerini hiç kaybetmedi. Estetiği ve tesiri bakımından hiçbir örnek bugün bile eline su dökemez.
Demokrat Parti’nin avuç içi, Doğru Yol’un kıratı, ANAP’ın petekli arısı, CHP’nin altı oku gibi siyasal hedef ilmeklerine işaret etmiyor.
Kıratın ön ayağına veya arının kanadına veya ampulün huzmesine bakarak hiçbir siyasal simgelemeyi dillendiremezsiniz.
Çünkü bunlar bir teoriye dayanmaz; aralarında sadece, altı ok bir hatırlatma notudur.
*
Ancak altı ok, billurlaşmış bir teoriye sahip değildir.
Gazi Hazretleri zamanında da yoktu; Kemal Bey zamanında da yok...
Yani Sencer Beyin işi çok zor...
Çünkü altı okta insan hakları yoktur.
Altı okta özgür vicdan yoktur.
Altı okta fertlerin korkudan uzak yaşaması yoktur.
Altı okta demokrasi yoktur, siyasi partiler yoktur.
Altı okta sadece iktidar vardır; muhalefet yoktur.
Daha onlarca yoktur örneği verebilirim. Ama yerim dar...
*
Kemal Beyin, Sencer Beye ne direktif verdiğini bilmiyorum.
En yakınında bir iki kişiye sordum; onlar da bilmiyorlar...
*
Ben olması gerektiğini biliyorum: Altı ok ilkeleri, insanin hem devletten, hem de kendi bilinçsizliğinin getirdiği esaretten kurtulması aşamasıdır.
Bunun için özel bir siyaset lisanı gerekiyorsa, altı ok, işte o lisanla yazılmalıdır...