Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başlıktaki deyim, Sanskritçedir. Sözcüklerin Türkçesi’ne göre bu deyim, “Nilüfer çiçeği içindeki mücevher” anlamına gelir. Gündelik kullanımdaki anlam ve ifadesi, bir yanlışın adeta bir algı nirengisi haline gelişini anlatır.

        İçeriğinde hayret vardır. Duraksayan zihnin hatada ısrarını simgeler.

        Kavramda inatçı bir ruh halinin sertliği hemen dikkat çeker. Bencildir. Bağnazdır. Kendisi için doğru saydığı şeyin, herkes tarafından kesin doğru gibi görülmesini ister.. Geçtiğimiz hafta İzmir siyasetinki milletvekili düellosu tam bir “Om Mani Padme Hum“ idi...

        Düellonun tarafları için en önemli nitelik kendi hazırlığıdır. Karşısındakinin zaafını arayan merakın sonuçta polemiğe (söz dalaşı) dönmesi ihtimali çok yüksektir. Nitekim ikna edici belge ve bilgi yerine izleyenlerin keyfine bırakan müphem ifadeler yer aldı.

        Hem AKP, hem CHP milletvekilleri genellikle parti örgütlerinin biçimlendirdikleri toplantılarda, oy veren halkla değil, parti yöneticilerinin sahne tercihleriyle siyaset yaparlar.

        Buna bir tür “kendin pişir kendin ye” demek mümkün...

        CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, düzenlediği basın toplantısında İzmir AKP Milletvekili İlknur Denizli’ye yüklendi. Özetle, “AKP’den milletvekili olunca İzmirli olmayı ne çabuk unuttunuz. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yasaklanırken neredeydin? Cesaretin varsa 4+4+4 hakkında bir laf et. Ateşe odun taşıma” diyor.

        Bu kez meydana İlknur Hanım çıkıp, sert bir peşrevle Mustafa Bey’e cevap veriyor:

        “Öğretmenim, Ayşe saçımı çekti” tadında basın toplantısı yaparak kendilerini komik duruma düşürdüğünü belirtiyor.

        İlknur Hanım’ın öne çıkma kararlılığında üstünlüğü ele geçirme kurnazlığı var. Bu siyasette en tabii haktır. Çünkü aynı kurnazlık Mustafa Bey’de de var. İlknur Hanım siyasetin maharetini kullanırken anlatımına kadınlığın zarafetini katıyor. Sözlerinde umut dağıtan şefkatli bir falcı mahareti görülüyor: “Söylediklerimiz İzmirli’nin gerçek gündemidir. İzmirli’nin sahici sıkıntılarıyla ilgileniyoruz“ diyor.

        Gerçekten mi?

        Mustafa Bey ile İlknur Hanım’ın tartışma başlıklarına bakınca ikna edici açıklamalardan çok, İzmir sorunlarının çetelesi tutan bir muhasebeci hassasiyeti fark ediliyor.

        Elbette ki İzmir’in çok hassas konuları var. Milletvekili olarak bunların çözümünü aramak onların ilk görevleri... Ama her ikisinin söylediklerinde ve önerdiklerinde çözüm yok. Aksine söyleme halinin biraz sinsi tuzağı var.

        Alın size bir örnek vereyim. Atatürk Kültür Merkezi’nin arkasındaki otoparka Büyükşehir Belediyesi el koydu. (Bu kararı Aziz Bey’in verdiğine ihtimal vermiyorum.)

        Burası Belediye kamyonetlerinin ve Belediye görevlilerinin binek otomobillerinin park edilmesi için kullanılıyor. Üç gün süreyle gidip baktım. Neredeyse araçlar yerinden kıpırdamıyor. Yani burası garaja dönmüş. Ya da ikinci el araba satış meydanına... Belediye (en yetkilileri dâhil) Adnan Saygun Kültür Merkezi’ne bir araç bile park edemez. Neden mi? Korkarlar. Hatta ödleri kopar. Dudakları uçuklar...

        Fuardaki otoparkı da kullanamazlar. Çünkü Belediye çalışanlarına uzaktır. Gücü sadece Atatürk Kültür Merkezi’nin parkına geçer.

        Değerli İlknur Hanım, Değerli Mustafa Bey,

        Gösterin kendinizi... Bakalım İzmir’in sorunlarını çözecek gücünüz var mı?

        Kentin en önemli kültür merkezlerinden birinin oto parkını, belediye garajına dönüştüren bir kent yerel yönetimine hangi aklı başında karar otoritesi EXPO 2020 şansını verir?

        İstediğiniz kadar komiteler kurun, dünyanın paralarını harcayın; kim sizden yana oy kullanır?

        Rakip kentlerden birisi bu işgal manzarasını jüriye sunsa, İzmir hakkındaki karar ne olur hiç düşünebiliyor musunuz? Haydi, Mustafa Bey; CHP İzmir Milletvekili olarak şu konuya bir el atıverin. Görelim CHP’li milletvekillerimiz kentimize çözüm üretebiliyorlar mı?

        Bu kararı kim aldı acaba? Cevap hazır: Om mani padme hum...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar