Çırak, kalfa ve usta...
Bu sadece bir meslek silsilesi değil; bir ehliyet ve tecrübe iddiasının seyir defteridir.
Her meslekte geçerlidir. Avukatlıkta, doktorlukta, mühendislikte çok sık aktarılan bir maharet ve iltifat ifadesidir... Berberlikte de, siyasette de geçerlidir.
Bu aynı zamanda bir iftihar anlatımıdır. Hayata halim olma iradesinin başarısı olarak sunulur. Halk arasında yaygın ve tesirli cümlelerle bu özelliği pekiştiririz.
“Biz çekirdekten yetiştik” deriz...
“Biz çıraklıktan geldik” deriz...
Tayyip Bey göreve ilk geldiğinde, “Biz İstanbul Belediyesi’ndeki tecrübelerimizle meselelerin üstesinden gelecek ehliyet ve dirayetin sahibiyiz” diyordu.
Doğrusunu söylemek gerekirse çabuk intibak etti. Bürokratik engelle karşılaşmadı. Çünkü hemen kendi kadrosunu göreve getirdi. Muhtemel mukavemetleri peşinen kırdı.
Kalfalık sırasında da kendi dönemlerindeki Türkiye gelişmesini geçmişte rastlanılmayacak kadar önemli ve etkili bir yönetim becerisi olarak sunuyordu.
Şimdi ustalığın altını çiziyor.
Halk bu silsileden hoşlanır. Çünkü ustalık son kademedir. Sonrası ise ebediyet...
Tayyip Bey kurnaz davrandı. Halkın nabzını iyi tuttu. Nabzın istediği şerbeti verdi.
Bu propagandanın halkın dilindeki yorumu şudur: “Adam açık açık söylüyor. Ustalık döneminden sonra çekilecek. Yolu gençlere açacak. Bizden son kez destek istiyor. Beğenmediğimiz şeyler var; ama son kez olacağı için oyumuzu vereceğiz...”
Tayyip Bey bir de pekiştirme vurgusu yapıyor: “Bir dönem mola vereceğiz.” (Yani cumhurbaşkanı olacak...)
Siyasette hiç bu kadar etkili bir propaganda görebildiniz mi? Her türlü sayıdan, lütuftan, keremden, inayette daha akılda kalacak bir şey söylüyor: “Ustalık“...
Çırak, kalfa, usta silsilesiyle siyaset reklamı yapmayı kim bulmuşsa önemli bir etki iştahı yaratmış...
Tayyip Bey “başkanlık sistemini tartışmaya açmasaydı” bu propaganda çok daha etkili olurdu...
Acaba, Kemal Bey’in “bedelli askerlik” ve “aile cüzdanı” vaatleri bu tesirleri sınırlayabilir mi?
Şu an itibariyle inandırıcılıkta Kemal Bey daha yüksek bir katsayı ile dikkat çekiyor...
Küçük notlar...
Tayyip Bey “Ben yıldızları saymam” diyor. Ama muhtemel milletvekili sayımı yapmış. 315 ile 335 milletvekili çıkarırız diyor. Bu sayı üçüncü turda Cumhurbaşkanı seçmek için yeterli...
Kanun Hükmünde Kararname tasarısının Anayasa Komisyonu yerine Plan Bütçe Komisyonu’nda görüştürülmesi şık ve hukuki olmamıştır. Bu ısrarın nedenini kimse anlamadı.
Acaba bundan sonra Bütçe Kanunu “anayasa komisyonunda mı” görüşülecektir. Bunun ne kadar abes olduğunu düşünün ve KHK tasarısının Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi hakkında adaletinizi ve isabetinizi gözden geçiriniz.