Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Önceki gece Kanal D haber programında Cüneyt Özdemir, Yargıtay’ca verilmiş kesin hükme rağmen, Enerji Piyasası Kurulu’nun, elektrik faturalarında harcama kalemlerini gizlemeyi planladığını açıkladı.

        Peki, Enerji Piyasası Kurulu bunu yapar mı?

        Evet! Yapar... Yaparken de hiç kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Yargıtay kararını da umursamaz...

        Elektrik faturalarının makul ölçekli ve detaylı bir bilgilendirme modeli vardı. Kullanıcılar, gelen faturaları detaylı okur, neler için nafile ödemeler yaptığının acısını çekerlerdi.

        Şimdi faturalandırma modeli değiştiriliyor.

        Yani yurttaş, ne için para ödediğini bilmeyecek...

        Yani kazık atmada üslup zarafeti, kimsenin kolayca farkına varamayacağı gizli kapaklı bir kamu tertipçiliğine ve yurttaş kazıklama modeline dönüşüyor.

        ***

        Cüneyt Özdemir, bu durumla ilgili olarak yaptığı haber röportajlarında, yurttaşların nasıl ızdırap çektiklerini sergiledi.

        Bu manzarayı görmenizi çok isterdim.

        Yokluk içinde kıvranan yurttaşların, devletin yeni planladığı gizli kazıklama modeline isyanlarını görmeliydiniz...

        Program akışı içinde, halkın karşı karşıya bırakıldığı durumu Barış Manço’nun ünlü “cacık gibi” şiirinden bahsederek açıkladı. Ama şiiri okumadı.

        Bu şiir halk arasında “Kendimi hıyar gibi hissediyorum” olarak bilinir.

        Cacık Gibi

        Sözüm meclisten dışarı dostlar,

        Bugünlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum.

        Hani dilim dilim doğrasalar beni,

        Marmara, Ege, Karadeniz; hatta Akdeniz

        cacık olur diyorum.

        Derdim öylesine büyük ki dostlar,

        kırka yarıp, yine kırka bölseler

        ve kırk bostana gübre diye serpseler,

        kırk bin tane ot biter de,

        kırk bin derde, deva olur diyorum.

        Ne oldu bana böyle durup dururken,

        oğlan aldı başını gitti;

        kız zaten lafımı dinlemezdi,

        düğmem kopuk, paçam sökük,

        oramda, buramda çengelli iğneler,

        bir de çengelli iğne nazar bozar derler...

        Hanımın çorabı kaçık, başında bigudiler,

        karabaş bile suratıma bakıp havlıyor.

        Övünmek gibi olmasın ama dostlar,

        kendimi hıyar gibi hissediyorum.

        Hani ince kıyım doğrasalar beni,

        Akdeniz cacık olur diyorum...

        Ve hatta Atlas Okyanusu

        ve hatta Hint Okyanusu

        ve hatta Büyük Okyanus cacık olur diyorum

        Böyle cacığa rakı mı dayanır,

        çivi çiviyi söker derler,

        soğuktan donanı buzla ovarlar,

        ben zaten yanmışım dostlar,

        peki beni fırına mı koysalar?

        Zeytin suyuna kuru ekmek,

        böyle gelmiş böyle gidecek...

        Hadi hayırlısı sevgili okuyucularım...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar