Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İçine onca evladını göme göme, içinden Cemil’inin kemikleri bile kaçırıla kaçırıla, Berfo Ana Tarihi gözlerini yumdu.

        Fakat sanmayın ki bakmıyordur.

        Madem ki, Cemilimin kemiklerini bulmadan beni gömmeyin, demiştir; işte gözleri üzerinizdedir.

        Kenan Bey’in de Tayyip Bey’in de.

        Biri oğlunu almıştır; diğeri oğlunun kemiklerini vermeye yemin etmiştir.

        Ne birinin aldığı oğul var; ne diğerinin söz verdiği kemikler.

        105 yıllık gözlerle birlikte defter kapandı sanırsın; o 105 yıl gözlerini sana diker.

        Çünkü bir düşüneceksin…

        Bu kadar çok evlat öldü, öldürüldü, kiminin kemikleri dahi bir mezardan, bir duadan, bir tas sudan kaçırıldı da…

        Berfo Ana neye tutundu, neden bir asrı devirdi, neden hiç ölmedi!

        Tam orada, tam onda; yıkılmış, yığılmış, tükenmiş, susmuş, evladını kalbine gömmüş nice ananın kederden kaderini direncine ömür, ömrüne umut, umuduna mücadele kılmış; tüm kayıpları evladından evlat yapmış bir kadının, tüm anaları yüklenmiş bir ananın, tarifsiz bir tarihin inadını göreceksin.

        O yüzden, öldü san; ölmemiştir…

        Madem ki, Cemilimin kemikleri olmadan asla, demiştir!

        ***

        İnsan hakları, hukuk, hak, özgürlük, barış, evlatlar ölmesin, analar ağlamasın falan filan diyorsan…

        CIA-Gladio gazlı, NATO bezli, kontrgerilla kusmuklu darbesinin öncesi ve sonrası, bir elinde darbesever sermaye, bir elinde sermayesever IMF; evlatları yutan, kemikleri bile yok eden, suretleri hiç tükenmemiş bu Kenan Paşaların adını çocuklarına, sokaklarına, okullarına, alınlarına yapıştırmış bir milletin bizatihi kendinden özrü olacak…

        Alacaksın, Berfo Ana’nın gözleri açık, 105 yıllık heykelini; yüzümüze, gözümüze, dizimize karşı dikeceksin.

        Biz utanacağız, utanırsak…

        O hepimizi teskin ve teselli edecek.

        Baktıkça talihini, tarihini ve sadece onun gözlerini görmeyeceksin; o cephede şu cephede, sıvasız hanelerinden sırasız ölümlere yollanmış her çocuğun, ayrımsız her evladın kadim hatırası önünde eğileceksin.

        ***

        2011 ortasıydı; Başbakan’ın yüzüne, gözüne karşı sözünden sonra, Berfo Ana Kars’ta oğlunun işkenceyle yok edildiği “Eğitim Enstitüsü”ne vardı.

        Yanındakilerden Sebla Ercan, bu sütunda şöyle anlatmıştı:

        Vali sözünü tuttu. 12 Eylül’ün işkencehanesine girdik.

        Cemil Kırabayır, Mahmut Kaya bu binada kaybedildi, yazan 6 metrelik afişi astık.

        Berfo Anne’nin feryadı dayanılır gibi değildi:

        Oğlum… Çocukken darda kaldığında, ana beni kurtar diye kucağıma koşardın.

        Burada da, ana beni kurtar, diye bağırdın mı?

        Seni kurtaramadığım, 31 yıldır seni bulamadığım için bana küstün mü yavrum?”

        ***

        Bu sütundaki, böyle nice evlada, nice anaya dair bir “bayramlaşma” yazısından satırlarla bir daha selamlayayım:

        Ben Cemil olsam…

        Sen Cumartesi olsan.

        Varsam Berfo Anamın yanına, bir asırlık kederini öpsem de alsam.

        Sen anne olsan ben evlat; sen evlat olsan ben baba; sen baba olsan ben kardeş.

        Bir sokağın köşesinden, bir çukurun içinden, bir mezranın çorağından, bir tarlanın kurağından, bir kuyunun kuytusundan, bir kuytunun hatırasından çıksam da yanına varsam.

        Çıksam da yanına varsam…

        Çıksan da yanıma varsan.

        Ben bayram olsam, sen bayram olsan.

        Gelsen, bir gelsen de öpsem…

        Ezeli matemin kuyusundan bir çıksam… bir çıksam dipsiz kuyularımdan.

        ***

        Yorgun bir baba, daha 13’ünde alınıp bir çukurda yok edilmiş Seyhan’ının peşinde, Başbakan’a “Evladımın kemiklerini arıyorum” diye seslenirken, evladını gömdüğü kalbi durmuştu…

        105’inde bir ana da, “Cemilimin kemikleri olmadan beni gömmeyin” diye vasiyet etti.

        Evlat diye bir kemiğe bile kurban anaların babaların ülkesi.

        Evladına hayat diye, bir kabri olsun diye çırpınanların duası.

        Ama hemen tükenmiş ama yıllar boyu direnip de gitmiş ana babaların; bir de böyle öksüz, yetim kalmış kayıp evlatlarının sonsuz yası.

        ***

        Berfo Karabayır, sadece kayıp bir evladın anası değil…

        Kayıp bir tarihin her sayfasıdır!

        ***

        Oğlumun kemiklerini arıyordum, artık öldüm, 27 Ağustos 2010:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/546289-oglumun-kemiklerini-ariyordum-artik-oldum

        Kemiklerin hukuku, 7 Şubat 2011:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/598914-kemiklerin-hukuku

        Tarih değişmese de farklı okunur, 29 Haziran 2011: http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/643906-tarih-degismese-de-farkli-okunur

        Kimimiz eliyle yazıyor… Kimimiz tırnakla kazıyor, 24 Şubat 2012:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/718853-kimimiz-eliyle-yaziyor-kimimiz-tirnakla-kaziyor

        Anasın; evladın mezarını yüreğine kazarsın, 17 Ekim 2012:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/785979-anasin-evladin-mezarini-yuregine-kazarsin

        Nasıl oluyor, hiç utanmadan, 11 Kasım 2012:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/793023-nasil-oluyor-hic-utanmadan

        Oğlumun tek kemiğine bile razıyım, 25 Kasım 2011:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/691265-oglumun-tek-kemigine-bile-raziyim

        Kenan Paşa Tarihi ile Berfo Ana Tarihi, 6 Nisan 2012: http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/731511-kenan-pasa-tarihi-ile-berfo-ana-tarihi

        Sen ben olsan, ben sen olsam, 19 Ağustos 2012:

        http://www.haberturk.com/yazarlar/umur-talu/769317-sen-ben-olsan-ben-sen-olsam

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar