Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Şimdi ben Halit Kaplan olsam mesela.

        Nasıl olsa yaşım bir.

        İstersen sen ol, mesela.

        Ben olsam, bir hayalim olsa.

        Sen olsan, bu senin hayalin olsa.

        Şemdinli’de Halit Kaplan olsak, bayramın birinci günü.

        Üç oğlum gelse elimi öpmeye.

        Küçük, ki üç yıldır görmemişim, 12’ydi dağa götürdüklerinde, 15 olmuş mu, nasıl da büyümüş, şaşırmışım.

        Ölmemiş, yok olmamış, solmamış olsa. Karşımda şöyle gülümsemiş olsa.

        O ellerime sarılmış, ben ona doyamamış olsak.

        O dağdan yanıma gelmiş olsa, ama aha şuradaki yangın da çoktan sönmüş olsa. Ekinim kurumamış, keçilerim tükenmemiş olsa.

        Bayram böyle bayram ya; iki oğlum daha haneme varsa.

        Biri Adıyaman’da asker, biri Malatya’da teskere bekler.

        Dönüp dönüp birbirimize aynı soruları sorsak; hatta başka hiç soru olmasa, hep “İyisin” desek; soru olmaktan çıksa, temennide bile kalmasa, öyle iyi dolu, iyilik dolu bir iyisin, iyisin olsa.

        Bayram, bayram olsa.

        ***

        Şimdi ben Uzman Çavuş Caner Kesimal olsam…

        Sen Uzman Çavuş Kemal Aktay olsan.

        1. Jandarma Komando Tugayı, Çakırsöğüt’te olsak.

        Tabii hiç ölmemiş olsak.

        Yangın bitmiş olsa; bombalar durmuş, silah susmuş olsa.

        Eve dönmeye hazırlansak.

        Çocukları öpmeye sabırsızlansak.

        Anamızın, babamızın yanına varacak olsak.

        Ben arada bir Uzman İbrahim Kurt da olsam.

        Sen o sıra Astsubay Murat Bayram da olsan.

        Nefes nefese ondan ona koşsak; ben Uzman Jandarma Çavuş Bayram Tekin de olsam; bayramda.

        Sen Jandarma Teğmen Korhan Kuruçay da olsan, hemen yanımda.

        Hep birlikte olsak.

        Hep birlikte ölmemiş olsak.

        Bir de Uzman Çavuş Kemal Ekinci artık dönmüş olsa.

        Kaçırılmasından bir yıl sonra sağ salim dönmüş olsa, biz hiç ölmemiş olsak, Canerlerin, Kemallerin, Korhanların, Muratların, Bayramların bayramı da olsa.

        Tugay komutanımız emekli olsa da, vedalaşmadan sessizce gitmemiş, hepimizle bayramlaşmış olsa.

        Zaten çoğumuz hepten dönmek üzere olsa.

        Bayram, bayram olsa.

        ***

        Ben Cemil Karabayır olsam.

        Sen Cumartesi olsan.

        Varsam Berfo Anamın yanına, bir asırlık kederini öpsem de alsam.

        Sen anne olsan ben evlat; sen evlat olsan ben baba; sen baba olsan ben kardeş.

        Bir sokağın köşesinden, bir çukurun içinden, bir mezranın çorağından, bir tarlanın kurağından, bir kuyunun kuytusundan, bir kuytunun hatırasından çıksam da yanına varsam.

        Çıksam da yanına varsam…

        Çıksan da yanıma varsan.

        Bayram, bayram olsa…

        Ben bayram olsam…

        Sen bayram olsan.

        Gelsen, bir gelsen, gelsen de bir öpsem.

        Ezeli matemin kuyusundan bir çıksam… bir çıksam dipsiz kuyularımdan.

        Not: İlk bölümdeki Halit Kaplan’ı, bugünün iyi muhabirlerinden Zülfikâr Ali Aydın’ın Habertürk’teki Şemdinli izlenimlerinden aldım hüznüme. İkinci bölümdeki Çakırsöğüt’ü, bu bayram da orada bulunan askerlerin; yazıda ismi geçen ve artık aralarında olmayan (kimini daha önce de yazdığım) arkadaşlarını anan mektuplarından aldım matemime. Son bölümdeki “Cumartesi”yi dün 385’inci kayıp yaşındaki bir meydandan aldım kalbime.

        Başta annem, babam, ablam, kayınpederim, arkadaşlarım, dostlarım… kendi yakın-uzak kayıplarımı da anarak…

        Sizlerin tüm kayıplarınıza da saygıyla, her şeye rağmen iyi bir bayram ve bayram bayram olsa dileğimle.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar