Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Adını Apdi İpekçi'nin katili Mehmet Ali Ağca'nın nişanlısı olarak duyurduktan sonra, bir İtalyan avukat ile evlenerek Licursi soyadını alan Rabia Kazan, küçük yaşlarda takmaya başladığı türbanı çıkartarak "Fransız kadınına döndüm" demiş...

        Sağdan-sola büyük bir değişim yaşadığını vurguluyor, ülkücü olduğu günleri anı defterinin sararmış yapraklarına bırakıyor...

        Kendisindeki değişimi Pazar Vatan'a anlatan Kazan, "Türban farklı sorumluluklar getiriyor ve ben bu sorumluluğu daha fazla taşımak istemedim. Kapalıyken Arap kadınlarını temsil ediyor gibiydim, şimdi ise Fransız kadınlarının modasından etkileniyorum. Yurtdışındayken dekolte giyiniyorum ama Türkiye'de hâlâ o kadar cesur olamam" diyor.

        Türbanını çıkaran kadın örnekleri anımsamak istiyorum. Aklıma, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın eşi Reyhan Hanım, sanatçılardan Necla Nazır'ın türbanı bir takıp bir çıkarması geliyor.

        TÜRBANI ÇIKARMAK KOLAY MI?

        Bir kere türbanı taktıktan sonra çıkarmak kolay bir hareket midir?

        Müslüman dünyasının en etkili 500 ismi içinde anılan ve İslam coğrafyasının en tanınan profesyonel kadın moda tasarımcısı olan Rabia Yalçın'a bu soruyu yöneltiyorum.

        Yalçın'ın soruma muhatap olmasının nedeni; bir kere türbanlı, ikincisi dekolteleri tasarımlarında cesurca kullanabilen bir tasarımcı. "Hiç kolay değil, şahsen benim için kolumu kesmem gibi bir şey" diyor Yalçın.

        Mini etek giymek gibi, türban takmanın da kadının bedeni üzerinde tercih hakkı olduğunu savunan Yalçın'a "Türbanı taşımanın zorluğu nerede başlıyor" diye sorduğumda ise "İnancınızı kaybettiğiniz zaman, eğer inancınız kaybolmuşsa 2 gramlık bez, 20 ton gibi gelir" karşılığını veriyor.

        Yalçın İslami yaşamı seçerken, ekonominin gerçeklerine de hiç uzak durmuyor.

        Bağdat Caddesi'nde R4 diye bir mağaza açan Yalçın hedeflerini şöyle anlatıyor:

        "Altyapımı uluslararası mağazalar zinciri olmak üzere planladım. Önce Amerika, Ortadoğu'ya açılacağım. Doymuş ve yaşlı bir pazar olduğu için Avrupa'yı en sona bıraktım."

        LİDER EŞLERİ DE SANATÇI DA VAR

        Yalçın'ın müşteri yelpazesi geniş. Kendisi isim vermek istemese de medyaya yansıyan isimler var. Bunlardan en ünlüsü Hülya Avşar. Yalçın'ın tasarımlarından kullanan Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın eşi Esma Esad, 2009 yılında Gazze'ye yardım için düzenlediği defileyi himaye etmişti.

        Ekonomik kriz modacıları etkiliyor mu?

        Yalçın bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

        "Devlet ekonomik krizden etkilenmediğimizi söylüyor ama benim bütçem böyle demiyor. Maliyet ve fiyat dengesi bozuldu. Kârımız eridi. Belki şunu söyleyebilirim, eskiden dünyada bir kriz rüzgârı estiği zaman, Türkiye'de hortum olurdu; şimdi işletmeleri kapatmıyoruz, çalışanlar devam ediyor. Tecrübelerimiz arttı."

        Bir soru daha: Konfeksiyon sanayii, tasarımcıyı destekliyor mu?

        Yalçın "Bizim halkımız doktora verilen para gibi tasarımcıya ödenen bedeli de kayıp olarak görüyor. Sektör kopyalamaya alışmış, makyajlayıp satıyor. Oysa rekabet gücümüz tasarım ile artar. Öyle kalitesiz ve sağlığa zararlı kumaşlar kullanılıyor ki dikkat edin artık insanların teri çok kötü kokuyor" diyor.

        Türbanı nedeniyle ilkokulu bile yarım bırakmak zorunda kalan Yalçın'a son bir soru: "Mesleğinizi nasıl geliştiriyorsunuz, kaynağınız nedir?"

        "Gözlerim... Bakar, görürüm. Araştırırım."

        Asya Futbol Federasyonu, FİFA'dan 3 Mart'ta Londra'da düzenlenecek toplantıda, 2007'de başlattıkları "İslami forma" yasağını kaldırmasını önerecek.

        Türban ile maç devam ediyor. Birileri kozlarını paylaşırken, kadın kendi dünyasını tasarlayabiliyor mu? Mesele bu.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar