Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Türk Hava Yolları her geçen gün, özellikle Uzakdoğu ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkeye ulaşmaktaki en büyük problem olan "bezdirici ve perişan edici aktarmalardan bizleri kurtarmaya devam ediyor.

        Artık bu ülkelere yapılan seyahatler sırasında aktarmanın gözdesi Dubai, Kahire gibi şehirlerin isimlerini inmeden ve uçak değiştirmeden yalnızca ekrandaki uçuş haritasında üstünden geçerken görünce, hem zamandan hem paradan ne kadar kâr ettiğimi hesaplayıp, daha da bir keyiflenerek gömülüyorum uçakta oturduğum koltuğuma.

        Bu ayrıcalığı yaşadığım en son uçuşum ise Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'a yapılan "ilk sefer"e denk geldi bu defa.

        İLK SEFER RİTÜELLERİ

        İşte size kimi zaman "Burası da neresi?" dedirtecek kadar farklı noktaları uçuş ağına katmaya devam eden Türk Hava Yollarının 222'nci uçuş noktası olan Kuala Lumpur uçuşunda yaşanan "ilk sefer ritüelleri"...

        ■ Genel ve gizlenmesi pek de becerilemeyen, tuhaf, çocuksu heyecan yolcusundan personeline kadar herkese hâkim oluyor bu ilk uçuşlarda.

        ■ Her zaman "ilk sefer" böyle mi olur yoksa milletvekilleri ve yönetim kurulu üyeleri de uçuyor diye miydi bilmiyorum ama uçağa alındığınız kapının önünde gayet şık ve havalı bir kokteyl ortamında salındıktan sonra uçağa geçiliyor.

        ■ "İlk sefer"in anısına "Keşke herkese nasip olsa" dedirtecek kadar insana kendini "özel" hissettiren kırmızı kurdeleli bir zarfın içinde İstanbul-Kuala Lumpur hattının ilk uçuşuna dair sertifikanız takdim ediliyor. Bence Türk Hava Yolları'nın en "lokomotif"i olan ikramı ve personeli yine muhteşem ve yine hazırlığın ve servisin sınırlarını zorlayacak kadar başarılıydı. Zaten normalde bile "Daha ne olsun?" dedirten ikramda "ilk sefer" diye abartı bir durum yaşanmıyor.

        ■ Uzun uçuş boyunca kendini hafif rehavete bırakan heyecan durumu daha alçalmaya başlarken bile tekrar kabine hâkim olmaya başlıyor. Ve bu durum uçağın bir ilk sefer geleneği olan ve sağlı sollu itfaiye araçlarından sıkılan suyla selamlanmasıyla öyle coşkulu bir hal alıyor ki; alkışlar ıslıklar birbirine karışıyor o anlarda.

        ■ Uçaktan inildiğinde, yine süslü ve bol ikramlı bir karşılama, çok katılımlı bir bürokrasi ve basın ordusuyla karşılaşılıyor genelde.

        Her ne kadar bir hattın kârlılığı hakkında, "Dolu gidiyordu hep uçaklar" diye ahkâm kesmemek gerektiği, uçağın en az kabini kadar kargosunun da dolu olması gerektiği bilgisine vâkıf olanlardan olsam da, yine de bu kadar yeni uçuş rotalarından bahsetmişken; kendim ve azımsanamayacak kadar Miami'de evi barkı, işi gücü, çoluğu çocuğu olan Türkler adına İstanbul-Miami-İstanbul uçuşlarının tekrar başlatılması ricasında bulunarak, iniyorum artık havadan karaya..

        Bürokratik uyum

        Kuala Lumpur'da geçen günlerin pek çoğunda Türkiye Cumhuriyeti Kuala Lumpur Büyükelçisi Serap Ataay, kendisine bağlı olan müşavirliklerden Basın Müşaviri Bora Er ile Ticaret Müşaviri Esat Durak ile beraberdik. Dozunda "mon cher" duruşu, dolu dolu tokalaşması, içten sohbetiyle tanışır tanışmaz insanın kanının kaynadığı, sanki "Kanatlarımın altında güvendesiniz" dermişçesine bakışlara sahip bir kadın Serap Atay.

        Büyükelçimiz elvermişçesine aynı haller müşavirler Bora Bey ve Esat Bey tarafından da benimsenmiş durumda. Hem samimi hem de ehil bir şekilde Malezya'nın hassas dengelerine riayet etmek suretiyle bu ülkeyi en iyi şekilde bizlere tanıtmak için ellerinden geleni yaptılar. Sevgi ve saygı sınırları çok iyi çizilmiş "ast-üst" kurumunun bir abla-kardeş ilişkisi ve uyumu versiyonunda da yaşanabileceğini görmüş olduk Kuala Lumpur Büyükelçiliğimizin çatısı altında.

        Çarşamba günü Kuala Lumpur'daki yaşama dair notlarla görüşmek üzere...

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar