Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        FİKS laftır aslında; hepimiz doğduğumuz, büyüdüğümüz memleketler için sonradan mutlaka “Eski tadı yok” deriz. Aynı şey benim için de geçerli. Memleketim Ankara öyle çok değişti ki. Neyse ki değişmeyen tek şey dostlar ve dostluklar… Geçen hafta tatlı, tatsız nedenlerle iki kere gittim Ankara’ya. Bunlardan birinde, yeni bir mekân olan Molto’da eski dostlarım Ekrem Vardar, Hüma Sade ve Murat Börekçi ile buluştum.

        SAĞLI SOLLU MEKÂNLAR

        Molto, Tepe Prime’da. “Tepe Prime neresi” diyecek olursanız, burası için iki iş kulesinin ortasından geçen verevine bir sokak diyebilirim. Ama bir AVM değil. Çünkü dükkân olarak yalnızca bir Mercedes Benz showroom’u ile bir de Gratis mağazası var Tepe Prime’da, gerisi tamamen yeme ve içme… Bütün sokak baştan sona restoran, pub, bar ve bistrolarla kaplı. Hepsi de ağzına kadar dolu. Molto da bunların en yenisi. Murat Börekçi’nin Ankara’da sahibi olduğu NumNum ve Mezzaluna restoranlarının dışında franchise olmayan bir konsept. Bu yeni konseptte yalnızca Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin yemeklerine yer veriliyor. Türkiye, Yunanistan, İtalya, Fransa, Lübnan, Fas ve İspanya gibi aynı denizin etrafında olan ülkelerin mutfaklardan izler taşıyan Molto’nun mönüsünde pide de var pizza da, mantı da var makarna da. İçki mönüsüne üstat Oğul Türkkan’ın, yemek mönüsüne ise şef Emre Şen’in dokunduğu Molto’da ne tattıysam gayet iyiydi. Ankaralılara ve Ankara’ya yolu düşeceklere enerjisi gayet iyi olan Tepe Prime’ı görmelerini, hazır gitmişken de Molto’nun son derece ekonomik ve lezzetli mönüsünden bir şeyler denemelerini tavsiye ederim.

        İletişim şart!

        Hep diyorum tanıtım, iletişim ve reklam çok önemli diye. İş arkadaşlarımdan Ebru Hazaroğlu söylemeseydi adını bile duymayacaktım bu sağlıklı yaşam merkezinin. Zorlu Center’daki bu merkezin adı Memorial Wellness. Adı yanıltmasın çünkü bir güzellik merkezi ya da hastane değil; insanın bedensel, zihinsel, ruhsal ve fiziki açıdan tam bir uyum içinde olmasını sağlayan bir merkez. Morini İstanbul’da katıldığım bir davet arasında kısacık da olsa gezme fırsatı bulduğum mekânın özellikle dekoru çok etkileyici. Sırf ben değil, dünyanın en ünlü kozmetik ve bakım markalarından biri olan L’Oréal’in CEO’su Jean Paul Agon da buranın dekorunu görünce bayılmış ve burası için “Dünyada gördüklerim arasında ilk üçe girecek kadar iyi” demiş. Yolunuz düşerse bir gezin derim.

        Ankaralılara kocaman bir teşekkür

        GEÇENLERDE stratejik pazarlama ve marka yönetimi uzmanı gazeteci dostum Yelda İpekli’nin bana anlattığı bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istedim. Yelda, Sinpaş Holding’in düzenlediği bir konferansa katılmak üzere başkentteymiş. Oturumun soru cevap bölümünde katılımcılara “Lifestyle köşe yazarlarından kimleri okursunuz?” diye sormuş. Salonun büyük bir çoğunluğu “Habertürk’ten Sermet Severöz, çünkü o Ankaralı” diye cevap vermiş. Sevgili hemşerilerim nasıl mutlu ettiniz beni, hepinize çok çok teşekkür ederim.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar