Kıyamet ne zaman kopacak?
Yüce Allah, kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgiyi peygamberlere bile vermemiştir. Kıyamet ansızın gelecek, yıldızlar dökülecek, dağlar yürütülecek, yani göklerle yerin şekli tamamen değişecektir
GÜNÜMÜZDE kıyametin kopuşuyla ilgili birtakım görüşler ortalıkta uçuşmaktadır. Bazıları Maya takvimini esas alarak hüküm yürütüyor, bazıları da eskiden gelen hurafe anlayışları gündeme getirip açıklama yapıyor. Bu konuyu, Kuran'ın egemenliğinde soruşturmak ve doğrusunu yazmak zorundayız. Kıyametin kopuşuyla ilgili ayetlerden biri şöyledir:
"Sana kıyamet saatinin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. De ki: 'Onun bilgisi ancak Rabb'imin katındadır. Onu zamanında açığa ancak O çıkarır. Bilgisi göklere ve yere ağır gelmiştir; o saat ansızın size gelecektir.' Sanki, sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. De ki: 'Onun ilmi Allah katındadır.' Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmiyorlar." (Araf, 187)
Şimdi ayetin analizine geçebiliriz.
a) "De ki: Onun bilgisi ancak Rabb'imin katındadır."
Kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi peygamberlere de verilmemiştir. Onun için insanların bu konuyu araştırmaları, ona emek sarf etmeleri lüzumsuzdur. "Kıyamet saatini yalnız Allah bilir" (Lokman, 34). "Son saat mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur; fakat insanların çoğu buna inanmaz" (Gâfir, 59).
Yüce Allah kıyametin ne zaman kopacağı bilgisini neden insanlardan gizlemiştir? Bu sorunun cevabını Taha Suresi'nin 15. ve 16. ayetlerinde bulmak mümkündür: "Herkes uğraştığının karşılığını görsün diye, zamanını neredeyse kendimden gizli tuttuğum kıyamet mutlaka gelecektir. Buna inanmayan ve iğreti hevesine uyan kimse, seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun!"
Demek ki kıyametin bilgisi insanlar tarafından bilinseydi, dünya hayatının bir imtihan olmasının anlamı kalmayacak ve iyilerle kötülerin ayrımı olmayacak, adeta imtihanın soruları önceden bilinmiş olacaktı.
b) "Onu zamanında açığa ancak O çıkarır."
Kıyamet hakkındaki bilgi Allah katında olduğu gibi, onun zamanını ortaya çıkaracak olan da sadece O'dur. Muhammed Suresi'nin 18. ayetinde, kıyametin ansızın geleceğine işaret edilmektedir. Kamer Suresi'nin 46. ayetinde ise kıyametin daha belalı ve daha acı olduğuna dikkat çekilmektedir.
c) "Bilgisi göklere ve yere ağır gelmiştir; o saat ansızın size gelecektir."
Yüce Allah kıyameti, bizim beynimizdeki kavrama göre anlatmakta, kıyametin bir ağırlığı olduğuna işaret ederken, bu ağırlığı göklerin ve yerin çekemeyeceğini söylemektedir.
Kıyamet, Kâri'a Suresi'nde şöyle anlatılmaktadır: "Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin? İnsanların, ateşin etrafını sarmış pervaneler gibi olduğu, dağların da atılmış renkli yüne dönüştüğü gündür" (Kâri'a, 1-5). "Gökyüzü yarıldığı, yıldızlar döküldüğü, denizler birbirine katıldığı zaman... " (İnfitâr, 1-3). "Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde... " (Tekvîr, 1-3).
Bütün bu anlatılanlardan anlaşılıyor ki, göklerle yerin şekli tamamen değişecektir. Ama bu bir yok oluş değil, tam tersine bir değişim olacaktır. Bu dönüşümde, ölümlü dünya ve göklerin kanunları, ölümsüz hale gelecektir.
d) "Sanki sen onu biliyormuşsun gibi sana soruyorlar."
Allah, kıyamet konusunda konuşma yetkisini kendisinde tutmaktadır. Bilmeyene soru sorma geleneği hâlâ devam etmektedir. Bu gelenek, hakikat alanına pislik bulaştırma gayreti içindedir.
e) "De ki: Onun ilmi ancak Allah'ın katındadır."
Aynı ayette bu ifade iki kere geçmektedir. Birincisinde "Rabb'imin katında", ikincisinde "Allah'ın katında" denmektedir.
g) "Fakat insanların çoğu bilmezler."
Burada insanların bilmediği şey bize göre, kıyametin ne zaman kopacağı veya kıyametin kopuş şekli değil, kıyametin niçin insanlardan gizlendiğidir. Diğer taraftan insanların bilgisinin bu konuda yeterli olmayacağı da vurgulanmaktadır.
Netice olarak diyebiliriz ki, bilgisini yüce Allah'ın neredeyse kendisinden gizleyeceği kıyametin günümüzde alametlerinden bahsedilmesi hurafe bir anlayıştır.
Mesela "Kıyamete yakın deccal çıkacak, Hz. İsa inecek, zina çoğalacak, yüksek binalar yapılacak" gibi alametler tamamen hurafedir. Kıyametin kopuş anındaki kâinatın durumunu ele alan yüce Allah, bu alametleri sayamaz mıydı? Kıyamet alametleri diye bunları sayan insanlar, Allah'ın bilgisini yetersiz görmüş oluyorlar.
BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor
Muharrem ayının özelliği nedir?
■ Muharrem ayının bir fazileti var mı? Bu ayda oruç tutmanın dini hükmü nedir? D.S.
Oruç ayı ramazan ayıdır. Ramazan ayında tutulmasının sebebi Kuran'ın o ayda inmesi ve Kadir Gecesi'nin o ayda olmasıdır. Bunun dışında hiçbir ayın farkı yoktur. Ancak haram ayları dediğimiz savaşmanın yasak olduğu ayların barış adına önemleri vardır. Ramazan ayının dışında hiçbir ayda tutulan nafile orucun üstünlüğü yoktur. Günümüzde Muharrem ayı orucunun üzerine çok aşırı bir şekilde değer yüklenmekte, neredeyse ramazan orucunun önüne geçirilmektedir. Bu davranış şekli çok yanlıştır.
Tövbede özel bir dua var mı?
■ Tövbe etmenin şekli nasıldır? Belli bir duası var mı? H.D.
Tövbe, geçmişte işlediğin günahları terk edip bir daha işlemeyeceğine karar vermek ve hayatını düzene koymaktır. Şöyle dua edilebilir: "Ya Rabbi, işlediğim günahları bıraktım ve sana yöneldim. Bir daha onları işlememeye karar verdim. Geçmiş günahlarımı affeyle."
Duada eller nasıl olmalı?
■ Dua ederken ellerimizin durumu nasıl olmalıdır? N.C.
Duada ellerin pozisyonu önemli değildir. Önemli olan senin gönlünün samimiyeti, ihlasıdır. Onun için Allahu Teala, Kuran-ı Kerim'de yatarken, otururken, ayaktayken dua edilebileceğini söylüyor.