Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Müslüman şahsiyet, hep iyinin, güzelin, doğrunun ve hakkın arkasında olan; insanların feryatlarını duyan ve çare için koşan; şahsiyetinden fire vermeyen ve onuruyla ayakta dimdik duran kişidir

        GÜNÜMÜZDE İslam âleminde .yaşananlara yol açanlar, birbirlerini öldüren Müslümanlar, Hz. Peygamber ile beraber olmaya layık mıdır? Şu ayet İslam âleminin ne denli Kuran'a ters düştüğünü göstermektedir:

        "Muhammed, Allah'ın peygamberidir. Onunla beraber olanlar kâfirlere karşı kararlı ve tavizsiz, kendi aralarında ise son derece merhametlidirler. Onları rükû ve secde ederken görürsün. Allah'ın lütfunu ve rızasını kazanmayı arzularlar. Onların nişanları, yüzlerindeki secde izidir. Bu onların Tevrat'taki özellikleridir. İncil'deki özellikleri de şudur: Filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış gövdesi üzerinde dimdik duran bir ekine benzerler. Bu ekincilerin hoşuna gider. Allah bunlarla, kâfirleri öfkelendirecektir. Allah, inanıp yararlı işler yapanlara af ve büyük bir ödül vaat etmiştir." (Fetih, 29)

        Ayette geçen "onunla beraber olanlar" ifadesi, sadece Hz. Peygamber'le çağdaş olan Müslümanları değil, aynı zamanda kıyamete kadar gelecek olan, onun getirdiği mesaja inanan tüm Müslümanları kapsamına almaktadır.

        Söz konusu ayete göre, Hz. Peygamber'le olabilmek için Müslüman'ın şahsiyetinde bazı özelliklerin olması gerekiyor. İşte o özellikler şunlardır:

        Ayette geçen kâfir, İslam'a karşı olup düşmanlığını eylem haline getiren kişidir. Hz. Muhammed'e dil uzatan, müminlerle alay edip saldıran, onların inanç ve ibadet özgürlüklerini, haklarını ellerinden almaya çalışan kimselerdir. Bu adamlara ve zihniyete karşı kaya gibi duran ve asla taviz vermeyen Müslümanlar, hakkı oluşturan tüm değerleri müdafaa etmekten taviz vermeyen bir şahsiyete sahiptir.

        YÜZDEKİ NUR

        Günümüzde ayetin bu kısmı ters çevrilmiştir. Müslümanlar, kâfirlere merhametliyken, kendi aralarında kavga etmektedirler. Müslümanlar birbirlerinin kanını akıtırken Hz. Muhammed ile beraber olmaya layık olabilirler mi?

        Hz. Peygamber'den önce kitap ehli, ilahi mesajın metnini değiştiriyordu; günümüz Müslümanları Kuran'ın metnine dokunmuyor, ama kendi şahsiyetlerini Kuran'a ters düşecek şekilde değiştiriyorlar.

        Müslüman şahsiyet, Allah'a karşı kulluğunu gösterirken, kibrini ayaklar altına alacak olan rükû ve secdesini yapar, namazını kılar. Onun bu denli içtenlikle, ihlasla, samimiyetle ibadet yapması yüzünün nurundan anlaşılır. Böylesine nurlanmış insan, kötülük yapmaz.

        Yüce Allah'ın, hem ferdi hem toplumsal manada Müslüman şahsiyetleri ekine benzetmesi, onların birbirine yakın, omuz omuza, aynı seviyede bir toplum oluşturmaları nedeniyledir. Meyve bahçesine değil de ekin tarlasına benzetmesinin manidarlığı budur. Meyve ağaçları birbirinden uzaktır ve aynı boyda değillerdir. Ekin tarlasındaki ekinin durumu bundan çok farklıdır. Müminlerin ekinler gibi birbirine yakın olmaları, birlik-beraberliği, yani sosyal bütünlüğü ve sosyal gücü ifade etmektedir.

        "Gövdesi üzerinde dimdik durur" özelliği, tabiat şartlarının olumsuzluklarına, fırtınalara rağmen ayakta durabilen bir ekini ifade ederken, bunun Müslüman'a olan yansıması şudur: Dünyanın sosyal şartları ne kadar olumsuz olursa olsun; sosyal fırtınalar, belalar, baskılar, zorluklar, fitneler, bozuşmalar, çürümeler, düşmanlıklar, kinler ne kadar güçlü olursa olsun, Müslüman asla yıkılmaz, dimdik ayakta durur.

        KİN BESLEMEMELİ

        İşte, Hz. Muhammed ile beraber olacak Müslüman şahsiyet bu durumda ve bu özelliklere sahip olacaktır. Üretken ve bereketli olmayan; birbirine yakınlık kuramayan; birlik, beraberlik ve sosyal güç oluşturmayan sözde Müslüman şahsiyet, Hz. Peygamber'le beraber olabilir mi?

        Müslüman şahsiyet, dünya insanlığı için üreten, faydalı olan, çözüm için kendisine gelinen; hep iyinin, güzelin, doğrunun ve hakkın arkasında olan; insanlığın çeşitli acılardan çıkardığı feryatları, ahları duyan, çare için koşan; grupların içine girmeden Allah'ın grubundan olan ve o nedenle de özgür olan; düşmanlık, kin ve hasetten temizlenen; problemlerin, belaların, olumsuz şartların altında ezilmeyen; onuruyla ayakta dimdik duran, şahsiyetinden fire vermeyen hale gelince ancak Hz. Muhammed ile beraber olmaya layıktır.

        BAYRAKTAR HOCA yanıtlıyor

        Kâğıt üzerinde boşanma olur mu?

        ■ Vefat eden babamın emekli maaşını almak için kâğıt üzerinde kocamdan boşanmamın dinen bir sakıncası var mı? B.Z.

        Çok büyük bir sakıncası vardır. Ne babanın maaşı sana helal olur, ne de bir daha kocanla bir araya gelebilirsin.

        Kazayla süt emmek akrabalığa yol açar mı?

        ■ Hocam, bir erkeğin, eşinin göğsünden kazayla süt emmesi süt akrabalığı doğurur mu? Lütfen bu konuyu açıklayın. Z.T.

        Süt akrabalığı doğurmaz. Çünkü süt akrabalığı olması için sütün 0-2 yaş arasında emilmesi gerekir.

        2 yaşından sonra emilen sütler süt akrabalığına yol açmaz.

        Cuma vaktinde alışveriş yapılır mı?

        ■ Cuma vakti alışveriş yapmak günah mı? D.H.

        Namaz kılan bir Müslüman'ın cuma vaktinde alışverişi bırakıp namazını kılması gerekir. Cuma namazını kıldıktan hemen sonra da alışverişine dönebilir. Ancak cumaya gitmeyen kadınların alışveriş yapmasında sakınca yoktur.

        Yeminden dönmenin yaptırımı nedir?

        ■ Bir konuyla ilgili yemin ettim, ama sonradan pişman oldum. Bu yeminimi yerine getirmememin

        cezası nedir? N.C.

        Yeminini yerine getirmediğin için 3 gün oruç tutmalısın veya 10 kişiyi doyurmalısın.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar