Hisse Senedi Piyasalarında Yerel Seçim Etkisi
etkileyeceği de çok belli olmuyor. Bu anlamda "ucuzken al, yükseldiğinde sat" stratejileri de başarılı olmayabiliyor. Ama piyasa katılımcılarının genelde bildiği üzere, bazı faktörlerin fiyatlar üzerinde etkisi daha net ve baskındır.
Etkili faktörlerden biri de, tüm piyasa araçlarının fiyatlarını doğrudan etkileyen bir tür pazar riski sayılabilecek yerel seçimlerdir. Yerel seçimlerin etkisini çeşitli şekillerde değerlendirmek, ölçmek, tahminlemek mümkündür.
Örneğin, daha önceki yerel seçim öncesi ve sonralarında, İMKB Endeksi'nin, global piyasa getirişinden arındırılmış, günlük getirişinin nasıl seyir izlediğine bakalım. İMKB'nin işlemlere başladığı 1986 yılı başından itibaren 1989, 1994, 1999 ve 2004 yerel seçimleri yapıldı.
Söz konusu dört seçimin piyasaya ortalama bazda etkisini 10 gün öncesinden 10 gün sonrasına kadar günlük bazda uygun modelleme ile belirleyip grafiğe aktardık. Seçime 8 gün kaladan 3 gün kalıncaya kadarki günlerde global piyasalara göre ortalamada negatiflik varken, son 2 işlem gününde pozitiflik yaşanmış. Seçimi takip eden ilk gün görece durağan, ancak 3 günlük süreçte hafif olarak relatif pozitif getiri olmuştur.
Ardından ciddi bir şekilde yukarı hareket (ralli sayılabilir) başlamıştır. Ancak bu ortalama harekette 2004 seçiminden ziyade ağırlıklı olarak 1989, 1994 ve 1999 seçimlerinin etkili olduğunu belirtmeliyiz.
2004 yerel seçimi, aslında genel ortalama hareketten oldukça farklı bir gelişme gösteriyor. Seçimden önceki bir hafta boyunca relatif getiri sağlayan İMKB Hisse Senedi piyasası, seçimi takiben global piyasalara göre önemli şekilde değer kaybetmiş.
2009 Mart seçimleri 2004 benzeri mi, yoksa önceki 3 yerel seçim benzeri hareket mi gösterir?
Piyasalar, 2007 genel seçimdeki oy oranlarından aşağı ya da yukarı yönde önemli bir sapma olmaması halinde tepkilerini ilk olarak pozitif yansıtma eğilimdedir.
Seçimi takiben IMF ile yapılacak görüşmelerin daha öne çıkması muhtemeldir. Bağlantılı olarak ekonomide bugüne kadar açıklanan "tedbirlerin" ötesinde bir "ekonomik paket" açıklanma olasılığı yükseldi. Uzun süredir dile getirdiğimiz Kredi Garanti (Güvence) Fonu, ya da Ülke Fonu konusunda nihayet bir çaba olduğunu görmekteyiz.
Global olarak özellikle çelik ve rafine petrole olan talep, şubat verileri itibariyle yükseldi. Tüketici güven endekslerinde pozitif sinyaller alındı. Öte yandan, global finânsal sistemde sorunlar devam ediyor. Ülkelerin rekabet avantajlarını artırma politikaları da sürüyor. Umarız uzun vadeli strateji açısından Türkiye, reel sektörünün rekabet avantajlarını kaybetmemek ve artırmak üzere ekonomik tedbirleri seçimi takiben hızla alacaktır.
29 Mart 2009 öncesindeki 1 haftalık işlemlerde İMKB, global piyasaya göre yüzde 8 daha fazla getiri sağlamıştır. 2004 dönemine benzerlik aşikardır. Bu benzerlik kapsamında, seçimi takiben global piyasalara nazaran daha az kazandıran; ya da global piyasalar kaybettiriyor ise, daha fazla kaybettiren bir İMKB olabilir. Ayrıca, gün içi ani yükselmeler olsa dahi düzeltmelerin çok çabuk olabileceği öngörülebilir.
Yarın ve hafta genelinde yatırımcıların potansiyel yükselişlerde çok temkinli olmalarını, ani düşme olasılığına karşı "kısmi" realizasyon düşünmelerini tavsiye ediyoruz. Bir de portföy mantığı çerçevesinde, ekonomik tedbirlerden
yararlanabilecek sektör ve şirket hisseleri dikkate alınabilir.