Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÇOCUĞU bir masumiyet abidesi olarak gösteren filmler, denizde kum misalidir. Ama "Dedemin İnsanlan"ndaki gibi, gündelik hayata sinmiş faşizmin bir çocuğun ruhunda yarattığı parçalanmayı yansıtan filmlerin sayısı azdır. Geçen yılın en iyi filmlerinden "Çoğunluk", "babadan oğula geçen" ayrımcılığı anlatıyordu. "Dedemin İnsanları" ise aileden değil toplumdan, sokaktan gelen ayrımcı nefret üzerine odaklanıyor.

        Ozan (Durukan Çelikkaya), Ege'de bir kasabada yaşayan Girit göçmeni bir ailenin çocuğu. Ailesi son derece hoşgörülü ama toplum, filmin bir yerinde söylendiği gibi, eğitim sisteminin katkılarıyla, ayrımcılık zehrini ona da zerk etmiş. Çocukların en büyük eğlenceleri "gâvurları" taşlamak, mahallerine gidip evlerinin camlarını kırmak. Ozan da onlardan biri ama eve gittiğinde, bir sevgi iklimiyle karşılaşıyor. Sokakta gâvur ve eşcinsel diye aşağılananların başköşede ağırlandığı, darbenin sevinç çığlıklarıyla karşılanmadığı bir ev bu...

        "Dedemin İnsanları", Ozan'ın içindeki ayrımcı mikroplardan arınarak temizlenmesi üzerine bir film. Bu iyileşme sürecinde, Çağan Irmak, dedenin (Çetin Tekindor) mübadele döneminde, babanın (Yiğit Özşener) ise 12 Eylül'de yaşadıklarına yakından bakıyor. Ressam Peruzat'ın (Hümeyra) tablolarında olduğu gibi, filmin de bir ana metaforu var: Şişedeki mesaj... Dedesinin doğduğu topraklara ulaşması için denize attığı şişeleri öfkeyle parçalayan küçük Ozan'ın finalde yaşadıkları, her şeyi özetliyor.

        KALPTEKİ İYİLİK...

        Çağan Irmak "Babam ve Oğlum'dan sonra hepimize çok özlettiği o Ege filmi havasını burada bütün sıcaklığıyla çıkarıyor karşımıza. Masumiyetin simgesi beyaz bir Anadol, daracık sokaklar, cumbalı evler, bağlar bahçeler, sakin masmavi koylar, zeytin ağaçları, külüstür minibüsler, zeytin ağaçları, Crystal Gayle dinlenerek dans edilen yaz akşamları ve en önemlisi bu doğal güzelliğin önünde hareket eden, Ege ağzıyla konuşan kadınlar, erkekler... "Babam ve Oğlum"da olduğu gibi Çağan Irmak, bu insanların kalplerindeki iyiliği perdede adeta görünür kılıyor. "Dedemin İnsanlarımda gözümüzü yaşartan, sadece geçmişte yaşanan mübadele ve darbe acıları değil. Hep birlikte saflığın ve iyiliğin güçsüzlüğüne, kırılganlığına ağlıyoruz aslında... "Dedemin İnsanları" Gökhan Tiryaki'nin sıcak, canlı görüntülerinden ses bandına, montajından sanat yönetimine kadar her şeyiyle nitelikli bir iş. Mübadele sahneleri ve gemi bölümü, prodüksiyon kalitesinin açık bir ispatı. Oyuncular da harika bir ekip çalışması çıkarıyorlar. Bence müzik ve dış ses biraz fazla kullanılıyor, senaryo bazen savrulup dağılıyor ama "Dedemin İnsanları", bizi ayrımcılıkla bir kez daha yüzleştiren, seyre değer, önemli bir film.

        Filmin Notu: 7

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar