Mehmet Açar
Mehmet Açar26.06.2020 - 02:11 | Güncelleme: Tüm Yazıları »
Sadece kadınları etkileyen virüs
0:00 / 0:00

Covid-19 pandemisi sonrasında, salgınları konu alan filmlerin nereye doğru gideceğini kestirmek zor. Ama sinemacıların uygarlığın kısa süre içinde çöktüğü eski usul distopik salgın hikâyelerinden vazgeçeceğini pek sanmıyorum. Çünkü o tür filmlerde asıl hedef, hikâyeyi en kestirme yoldan dünyanın karanlık geleceğine bağlamaktır… Salgın, distopik ortamı hazırlayan bir süreçtir sadece…

ABD’li yönetmen Takashi Doscher’in yazıp yönettiği ‘Tek’ (Only) de koronavirüs pandemisinden önce çekilmiş, distopik bir salgın öyküsü… Özellikle evdeki karantina sahneleriyle hepimize Covid-19 pandemisini anımsatacağı kesin… Bu arada, filmde gördüğümüz ‘mükemmel ev karantinası’nı uygulamanın pek kolay olmadığını belirtelim. Akıllı telefonlarını bile poşetle kullanan, sularını kaynatan ve hep konserve yiyen karakterlere göre kendimizi daha şanslı hissetmemiz mümkün.

Filmdeki ölümcül virüsün adı HNV 21… Gezegenimizin yakınından geçen bir kuyrukluyıldızın neden olduğu kül yağmurlarıyla bulaşıyor insanlara. Virüsü kapan erkeklere hiçbir şey olmazken kadınlar peş peşe hayatını kaybediyor.

Film, salgın sırasında dünyada neler olup bittiğini daha çok televizyon haberleri üzerinden anlatıyor ve genç bir çiftin yaşadıklarına odaklanıyor. Henüz enfekte olmayan genç Eva (Freida Pinto) ve onu korumak için elinden geleni yapan sevgilisi Will’in (Leslie Odom Jr.) hikâyesini izliyoruz.

İlk uzun konulu filmi ‘Still’ (2018) ile bazı festivallerde ödüller kazanan yönetmen Takashi Doscher, lineer bir hikâye kurgusu tercih etmiyor… Eva ile Will’in salgının ilk gününden itibaren evde yaşadıkları karantina süreci ile 400 gün sonra çıktıkları doğa yolculuğunda başlarına gelen olayları paralel kurguyla anlatıyor…

Eva, başlangıçta sadece HNV 21’den korunmak için ev karantinasına giriyor. Ama bir süre sonra devlet, Embriyo Projesi kapsamında sağ kalan bütün kadınları belirli merkezlerde toplama kararı alınca, bu kez saklanmak için karantinada kalıyor. Embriyo Projesi’nin hedefi, dünya üzerindeki son kadın ölmeden önce insan soyunu devam ettirmenin bir yolunu bulmak… Hayatta kalan kadınların çoğu, proje kapsamında yürütülen bilimsel deneylere katılmak istemiyor ve kaçıyor. Kaçakları bulup getirene ya da ihbar edenlere ise 2 milyon dolara yakın ödül veriliyor.

İşte bu yüzden, Eva ve sağ kalan diğer bütün kadınlar için dünya, salgının ilk gününden itibaren büyük bir hapishaneye dönüşüyor… Evdeki karantina sürecinde dört duvar arasında kendini tutsak gibi hisseden Eva, dışarı çıktığında herkesin peşine düşeceği 2 milyon dolarlık değerli bir av haline geliyor. Yakalandığı andan itibaren ise Embriyo Projesi’nin kobaylarından biri olarak tüm özgürlüğünü kaybedeceğini biliyor…

Eva sadece devletin özgürlüğünü tehdit etmesinden rahatsız olmuyor. Sevgilisi Will’in karantina sırasındaki aşırı korumacı tutumu da onu rahatsız ediyor. Eva’nın tek arzusu özgürlük… Yazar ve yönetmen Takashi Doscher, filmin bir kısmını Eva’nın özgürlük arzusuyla Will’in onu kaybetmemek için verdiği inatçı mücadele arasındaki çatışmalar üzerine kuruyor… Ama bu çelişkilerden ilginç anlar, sahneler çıkardığı öne sürülemez. Hikâye son bölümde ikisinin çevrelerindeki dünyadan kaçmasına odaklanıyor ve açıkçası ilginçliğini kaybediyor.

Kadınsız bir dünyanın ne kadar umutsuz ve rahatsız edici bir yer olabileceğini düşündürmesi açısından ilgiye değer bir film olabilirmiş aslında ‘Tek’… Hatta bu yanıyla, bebeklerin artık doğmadığı, çocuksuz bir dünyada geçen, Alfonso Cuaron’un bilimkurgu filmi ‘Children of Men’i (Son Umut–2006) hatırlattığı dahi söylenebilir. Ama distopya duygusunu güçlü şekilde hissettiren ‘Children of Men’e oranla çok daha mütevazı, romantik bir film bekliyor sizi… Doscher, sadece bir çifte ve aralarındaki duygusal ilişkiye odaklanıyor. Onları çevreleyen ‘kadınsız dünya’yı ve o dünyanın hallerini anlatmakta yetersiz kalıyor.

Son bölümde hikâyenin akışını değiştiren baba ve oğul karakterleri, açıkçası filme çok şey katmıyor. Bu karakterlerin, dış dünyanın Eva üstündeki baskısını anlatmak için öyküye dahil edildiğini düşünüyorsunuz önce… Sonra Eva’nın seçimleri ve tercihleriyle ilgili ahlaki bir tartışma başlayacağını umut ediyorsunuz. Ama sonuçta her şey avantür filmlerindeki gibi gelişiyor. Filme biraz hareket ve gerilim geliyor sadece…

Final bölümünde, bir sürpriz de var. Eva’nın özgürlük arzusunun onu beklemediğimiz bir yere doğru götürmüş olduğunu öğreniyoruz… Ama davranışlarının nedenini anlasak bile ruhunda olup bitenleri hissedemiyoruz. Sonuçta, Eva’nın iyi yazılmış bir karakter olduğunu iddia etmek çok zor.

Takashi Doscher, farklı zamanlar arasında gidip gelen kurgusu, yer yer Terence Malick filmlerini hatırlatan kamera kullanımı ve montaj anlayışıyla teknik açıdan temiz ve özenli bir iş çıkarıyor. Market sahnesi başta olmak üzere distopya duygusunu sade ve güçlü şekilde yansıtan görsel atmosferi de sevdim… Ama sonuçta ortaya çıkan filmin beni yakaladığını, duygusal olarak etkilediğini söyleyemem.

‘Milyoner’de (Slumdog Millionnaire-2008) genç Latika olarak izlediğimiz Freida Pinto ve ‘Doğu Ekspresinde Cinayet’te oynayan Tony ödüllü Leslie Odom Jr., ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışsalar da filmin lineer olmayan akışı nedeniyle etkili performanslara ulaşamıyorlar.

‘Sadece kadınları öldüren virüs’ fikrinden daha iyi bir film çıkabilirdi gibi geliyor bana... Aslında Takashi Doscher, sağ kalan kadınlar üzerindeki baskıyı öne çıkarması açısından hikâyeyi anlamlı bir toplumsal çerçevenin içine yerleştirmeyi biliyor ama fikri iyi geliştiremiyor. Yine de özellikle anlattığı ‘pandemi psikolojisi’ ile farklı bir gözle izlediğimiz, belirli açılardan ilgiye değer bir film…

Dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl nisan ayında Tribeca Film Festivali’nde yapan ‘Tek’i (Only) BeinConnect Boxoffice’te izleyebilirsiniz.

5.5/10

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ! (0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!