Yeni eğitim yılında yeni sistem
2012-2013 eğitim ve öğretim yılı, (4+4+4) şeklinde formüle edilen yeni sistemle başladı.
Eğitim; ülkenin geleceğini şekillendirecek olan en önemli devlet faaliyetidir.
Eğitim politikası; herhangi bir siyasi partinin, ya da siyasal iktidarın değil; “devlet politikası” olmak zorundadır.
Hükümetlere göre değişen eğitim politikası; “sürdürülebilir” olmadığı gibi; ulusun tümünü kucaklayan bir “devlet politikası” da olmaz.
Eğitimle ilgili ve görevli bakanlığın adının başında “MİLLİ” sıfatının bulunması da; bu bakanlığın diğer bakanlıklardan farkının ve siyasi değerlendirmelerin dışında tutulması gereğinin göstergesidir.
(4+4+4) şeklinde formülleştirilen yeni eğitim sisteminin getirdiği en temel değişiklik;
- İmam hatip ortaokullarının yeniden açılması,
- Okula başlama yaşının 72 aydan 66 aya indirilmesi,
- Kuran-ı Kerim, Hz. Muhammed’in hayatı, Kürtçe ve Arapça’nın seçmeli ders olarak 6.sınıflarda okutulması,
- 8 yıllık “kesintisiz eğitim”in sona erdirilmesi,
- Kuran kursuna devam eden 5.sınıf öğrencisine 1 yıl izin verilmesi,
- Diplomanın ancak lise bittikten sonra verilmesi, şeklinde özetlenebilir.
Türk kadını eğitim ve işgücünde
ne durumda?
Eğitim ve işgücündeki tablo ve kadınların tablodaki yeri; bir ülkenin ekonomide, politik ve kültürel alanlardaki gelişmişliğinin en önemli göstergelerinden biridir.
Eğitim sistemi çağdaş bilime ve kadınların bu sistem içinde aktif yer alma durumlarına göre ülkeyi ileri noktalara taşıyabilecek “insan gücü”nün yetişmesini sağlar.
Eğitim, işgücü ve kadın; ülke kalkınmasında, toplumsal barışın sağlanmasında ve ulusal gelirin “hakça paylaşım”ında birbirlerini tamamlayan üç temel kavramdır.
Nitelikli eğitim almış kadın, iş gücünde de yer alabiliyorsa kalkınma ve çağdaşlaşmanın temel dinamiği oluşmuş demektir.
Bunun tersi bir tablo; “uygarlık yarışı”nda alt sıralarda yer alınacağının işaretlerini verir.
OECD’nin ‘bir bakışta eğitim’ raporu
Ekonomik İşbirliği ve Gelişme Örgütü’nün (OECD) “Bir Bakışta Eğitim” raporuna göre; Türkiye, 15-29 yaş arasındaki kadınların eğitim ve işgücünde “iç açıcı” bir durumda olmadığı ülke konumundadır.
Raporda Türkiye ve Meksika, G20 ülkeleri arasında, kadınların eğitimi açısından “son iki sıra”yı paylaşıyor.
Araştırma, iş gücüne katılımda da Türkiye’nin sonda olduğunu gösteriyor. Türkiye’de 15-29 yaş arası kadınlar; ortalama 7 yıl “işgücü dışında” kalıyor.
Sonuç olarak: Yeni eğitim ve öğretim yılı, yeni sistem hayırlı, uğurlu olsun.