Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Özgürlükçü, çoğulcu, katılımcı ve örgütlü demokrasi; yerel demokrasiyle taçlandırıldığında, kaliteli ve çağdaş bir nitelik kazanır.

        Yerelden filizlenmeyen demokrasinin, odağında insan olmayan bir “üst yapı” yönetimi anlayışını yansıttığı değerlendiriliyor.

        Yerel demokrasi; felsefi olarak halkın yönetime katıldığı ve karar mekanizmasında etkileyici, belirleyici konumuyla söz sahibi olduğu demokrasidir.

        Yerel demokrasiyle oluşan yerel yönetim; yerel kalkınmanın ve kentsel sorunların çözümünde, kentsel vizyonun oluşmasında en etkili organdır.

        Sivil toplum örgütü niteliğini taşıyan Kent Konseyi de; halkın yönetime katılma hakkını kullandığı meşru, yasal ve demokratik bir organdır.

        İŞLEVSEL OLMALI

        Önemli olan nokta; Kent Konseyi’nin “işlevsel” bir nitelikte olması, yerel demokrasinin ve yerel kalkınmanın güçlendirilmesine “katkı” verebilmesi için tarafsız, bağımsız ve özerk bir yapı özelliği taşımasıdır.

        Ancak; Kent Konseyleri bazı belediyelerce belediyeye bağlı bir organ gibi algılanmakta, bu durum da; özünden saptırılan Kent Konseyi’nden beklenen demokratik hizmet üretiminin elde edilmesini engellemektedir.

        Belediye Yasası’nın halkın yönetime katılmasıyla ilgili “Hemşehri Hukuku” başlıklı 13.maddesi; kentte yaşayan herkesin “katılım, bilgilenme ve yararlanma” hakkını hükme bağlıyor.

        Bu yasa; aynı zamanda, “yurttaşlık hakkı ve hukukunu” tanımlıyor.

        Ancak; kentte yaşayan yurttaşlar, yerel yönetimlerde “karar süreci”ne katılım haklarını kullanamıyorlar.

        Oysa; meşru ve yasal bir organ olan kent konseyi; vatandaşın “yönetimine ve karar süreci”ne katılma hakkını kullanamaması durumunda atıl ve işlevsiz kalır. Bunun anlamı da; yasanın uygulanmamasıdır.

        VERİMLİ HİZMET

        Bu arada; Kent Konseyi’nin görev ve sorumluluğu yasada “kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinde yönetim ilkesini hayata geçirmek için halk örgütlenmesi” olarak tanımlanıyor.

        Meslek kuruluşlarının, sendikaların, siyasi partilerin, kamu kuruluşlarının ve mahalle muhtarlarının temsilcilerinden oluşan Kent Konseyi’nin işlevsel olması, verimli hizmet üretmesi için belediye meclisi toplantılarına aktif olarak katılmaları, önerilerinin ve değerlendirmelerinin dikkate alınması gerekir. Sonuç olarak: Kent Konseyi’nin yerel demokrasi ve yerel kalkınmayı güçlendirmesi; bağımsız, tarafsız ve özerk bir yapıda işlevsel olmasına bağlıdır.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar