Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başlığa bakıp yanlış yorum yapmayın kapı yerinde duruyor. Ancak ilk defa CHP tokmağı yemiş haliyle duruyor. Daha önce o kapı RP, SP ve son olarak AK Partili bayanların muhatabı oldu. Bazısı koluna basit hediyeler eşliğinde dokümanlar bıraktı, daha cevval olanlar ise illa içerden birisini çıkarıp meramlarını yüzlerine anlattı, ellerine kitap doküman verdi. Bazı üşengeç milli görüşçüler ise kapıya değil, girişte posta kutusuna yöneldiler. Zaten bu sebepten çalışkanları ayrılıp, parçalanıp büyüdüler. Şimdi aynı yolu CHP takip ediyor. Hafta sonu zil çaldı. Kapıyı açtım, ellerinde CHP’nin ‘Hayır Doğrusu’ dokümanlarıyla iki orta yaşlı bayan. Ramazanda CHP’den gelen tanrı misafirleri. Ellerinde sigara falan yoktu. Yani işlerini her yönüyle ciddiye almışlar, meramlarını anlatıyorlardı. Hoşuma gitmedi desem yanlış olur. En azından CHP’nin zarfı hoşuma gitti. Mazruf da ise bildiğimiz ‘hayır’ kampanyası üzerine güzellemeler vardı. Sıradan vatandaşı ne derece tatmin veya ikna eder, bilmiyorum. Kavuna, karpuza ‘evet’in hayır getirmeyeceği anlatılıyor, yargının siyasallaşmasından dem vuruluyor. Broşürü sonuna kadar okuyunca, referanduma ‘evet’ denmesi durumunda yargının nasıl siyasallaşacağının iyi anlatılmadığını gördüm. Halbuki siyasallaşma yerine ‘evet’ sonrası yargı ve demokratik siteminin daha fazla sivil inisiyatifin kontrolüne geçeceği, Türkiye’nin yönetiminde vesayetlerin azalacağı anlatılsaydı, daha iyi olurdu. Ama işte o zaman da ‘hayır’ kampanyasına gerek kalmazdı. Pardon bu ‘evet’çiler nerde kaldı? Gördüğünüz üzere ben de karıştırdım. Ama CHP’nin ziyaretinden keyif aldım. İkinci gelişlerinde en azından hatırlarını kırmam…

        Emine Hanım da uçak meraklısı çıktı

        Biraz da kendi reklamımızı yapsak kızmazsınız, umarım. Belli bir alanda 12 yıldır program yapınca izleyici kitlemin yelpazesini de merak etmiyor değilim. Bazen sokakta, markette ummadığım insanlarla ‘Airport’ programım sebebiyle merhabalaşıp, havacılık, seyahat üzerine konuştuğum oluyor. Hafta sonu Habertürk’te Airport yayınlanıyor, bitmek üzere. Telefonum çaldı, elime alıncaya kadar kapandı. Arayan programda konuğum olan ve aynı zamanda hayranı olduğum değerli yazarımız Alev Alatlı. Daha sonra cevaben aradım. Alev Hanım önce teşekkür etti. Kendisiyle yaptığımız uzun konuşmanın nasıl bu denli güzel kısaltılabildiğine şaşırdığını belirterek yönetmenim Çağlar Aydın’a da ayrı bir teşekkür gönderdi. Ben, tam teşekkür faslı bitti sanırken, Alev Hanım, ‘Sadece ben değil, Emine Hanım da programı izlemiş çok beğenmiş’ dedi. Malum pazar sonrası Emine Hanım’ın bir programı vardı ve Alev Hanım ile bir araya geldiklerinde program üzerine konuşmuşlar. Emine Erdoğan sadece Alev Hanım bölümünü izlemiştir, sanıyordum. Ancak programın tamamını izlemiş ve beğenmiş. Demek ki uçmayı sevenlerin kemiyeti ve keyfiyeti yadsınamayacak kadar almış başını gitmiş.

        Binali Bey iki kişiyi ‘evet’e ikna etti

        Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) ve Türkiye Kargo, Kurye ve Lojistik İşletmecileri Derneği ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, birkaç gün önce havacılık sektörüyle iftar sofrasında bir araya geldi. İftar sonrası sektörün temsilcileri konuşmalarını yapıyor ve sıra Bakan Yıldırım’a geliyor. Bakan Bey de haklı olarak referandumda ‘evet’ denmesi için bir konuşma yapıyor ve destek istiyor. Bu tarz konuşmalar gerçekten faydalı olur mu, insanlar bu konuşmalara göre karar değiştirir mi, diye merak ederdim. Böylece merakımı da gidermiş oldum. Aramızda ‘azılı hayırcı’ isim taktığımız sektörün önde gelen iki ismiyle konuştum. Birisi aynen şöyle dedi; ‘Vallahi yılların solcusu ben, Bakan Yıldırım’ın konuşmasından etkilendim, ikna oldum, ‘hayır’dan ‘evet’e döndüm.’ Ama başka iki tane daha ‘azılı hayırcı’ dostum vardı. Onlara bu konuyu açamadım bile… Neticede ‘Geleceğin Başbakanı’ olarak anılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın ikna kabiliyetini görmüş, hatta test etmiş oldum. Ancak bu havacılara çok fazla güven olmaz. Benden söylemesi….

        Sessizlerin TOBB’u

        Adnan Dalgakıran bir fişek attı, ama tartışmayı reddetmenin anlamı yok. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Vekili ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Dalgakıran’ın eleştirilerine katılmıyor. Kendince haklı sebepleri olabilir. Ama TOBB’un her halükârda elden geçmesine kimsenin itirazı olmamalı. TOBB’u en fazla eleştirenlerden birisi benim. Ama Fuat Miras, Yalım Erez gibi TOBB’u saçma sapan bir şekilde yöneten, beşli çete üyesi yapanlarla bugünkü yönetimi, Rifat Hisarcıklıoğlu’nu da aynı kefeye koymuyorum. Rifat Bey’le TOBB eski pisliklerinden arındı. Ama TOBB’un büyüyen hantal yapısına, iştiraklerine, topladığı paraları değerlendirme şekline de el atmak gerekir.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar