Polis mektubu: Göçmen mafyası ile mücadele çok zordur
Dün İstanbul’un nasıl bir şiddet ve suç şehrine dönüştüğünü. Sokakta yürümeye korkar hale geldiğimizi, dünyanın en güvenli büyük metropolünün nasıl bir korku şehri haline doğru gittiğini yazdım.
Elbette ki, yetkililerden ses gelmedi.
Ama bir Emniyet mensubu çok hoş bir mektup ulaştırdı.
Buyurun birlikte okuyalım:
“Sn. Altaylı
Elbette sizin de bir kanaatiniz vardır ama ben yine de bir polis olarak şu anda size Adli sistemin nasıl yürüdüğü konusundaki gözlemlerimi anlatmak isterim. Mesela bugün bir kişi darp (kasten yaralama) suçu işlese en az 2 ay dosya kollukta oyalanır. ardından 6 ay savcıda hazırlığı sürer. En iyi ihtimalle az 2 yıl mahkemesi devam eder. Hadi diyelim delil-tanık ve taraflar adresinde hemen bulundu mahkemeye getirildi ve neticede şahıs ceza aldı. Sonrasında en az 1 yıl istinaf sürer. Oradan dosya Yargıtay’a gider en az 3 yıl da Yargıtay sürer.Yani ben bugün bir kişiyi darp edersem (en iyi ihtimalle) en az 5-6 yıl yargılama süreci devam eder. Bu eylemin karşılığında alınan cezanın yatarı da olmaz, denetim uygulanır falan. Arada zaten bir de af çıkar. Hadi geçmiş olsun.
Çok açık ki, suç işleyen kişilerin başına adli anlamda uzun süre bir yaptırım gelmediğini gören suça yatkın gençler suç işlemekte cesaretleniyorlar.
Mevcut Adli sistemde yaptırımlar caydırıcı olmamak bir yana teşvik edici oluyor. Kuvvetli endişem suç oranlarının artacağı yönündedir. Ayrıca bazı suçların işlenmesi karşıt görülen sosyal gruplara yönelik olunca toplumca kutsanıyor o da ayrı bir sorun.
Suç işleyen göçmenler ise ayrı bir sorun.
Suç işlediklerinde birbirlerini koruyorlar polisle bilgi paylaşmıyorlar.
Çoğu zaman faili bulmak çok zor. Gettolarda yaşıyorlar polis için failin ulaşılması bulunması ciddi bir problem.
Kayıtlı olanların bile nüfus sistemleri yok, adres bilgileri yok, varsa da genelde yanlış, güncel değil.
Bazen isimleri bir gerçek değil. Ayrıca birbirlerini saklıyorlar.
Dil sorunu olduğundan sağlıklı bir tanık beyanı alınamıyor zaten ırkdaşları ile dayanışma içindeler.
Yargı ve infaz sisteminde yukarıda bahsettiğim sıkıntılar nedeniyle Türkiye’de suçun bir karşılığı olmadığını görüp cesaretleniyorlar.
Türk mafyası ile mücadele kolay fakat yabancı uyruklu Suriyeliler gibi devlet tarafından 'vatandaş plus' muamele gören bir suç organizasyonu ile mücadele kolay değil.
Ayrıca Emniyet gücümüzü mülteci oluşumlu suç organizasyonları ile mücadele için insan kaynağı açısından donanımlı değil. Amerikan tarihine bakmak yeter yabancı mülteci mafya en zor mücadele edilen suç oluşumu türüdür.
Şunu da belirteyim, mevcut suç oranları geçeği yansıtmaktan çok uzak samimi bir polise rastlarsanız sorun aspirin vermek denen bir olay var. Pek çok vatandaş nasılsa bir sonuç alamam, yıllarca boyuna uğraşırım diyerek bazı suçları bildirmiyor bile. Bunlar da istatistiklere girmiyor haliyle. Gerçek suç aslında çok çok daha yüksek. Onu da bilin."