X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Uzatanlar için bile bayram tatili bitti.

Evlere geri dönüldü. Bugün işbaşı.

Ben de bayram tatilinin bayram kısmını aile büyükleriyle, geri kalanını ise İstanbul’da geçirdim.

Aile büyükleri ile dediğim aslında ailece annelerimizi ziyarete gittik.

Her ikimizin de anneleri Kuzey Ege’de küçük kasabalarda yaşıyorlar.

Eşimin zaten oralı olan annesi yazları da, 50 yıl önce aldıkları Ayvalık yakınlarındaki bir tatil sitesinde geçiriyor.

Sakinlerini orta halli, bürokrat, emekli bürokrat, bürokrat çocuğu, beyaz yakalı profesyonellerin yüzde 90’ını oluşturduğu oldukça büyük bir site.

Bayramın ilk günü oradaydık.

Yaz aylarında, özellikle de bayramlarda hınca hınç dolu olan site, bu bayram nispeten daha boştu.

Böyle zamanlarda yollarda dahi park edecek yer bulunamayan sitede otomobil azlığı dikkatimi çekti.

Öğrendim ki, bu kez yol parası ağır geldiği için pek çok kişi otomobilleri ile gelmemeyi tercih etmiş.

Ya da eskiden ana baba ayrı otomobil, çocuklar, damatlar, gelinler ayrı otomobille gelirken, bu kez tek otomobil gelmişler.

Bilirsiniz, böyle tatil sitelerinde deniz kıyılarında gazinolar olur.

Deniz kenarında günü geçirenlere makul fiyata çay kahve, meşrubat, tost, sandviç satarlar.

Hatta bazılarında küçük lokantalar, kebapçılar, pideciler bile vardır.

Gazinoya gittiğimde her yıl gazinoyu işleten arkadaşlarla sohbet ettik biraz.

“Abi bu yıl durum gerçekten kötü” dedi.

Anlattı.

“Eskiden çay satardık. Şimdi satışlar onda bire düştü. Herkes çayını evde demliyor, termosa koyup getiriyor. Evde ekmek arası sandviç yapıyor, burada tost yemiyor. Haklılar. 4 kişi gün boyu üçer çay içse neredeyse 70 TL. Birer de ayran içip, birer tost yeseler 150 daha. 200 TL.

Burası sonuçta orta halli insanların yeri… Sizin gazetede de her yer dolu, ekonomi yolunda diyenler var. Abi onları al buraya getir, ben onlara yolundaki ekonomiyi göstereyim.”

Öğlen bayram yemeğinden sonra, akşam üzerine sitenin pidecisine gittim.

Pidesi çok lezzetlidir.

Ama in cin top oynuyor.

Normalde çoluk çocuk dolu olur bu saatte.

Bomboş.

Pideci “Fatih Abi, kaşarlı 50, kıymalı 60, kuşbaşılı 70. Emin ol bu fiyata satıyorum para kazanıyor muyum, onu da bilmiyorum. Ama çocuklar veremiyor. Gelip yer hesaba yazdırırlardı, ana babaları ay başında ya da tatil dönüşünde hesabı kapatırdı. Şimdi hepsi tembihli. Açık hesap yok. Bırak çocukları büyükler de gelmiyor. Fiyatlar geçen seneden yüksek, ciro geçen seneden düşük. Bodrum’da her yer dolu imiş. Türkiye Bodrum’dan ibaretse durum iyi demektir.”

Yollarda da o çılgın bayram kalabalığı yoktu.

Ulaştırma Bakanlığı sayıları açıklayacaktır muhtemelen ama geçen yıllara göre çok daha sakindi Kuzey Ege tarafları.

Elbette Bodrum’da su gibi para harcayan, Göcek’te, Bozburun’da teknelerinde kahvaltıyı şampanya ile yapan bir kitle olacaktır.

85 milyonluk ülkede, elbette bunu yapabilen bir grup vardır.

Kamboçya’da bile vardır.

Ama bunlara bakarak “Yahu galiba işler yolunda” diyemezsiniz.

Sessiz çoğunluğun işleri pek yolunda gibi görünmüyor.