X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

SADAT’ın yurt dışında çeşitli ülke ya da örgütlere silah sattığı itirafının gündeme taşınmasına Dışişleri kaçamak bir yanıt verdi.

Belli ki, böyle bir şey vuku bulmuş, buluyor, daha da bulacak…

Bu da beni eski bir yazıma geri döndürdü.

Türkiye’nin yabancı ülkelere silah satışı aynen ABD ve diğer ülkelerde olduğu gibi TBMM iznine bağlanmalı.

Bugün de kafanıza göre satamıyorsunuz ama TBMM onayına gerek yok.

Basit bir bürokratik onay mekanizması var ve üst düzey yetki Milli Savunma Bakanlığı’nda.

Ancak bunun böyle olmaması lazım.

Çünkü savunma sanayii ürünlerinin satışları aynı zamanda uluslararası ilişkilerin bir parçası ve bir ülkenin uzun vadeli uluslararası ilişkilerinde belirleyici rol oynuyor.

Bunu Ukrayna-Rusya savaşında gördük, yaşadık.

Bu yüzden de bu ülkelere silah sevkiyatı ile ilgili olarak TBMM bilgi sahibi olmalı, izin makamı olmalı.

Bu iki dudak arasında olmayacak kadar önemli bir iş.

SADAT gibi “tartışmalı” organizasyonlar da, ciddi resmi veya özel kurumlar da silah satışında belirli kısıtlar içinde hareket etmeli.

Mesela Baykar.

Evet, herkes Baykar’ın ürünleri ile gurur duyuyor, mutlu oluyor ama savaşın tam ortasında Baykar’ın Ukrayna’ya SİHA hibesi bir şirket ile bir devlet arasındaki ilişkiye bırakılmayacak kadar ülke stratejisi açısından önemli bir mesele.

Bu yüzden bu konuda TBMM en üst yetkili organ olmalı.

Bunu daha önce de söyledim.

Yine söylüyorum.

Hep söyleyeceğim.