X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

AK Parti ile MHP’nin uzun süredir aralarında tartışıp, bir türlü uzlaşmaya varamadıkları yeni seçim yasası sonunda TBMM’ye geldi.

Yeni seçim yasası diyoruz ama aslında Cumhur İttifakı’nın yapmaya çalıştığı değişiklik sadece Seçim Kanunu’nda değil, 4 farklı yasada değişiklikleri öngörüyor.

Ve maksadı çok açık biçimde Millet İttifakı’nı parlamento seçimlerinde zora sokacak bir ortam yaratmak, geniş ittifakları verimsiz hale getirmek, CHP’yi dezavantajlı kılmak, geniş ittifaklardaki küçük partilerin büyük ortağa katkısını sınırlamak.

TBMM seçiminde etkili olacak olan bu değişikliğin Cumhurbaşkanlığı seçimine ise etkisi olmayacak gibi duruyor.

Yani sonucu olsa olsa İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediyelerinde son yerel seçimde ortaya çıkan durumun bir benzerini, 2023’te ülke genelinde ortaya çıkarması olabilir.

Kesin olan sonucu ise bir erken seçim ihtimalini ortadan kaldırmış gibi görünmesi.

Yapılacak değişimin seçimlerde uygulanabilmesi için seçimin en az 1 yıl sonra yapılması gerek. Bu da 2023 Nisan’ından önce bir seçim olmaması anlamına geliyor.

Peki bu değişiklik ne sonuç verir?

Bunca yılın ve deneyimin verdiği tecrübeyle şunu söyleyebilirim.

Vadesi dolmuş bir iktidarı, seçim yasalarında yapılan değişikliklerin kurtardığı asla görülmemiştir.

Seçim Yasası değişikliği ile “devri iktidarını” uzatmayı başaran olmadı, Özal bile bunu başaramadı.

Burada mesele iktidarın vadesinin dolup dolmadığıdır.

Eğer doldu ise seçim yasası beyhude çabadır.

Böyle değişikliklerin tek getirisi istikrarsızlık olmuştur.

Fazlası değil.