X

Günün gelişmelerini anlık takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Takipte Kalın

Ne sorumlusuyum, ne yöneticisi.

Ama bir mensubu olarak bu kadarı da kanıma dokunuyor doğrusu.

Habertürk sık sık olduğu gibi yine hedef.

Hadi bazılarını anlıyoruz da, Hasan Köni gibi anlı şanlı bir profesörün ağzından çıkan kötü cümle bile Habertürk’e mal edilmeye kalkışılınca insanın tepesi atıyor.

Anlaşılan o ki, herkes Habertürk izliyor ve bu yüzden de bu kadar haklı veya haksız saldırıya maruz kalıyoruz.

Tabii bizim de kabahatimiz yok değil.

Çetiner Çetin mesela.

Daha savaş çıkmadan gidip 10 gün oradan yayın yapmış. Savaş çıkınca yeniden gitmiş. 

Çalışıyor. Uğraşıyor. 

Tanıdığım kadarı ile herkese yardım etmeye çalışan, çalışkan, işten kaçmayan bir arkadaşımız.

Ukrayna’da berbat bir İngilizce ile bir röportaj yapmaya kalkışmış. Olmamış.

“Benim İngilizce kötü, Ukraynalı’nın İngilizce de galiba pek parlak değil. Haliyle anlaşamıyoruz” dese herkes gülüp geçecek ama öyle demek yerine Ukraynalı’nın İngilizcesi kötü deyince haliyle dillere düşüyor.

İyi de bu kadar mı!

Türkiye’nin en önemli meselesi Çetiner’in İngilizcesi mi de günlerce bu konuşuluyor.

Şahan Gökbakar’ın konu üzerine yaptığı espriye de kızmadan yanıt veriyor Çetiner Çetin.

Nefret kusmuyor, öfke saçmıyor.

Şahan hala üzerine gidiyor. İçinden bir Recep İvedik çıkıyor Şahan’ın.

Sosyal medya tarafından yere düşürülmüş adamın üzerinde tepiniyor.

Bu kadarı da artık ayıp oluyor.