Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HASAN Cemal, PKK'nın elebaşlarından Murat Karayılan ile Kandil Dağı'na giderek bir röportaj yaptı.

        Doğrusunu isterseniz, okurken merak ettiğim röportajın içeriği değildi.

        PKK elebaşının neler diyeceğini üç aşağı beş yukarı tahmin ediyordum.

        Karayılan'ın, Hasan Cemal'e anlattıklarında benim açımdan yeni tek bir kelime yoktu. Örgütün yayınlarında, internet sitelerinde, Roj TV'deki konuşmalarında ne söyleniyorsa onlar tekrarlandı.

        Benim açımdan söylenenler değil, söyleniş zamanı ve söylendiği yer ilginçti ve yeniydi.

        Karayılan'la Hasan Cemal dışında bir isim, başka bir zamanda böyle bir röportaj yapsa terör propagandası yapıldığı iddiasıyla davalar açılır, özellikle bazı kesimler Milliyet'i ve Hasan Cemal'i yaylım ateşine tutarlardı.

        Zaten "normal bir zamanda" Hasan Cemal böyle bir röportaj yapmaz, o yapsa da Milliyet Gazetesi böyle bir röportajı yayınlamazdı.

        Röportajdan benim çıkardığım sonuç şudur:

        Kimse alınmasın, gücenmesin ama Hasan Cemal, bu röportajı “özel bir arzu” üzerine yapmıştır diye düşünüyorum.

        Bunun devletin çok üst kademelerinden yapılmış bir yönlendirme olabileceği inancındayım.

        Hasan Cemal’in bunu yapmış olması bir ayıp mıdır?

        Bence değil.

        Bence Hasan Cemal’in Kandil ziyareti ve Karayılan röportajı Cumhurbaşkanı Gül’ün “Güzel şeyler olacak” açılımının adımlarından biridir.

        Böyle değerlendirilmelidir.

        Böyle çözüme hazır mısınız?

        Hasan Cemal’in Karayılan röportajını böyle değerlendirdikten sonra “Kürt meselesinde güzel şeyler olacak” diyen Cumhurbaşkanı’nın planlarının ne olduğunu bilmeksizin bazı gerçeklere değinmekte fayda var.

        Dün arabuluculuk için önerilen isimlerden emekli büyükelçi İlter Türkmen’e de söylediğim düşüncelerimin bazılarını aktarmakta fayda görüyorum.

        PKK’nın dağdan indirilmesi ile ilgili olarak bazı çözüm önerilerinden söz ediliyor.

        Bu sorunu başlangıcından bu yana çok yakından takip eden biri olarak söylüyorum ki, PKK’nın dağdan indirilmesinin, PKK ve ona yakın legal siyaset yapanlara göre tek bir yolu var.

        Bu yol da şudur.

        Öncelikle Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan, normal bir cezaevine nakledilmesi ve ardından PKK’lı teröristleri kapsayacak “Koşulsuz bir af” talebi vardır.

        Bunu PKK’nın yayın organlarını takip eden, DTP’lilerle konuşanlar bilir.

        Bu yapılmadan PKK dağdan inmez.

        Bir sonraki aşamada talep edilecek olan Öcalan’ın affedilmesi olacaktır.

        Bu elbette kısa sürede olmayacaktır ama arkasından gelecek talebin bu olacağı kesindir.

        Bu söylediklerimin dışında bir çözüm, benim görebildiğim kadarıyla mevcut değildir.

        Peki Türkiye böyle bir çözümü kabul eder mi?

        Orada çok ciddi kuşkularım var.

        Bunun siyasal ve toplumsal bedelini ödeyecek DTP dışında bir siyasetçi görmedim, tanımıyorum.

        “Kürt meselesinde güzel şeyler olacak” cümlesine katılıyorsanız, bu yazdıklarımı kabul ediyor olmanız gerek.

        Plaka yakışmış ama Emniyet ne der?

        Ali Ağaoğlu’nun sadece vergi konusunda değil, başka konularda da kamu düzenini pek takmadığını gördük.

        Ağaoğlu’nun otomobillerinin fotoğraflarını yayınlarken bir şey dikkatimizi çekti.

        Ünlü müteahhitin önünde poz verdiği otomobillerden ikisi aynı plakayı taşıyordu.

        Garajda duran Bentley ile Boğaz’da gezdiği Rolls Royce’ın plakaları 34 AGA 60’tı.

        Bazen taksilerde böyle bir durum oluyordu ama medyatik müteahhitlerin aynı plakalı birkaç araca sahip olduklarını pek görmemiştik.

        Çünkü yasal olarak iki aracın aynı plakayı taşıması mümkün değil.

        Emniyet’ten aldığımız bilgi bu plakanın aslında Bentley’e ait olduğuydu.

        Biz tam bunu haber yapacakken Ali Ağaoğlu’nun Rolls Royce’u bu kez 34 AGA 31 plakayla karşımıza çıktı.

        Plaka Ağaoğlu’na yakışmış ama durum yakışıksız.

        Şimdi İstanbul Trafik Şube Müdürlüğü’nden bir yanıt bekliyorum.

        Bu işin bir yasası, bir kuralı var mı? Eğer varsa kural kişinin zenginliğine göre esneyebiliyor mu?

        NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

        Sonradan görmenin oğlu olmanın eksikliği baştan kabullenmek olduğunu anladığımız zaman

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar