Abdurrahman Yıldırım
Abdurrahman Yıldırım Giriş: 08.11.2022 - 09:39 | Güncelleme: Tüm Yazıları »
ABONE OL
Borsada kalkan tren neyin nesi?
0:00 / 0:00
Borsada kalkan tren neyin nesi?

Hisse senedi piyasasında yükseliş giderek pekişti. Dün itibariyle 4.332’e çıkan borsa endeksi aylık yüzde 21, üç aylık yüzde 57, altı aylık yüzde 76, yılbaşına göre yüzde 133 ve son bir yıllık yüzde 174 yükseldi.

Türkiye’de enflasyon yüksek ve endeksten iki ayrı zaman diliminde 4 sıfır atıldı. Bu nedenle 4.332 endeksi veya yüzde 100’ü aşan primler bize gerçek ve uzun vadeli bir resim vermiyor.

➔Ancak belirtelim ki tüm vadelerde İstanbul Borsası’nın performansı dünya borsaların önünde. Bu gidişle herhalde 2022 yılının dünyada en çok kazandıran borsası olacağız.

➔Bundan önceki dünya birinciliğimiz 2009 yılındaydı. 2022’deki 13 yıl sonra gelen bir dünya birinciliği olacak.

➔Halbuki 2000’li yılların öncesinde İstanbul Borsası 10 yıla 3 dünya birinciliği elde etmişti. Dünya birincilikleri giderek seyrekleşiyor.

Uzun vadeli bakış için bize dolar bazlı endeks gerekli. Bu endeks düzeyini, enflasyondan ve para biriminin değer kaybından arındırıyor ve uluslararası karşılaştırma yapma imkanı veriyor.

➔BİST 100 Endeksinin dolara bölünmesiyle bulunun dolar bazlı endeks yanında borsanın MSCI tarafından dolar bazında ölçülen fiyat endeksi de var. Gerçeği yansıttığı için itibar görür.

DÜNYANIN EN ÇOK KAZANDIRANI

➔Dün itibariyle MSCI Türkiye Endeksi 244 düzeyine yükseldi ve yılbaşına göre yüzde 53 prim yaptı. Burada hemen belirtelim ki 244 düzeyi tarihi rekora çıktığı 2013 düzeyinin yaklaşık üçte birinde.

Dünya Borsalar Federasyonu’na kayıtlı borsalar arasında İstanbul Borsası bu performansıyla dolar bazında en çok kazandıran borsa durumunda.

➔Piyasa tarafından en çok kabul gören ise borsanın kaç dolar olduğudur. Basittir ve her an herkes tarafından hesaplanabilir. Endeksin dolara bölünmesiyle bulunur.

➔Dünkü borsa endeksi 4.332’nin, dünkü dolar kapanışı olan 18.44’e bölünmesiyle 235 rakamı elde edilir. Borsa endeksinden atılan son iki sıfırı dikkate alırsak ortaya çıkan 235 değerini 2,35 dolar okumak lazım.

BORSA 2013’TE GÖRDÜĞÜ 5,10 DOLARLIK ZİRVEYİ UNUTMAZ

➔Fiyat seviyesi olarak neredeyiz sorusuna en iyi yanıt dolar endeksiyle verilebilir. Mayıs 2013’te 5,10 dolarla gören endeks bugünlerde 2.35 düzeyinde.

➔Nasıl ki dolar gördüğü yeri unutmaz, borsa da öyle. Aradan 9 yıl geçti, köprünün altından çok su aktı.

➔Eşdeğer gelişmekte olan borsalar ve gelişmiş borsalar rekor düzeylerini gördü ve geri dönmeye başladılar. Bizim piyasa ise tarihi diplere inmiş ve şimdi yeni yeni toparlanarak rekor düzeyinin henüz yüzde 46’ına gelebilmiş.

En son 2013’te gördüğümüz o 5,10 dolarlık zirve unutulmadı. Ve bir gün görülecek ve geçilecek de.

➔Peki, önce negatif faiz sonra seçim etkisi ile kalkan borsa treninde gidiş nereye kadar sürebilir? Treni kaçırdım mı diye sorgulayanlar çok olacaktır. Ben de aralıklı şekilde karşınızda olacağım sözüme uyarak yazma gereğini duydum.

Evet borsa treni kalktı. Yolu aşağı yukarı yarıladı. Ama hala istasyonlar ve boş vagonlar olduğunu tahmin ediyorum. Bu trenin daha gidecek yolu var. Dünya borsaları tersine gitse bile.

➔Nereye ve ne zamana kadar gideceği elbette pek çok faktöre ve gelişmelere bağlı.

2023 SEÇİMLERİ FİYATLAMASI

➔Bunlardan ilki artık 2023 seçimi fiyatlanıyor. Borsa fıtratı gereği iddialaşmayı sever. Bu seçimlerde iktidarın değişme ihtimali de, devam etme seçeneği fiyatlanıyor. Ya da bu iki görüş piyasada çarpışıyor.

Fiyatlamaların henüz başındayız. Sadece borsada değil, piyasa şartlarının aşağı yukarı çalıştığı diğer bazı varlık fiyatlarında geçerli bu durum.

Hemen herkes seçim sonuçlarına göre pozisyon alıyor. Resmi seçim takvimine girildiğinde, muhalefetin adayı belli olduğunda ve anketler ortaya çıktığında fiyatlamalar iyice yapılmış olacak. Belki aşırıya da kaçacak.

Fiyatlamaları yapacak olanlar daha çok yerleşikler. Çünkü tahvilde sıcak para kalmadı gibi. Hisse senetlerinde olan 15 milyar dolar civarında ve piyasa payının yüzde 30’unda. Döviz tarafında da sıkıyönetim rejimi şartlarında yabancıların herhangi bir etkisi ve varlığı yok.

➔Ancak seçim öncesi yabancılar borsa kervanına katılacak olursa işin rengi epeyce değişebilir.

➔Sonuçta bir büyük ve yaygın spekülasyon olurken, özellikle spekülatif yabancıların seyirci kalacağını sanmam. Geliş amaçları da kalıcı değil, seçim süreciyle sınırlı olabilir.

KURLARDA DURULMA ETKİSİ

➔Döviz kurundaki durulma, hatta TL’de kayda değer değerlenme borsada fiyatların bu dönemde artmasının bir nedenidir.

Son çıkılan eurobond ihracı yanında Rusya’dan satın alınan doğalgaz ödemelerinde ilk kez erteleme isteğinde bulunduk.

➔Bunun kabul edilmesi, seçim öncesi önemli bir döviz tasarrufuna yol açar ki, döviz kurlarını aşağı yönlü baskılar. Dün akşam dolarda meydana gelen sert düşüşün asıl nedeni bu olsa gerek.

DERİN NEGATİF FAİZ ETKİSİ

➔Seçim etkisi ise daha yeni yeni başladı. Seçim fiyatlaması öncesinde de bu yıl içinde borsa dünyanın performans lideriydi.

➔Bunun ana nedeni bol para, bol kredi ve Türkiye tarihinde görülmemiş düzeydeki derin negatif faizlerdi. Bu durum değişmedi ve sürüyor.

Yüzde 70’lere varan dünyanın en derin negatif faizi, parayı ve tasarrufları önce gayrimenkule ve diğer bütün alternatif alanlara yöneltti.

➔Alternatif alan arayan, kendini negatif faizden ve yüksek enflasyondan korumak isteyen para, güvensizlikten olsa gerek zoraki bir şekilde borsaya da geldi. Yerli yatırımcı sayısı yarım milyon artarak 2.8 milyona yükseldi.

➔Yabancılar net bazda bu yıl 5 milyar dolara yakın satış yaparken ve yabancı payı yüzde 30 ile tarihi düşük düzeye inerken, borsanın çöküş yaşamamasının bir nedeni bu.

➔Hatta dünya borsaları MSCI endeksiyle ortalama bazda yüzde 22 düşerken, Borsa İstanbul‘un aynı endeksle yılbaşına göre yüzde 53 prim yapması bundan.

➔Bu ortamın en fazla seçime kadar süreceğini tahmin ediyoruz. Çünkü sürdürülebilir değil ve maliyeti çok yüksek.

ŞİRKETLERDEN REKOR KAR

➔Borsada işlem gören şirketlerin durumu da iyi. Çünkü negatif faiz ortamından en çok reel şirketler yararlandı. Nitekim 1980 sonrasının en yüksek karlarını elde ettiler.

➔Her ne kadar şirketlerin son dönemde finansmana erişimleri kısıtlanmış olsa da, buna geçecek gözüyle bakıyoruz.

➔Bankalar da, getirilen zorunlu alım nedeniyle Hazine tahvil faizleri hızla düşünce taşıdıkları büyük tahvil portföyünden ve enflasyona endeksli tahvillerden yüksek karlar yazdılar.

➔Sürdürülebilir olmasa da rekor karlar tam bu döneme denk geldi. Enflasyon muhasebesi uygulansa da karlar rekorda. Temettüler cepte sayılır.

İKTİDAR DA BORSA İYİ OLSUN İSTER

➔Mevcut iktidar seçim öncesi borsanın iyi olması için elinden geleni yapacağı tahmin edilir. Bunu, ekonomik iyileşmenin bir barometresi olarak gördüğünden ve göstermek isteğinden yapar.

➔Bir de birkaç milyonun cebi para görsün, memnuniyeti artsın ve sandığa öyle gitsin ister. Yani taş atmadan kolu yorulmadan seçmen memnuniyeti sağlamak için.

➔Borsa yoluyla ne kadar seçmen memnuniyeti olabilir diye sorulabilir. Yurtiçi yerleşik yatırımcı sayısı 2.8 milyona yükseldi. Yatırım fonları ve diğer kitlesel araçlardaki hisse senetlerinden dolayı geniş tanımlı yatırımcı sayısını dikkate alırsak 6 milyon.

➔Peki borsa veya piyasa gözlüğüyle baktığımızda seçimi muhalefet kazanırsa ne olur?

Seçim iddiasına giren borsa için bu piyango olur. Çünkü normalleşme olur ve yabancılar geri döner diye değerlendirir piyasa.

Grafiklerin kaynağı: Yatırımcı sayısı MKK, dolar bazlı yıllık ve aylık ortalama BİST-100 Endeksi Hazine, dolar bazlı tarihsel BİST grafiği Doç. Dr. Hakkı Öztürk, borsada yabancı payı Zeynep Aktaş-Finnet.