Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Koronavirüs nedeniyle Bahar Toplantılarını elektronik ortamda gerçekleştiren IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımladı. “Büyük Karantina” başlığını taşıyan rapor 2020 dünya büyüme tahminini üç ay önceki yüzde 3.3 düzeyinden yüzde 3 daralmaya çevirdi.

        IMF Baş Ekonomisti Gita Gopinath aradaki bu uçurumu açıklarken “Dünya dramatik şekilde değişti. Bu kriz önceki hiçbir krize benzemiyor. Büyük Bunalım’dan bu yana görülen en kötü resesyonu yaşaması büyük olasılık” dedi.

        DÖRT FARKLI BÜYÜME SENARYOSU

        -IMF’nin tahminleri küresel pandeminin seyrine göre dört ayrı senaryoya olarak özetlenebilir.

        -Ana senaryo , içinde bulunduğumuz yılın ikinci çeyreğinde en kötünün yaşanması ardından yılın ikinci yarısında kademeli şekilde hayatın ve ekonominin normale döneceğine dayanıyor.

        -Bu durumda küresel ekonomi yüzde 3 küçülüyor ama gelecek yıl bunu yüzde 5.8’lik büyüme izliyor. Üç ay önce IMF 2021 yılında yüzde 3.4 büyüme öngörüyordu.

        -Salgının kontrolünün daha uzaması ve 2020 yılı boyunca sürmesi halinde ise ikinci yarıda toparlanma olmuyor. Buna paralel küresel ekonominin daralması 3 puan daha artırılarak yüzde 6’ya çıkartılıyor.

        -Koronavirisün yılın ikinci yarısında yatışmasına karşılık 2021’de ikinci dalgasının gelmesi halinde küresel büyümeyi 5 puan aşağı çekecek. 2021 için öngörülen yüzde 5.8 büyüme oranı yüzde 0.8’e inecek.

        -Bir de ürkütücü senaryo var. Salgın 2020’de sürer ve bunun üzerine 2021’de ikinci bir dalga daha gelirse küresel ekonomik daralma bu yıl bir puan daha ek yaparak yüzde 4’e çıkartacak. 2021’de de ana senaryoya göre büyümeyi 8 puan aşağı çekecek ve küresel GSYH’yı yüzde 2.2 daraltacak.

        -En kötü senaryoda IMF’ye göre dünya ekonomisi üst üste iki yıl daralabilir.

        İŞSİZLİK EN AZ 5 PUAN ARTACAK

        -Büyümeyi dramatik olarak düşüren ve resesyona çeviren IMF istihdamın da yüzde 5 azalmasını bekliyor. Bu da en azından küresel işsizlik oranının aynı oranda artması artması, hatta daha fazlası demek.

        -IMF toplam işgünü kaybını ise yüzde 8 ile daha yüksek tahmin ediyor. ABD’deki işsizlik bu yıl yüzde 10.4 ile çift haneye, gelecek yıl da yüzde 9.1’e çıkacak. Bu da küresel finansal kriz döneminden daha yüksek bir işsizlik oranı demek.

        -Kurum Türkiye’nin büyümesini yüzde 3’ten yüzde 5 daralmaya çevirirken, gelecek yıl yeniden yüzde 5 büyümeye ulaşılacağını öngördü.

        -Geçen yılı yüzde 13.7 ile kapattığımız işsizlik oranını IMF bu yıl yüzde 17.2’ye, gelecek yıl da yüzde 15.6’ya çıkardı. Zafer Yükseler’in yaptığı analizde bu yılki işsizlik yüzde 18-20, ekonomik daralma da yüzde 3.9 bulunmuştu.

        -Türkiye’nin enflasyonu konusunda IMF karamsar bir tahmin yaptı. Bizim hedefimiz yüzde 8.5 iken IMF yüzde 12 bekliyor. Üstelik dünyada enflasyonun genelde düşeceğini öngördüğü bir yılda.

        AYAK YORGANA UZAYACAK

        -Buna karşılık IMF’nin Türkiye’de iyimser olduğu konu cari denge. Ekonomideki daralmaya paralel olarak IMF cari dengenin bu yıl açık değil fazla vermeye devam edeceğini öngördü. GSYH’ya oranla fazla yüzde 0.4 olacak. İlk kez iki yıl üst üste cari fazla gerçekleşmiş olacak.

        -2021 yılında ise yüzde 5 büyümeye karşılık cari denge açığı GSYH’nın sadece yüzde 0.2 düzeyinde kalacak. Buna göre cari açık sorunu bir süreliğine gündemimizden çıkacak.

        -Dolayısıyla açığın finansmanı da söz konusu olmayacak. Dış borç ve ithalat ödemeleri yanında bir de cari açık için dış kaynak bulunması gerekmeyecek. Kısaca ekonominin cari açıksız çalışması ayağını yorganına göre uzatmak oluyor.

        PETROL VE EMTİADAN GÜÇLÜ DESTEK

        -Küresel ticarette yüzde 11 daralma bekleyen IMF emtia fiyatlarının gerileyeceğini tahmin ediyor. Petrol fiyatları zaten yarı yarıya düştü, hammadde fiyatları da geriliyor. IMF yıllık ortalamada petrol fiyatlarının yüzde 42 düşeceğini öngördü.

        -Türkiye büyük ölçüde hammadde ve enerji ithal ediyor. Fiyatların düşmesi hem cari açık yönüyle hem enflasyon açısından Türkiye’ye güçlü bir destek sunacak gibi.

        FAİZLER DAHA DA DÜŞECEK

        -Yine IMF tahminlerine göre faiz oranları küresel çapta düşüşünü sürdürecek. Bu yıl 6 aylık dolar Libor faizinin ortalaması yüzde 0.7 düzeyine inecek ve geçen yılın üçte birine düşecek. Gelecek yıl Libor oranları hız keserek gevşemesini sürdürecek.

        -Faiz oranlarının daha düşmesi ve düşük seyredecek olması, borçlanmaları kolaylaştırıyor. Türkiye’nin bu zor dönemde ekonomisini fonlaması için parasallaşma yanında ana seçeneği borçlanmaya gitme.

        -Bu da dünyada pandemiyle birlikte başlayan para selinin ve düşük faiz politikasının bir sonucu.

        -Küresel pandeminin yaptığı ve yapacağı büyük insani ve ekonomik kayıplar, bir yan etkisi olarak Türkiye’ye teselli ikramiyesi çıkarıyor.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar