70 milyar dolarlık ilk hamleden ikinci turizm atağına
Türkiye turizmi 40 yıl önce 1980’lerde büyük bir hamle yaptı. Sessiz, sabırlı, planlı ve iddialı bir hamleydi bu.
1980’lerin ortasından itibaren, yolların yetersiz olduğu, havalimanlarının sınırlı kaldığı, finansmanın zor bulunduğu bir dönemde Türk turizm yatırımcıları elini taşın altına koydu. Bugün Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) temsil ettiği bu birikim, rakamla ifade edildiğinde 70 milyar dolarlık bir yatırıma karşılık geliyor.
Bu ilk turizm atağının sonucu ortada. Türkiye bugün yıllık 65 milyar doları bulan turizm gelirine ve 64 milyon ziyaretçi ile dünyada en çok turist çeken 4’üncü ülke, turizm gelirinde ise 7’nci sırada.
Bu tablo, bir başarı hikâyesi. Ama aynı zamanda şu soruyu da kaçınılmaz kılıyor: 70 milyar dolarlık yatırım karşılığı bu kadar mı? Birinci hamle tamamlandıysa ikinci hamle ne olacak?
Birinci hamle: Altyapı, kapasite ve hacim
Türkiye’nin ilk turizm atağı büyük ölçüde kapasite kurmaya odaklıydı. Oteller yapıldı, yatak sayısı arttı, havalimanları yenilendi, uçuş ağları genişledi. “Her şey dahil” modeliyle Akdeniz çanağında güçlü bir fiyat–performans ülkesi yaratıldı.
Bu model, Türkiye’yi kısa sürede küresel ligde üst sıralara taşıdı. Ancak bugün gelinen noktada aynı modelin doğal sınırlarına yaklaşıldığı açık.
Bunun en net göstergelerinden biri, doluluk oranları.
Yüzde 50 doluluk gerçeği
Turizm Yatırım Forumu’nda Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın paylaştığı tablo sektörün mevcut fotoğrafını net biçimde ortaya koyuyor.
Türkiye genelinde otel doluluk oranları yüzde 50’ler seviyesinde. Antalya gibi bazı merkezler bu ortalamanın üzerinde olsa da, ülke genelinde resim bu.
Buna karşılık, sektörde teşvik belgesi almış ve yeni yatırım tutarı 3 milyar doları buldu.
Yani bir yanda yarı dolu tesisler, diğer yanda yeni otel projeleri.
“Büyüme bir noktaya kadar yeterlidir; asıl mesele o büyümeyi değer üreten bir yapıya dönüştürebilmektir” diyen Hakan Aran’ın altını çizdiği kritik nokta şu: Yeni yatırımlardan önce, mevcut tesislerin yeniden yapılandırılması, modernizasyonu, markalaşması ve müşteri deneyimini uçtan uca güçlendiren yatırımlar öne çıkmalı. Dolulukları artıracak olan şey yeni yataklar değil, farklılaşmış deneyimler.
Ve bu dönüşüm için finans cephesinden gelen mesaj net: Bu yeniden yapılanmayı finanse etmeye hazırız.
Bu cümle, aslında ikinci turizm atağının finansal altyapısının da hazırlandığını gösteriyor.
İkinci hamle: Değer, marka ve deneyim
TTYD Başkanı Oya Narin, bu noktada sektörün önüne net bir hedef koyuyor: Türk turizminin yeniden konumlandırılması gerekiyor.
İspanya ve Suudi Arabistan örneklerinde olduğu gibi, Türkiye’nin de önümüzdeki 10–15 yılı kapsayan yeni bir turizm master planına ihtiyacı var.
Bu planın merkezinde yeni yataklar değil, mevcut varlıkların daha yüksek gelir üreten bir yapıya dönüştürülmesi olmalı.
Bu, aynı zamanda ikinci hamlenin tanımı.
Bakanın çerçevesi: Birinci ligde kalmak
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un çizdiği çerçeve de bu yönde. Türkiye’nin artık deniz–kum–güneş ekseninin ötesine geçtiğini; kültür, gastronomi, sağlık, kongre, kruvaziyer ve kış turizmi gibi alanlarla ürün çeşitliliğini artırdığını vurguluyor.
Ersoy’un ifadesiyle Türkiye turizmi bugün birinci ligde. Ama asıl mesele bu ligde kalıcı olmak.
Bu da daha nitelikli turist, daha yüksek kişi başı harcama ve daha güçlü markalarla mümkün.
40 yıl sonra yeni bir eşik
Yaklaşık 40 yıl önce yapılan ilk hamle, Türkiye’yi bugünkü noktasına taşıdı. Bugün gelinen 65 milyar dolarlık gelir, 70 milyar dolarlık yatırımın doğal sonucu.
Ama aynı yatırım birikimi şimdi şunu söylüyor: İkinci hamle, hacmi değil değeri büyütmek zorunda.
Daha az ama daha çok kazandıran turist. Daha az yeni tesis, daha güçlü mevcut tesis. Daha çok marka, daha yüksek fiyatlama gücü.
Ve bu ikinci hamlenin ruhunu en iyi anlatan sözle bitirmek yerinde olur:
“Daha fazlası her zaman daha iyi değildir; doğru olan, sürdürülebilir olandır.” Peter Drucker
- 1
"Altın vuruş" niye bir Türkiye gerçeğidir? - 2
Liman sallanıyorsa fırtına küreseldir - 3
6 Şubat depremi: Kader var, tedbir niye yok? - 4
Enflasyonun aynası nasıl değişti? - 5
Yeni sepet, eski hikaye: Enflasyonda ocak klasiği - 6
O "Kara Gece" bize ne anlattı? - 7
İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu? - 8
Altında, dolarda ne oluyor? - 9
Trump esiyor, dünya savruluyor - 10
Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken