Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Artık borçlanma 'out', özkaynak 'in' mi ?

        Şirketleri zorlu bir dönüşüm bekliyor. Küresel gelişmelerin de etkisiyle tarihin en düşük faizine 2009-2022 arasında kavuşan şirketler borçlanarak büyüdü, faaliyetlerini daha çok borçlanmayla finanse etti, karlılıklarını da arttırdı.

        Bu durum özellikle Türkiye’de böyle oldu, çünkü dünyanın en derin negatif faizini uygulaması bizdeydi.

        Yaşanan bu dönemin en geniş kapsamlı fotoğrafını bize TCMB’nin TÜİK ile birlikte hazırladıkları Sektör Bilançoları veriyor. 2009’da 558 bin olan sektörel bilançoların kapsadığı şirket sayısı 2022’ye gelince 983 bine yükseldi.

        BORÇLA BÜYÜME ALIŞKANLIĞI

        ➔Mikro, küçük, orta ve büyük şirketleri kapsayan idari kayıtlardan derlenen sektör bilançolarına göre Türkiye’deki şirketler 2022 sonuna kadar borçlanmaya ağırlık verdi, özkaynak finansmanını azalttı.

        2009 yılında özkaynakların oranı yüzde 43.7, borçların oranı yüzde 56.3 iken 2022 yılına geldiğimizde durum yüzde 29.7 özkaynak ve yüzde 71.3 borç şekline dönüştü.

        #resim#1086963#

        ➔Şirketlerin toplam kaynaklarının içinde de kısa vadeli borçların payı yüzde 41.2’den yüzde 50.1’e, uzun vadeli borçlar ise yüzde 15’ten 21.3’e yükseldi.

        ➔Borçlardaki artışa karşılık şirketlerin mali yapısı daha güçlü. Çünkü kısa vadeli borçları ödeme gücünü gösteren dönen varlıklar veya cari oranın aktiflerdeki payı yüzde 54.2’den yüzde 65.1 çıktı.

        ➔Özkaynakların yapısına bakınca da ödenmiş sermaye payı yüzde 73.8’den 13 yılda yüzde 41.6 indi, yani patronlar şirketlerine daha az sermaye koydu.

        KAPANMAKTA OLAN UCUZ PARA DÖNEMİ

        ➔Doğan boşluk ise dönem net karı tarafından kapatıldı. Özkaynakların yüzde 6.8’i kadar olan net dönem net karı 2022 yılında yüzde 20’ye yükseldi. İncelenen dönemde şirketler tarihinde ilk kez yüzde 20 özkaynak karlılığını yakaladı.

        #resim#1086965#

        ➔Özetle şirketler düşük faizle borçlanarak karlarını artırdı. Şirket sahiplerinin sermaye koymasına da gerek kalmadı.

        ➔Ancak şirketler için bu dönem kapanıyor.

        Hem dünyada faiz oranları yükseldi, dış kaynak edinmenin maliyeti arttı hem de Türkiye’de faizler yükseliyor.

        #resim#1086966#

        ➔Faizler yükselişe geçse de hala negatif ancak finansmana erişim zor. Fiyatı ucuz ama kredi yok.

        ➔Çünkü seçici kredi politikası izleniyor.

        Şirketler de kaynak ihtiyacını banka kredileri yerine sermaye piyasalarından gerek halka açılma ve ikinci arzlar gerekse tahvil çıkartarak yapmaya çalışıyor.

        ➔Birleşme, satın alma, ortak alma yoluyla finansal yapıyı güçlendirme ve konsolidasyona gitme de bir yöntem.

        Yine önümüzdeki dönem para politikası enflasyonla mücadele çerçevesinde iyice sıkılaştırılırsa patronlar bir kez daha şirketlerine sermaye koyar mı, göreceğiz. Buna 2001 krizinde ve küresel krizde yapmışlardı.

        PARA BOLMAK HER ZAMAN ZOR

        ➔Dünyada da parasal sıkılaştırma daha uzun süre devam edecek gibi. Yurtiçinde ise yeni başladı ve seçim sonrasında enflasyonla mücadele kararlılığına göre dozu giderek artabilir. Tek haneli enflasyon için Orta Vadeli Program 2026 yıl sonunu veriyor.

        ➔Bu durumda normalleşme 2027 yılını buluyor. Yani üç yıllık bir dönem var ki, geçmişteki bol ve ucuz para olmayacak. Enflasyon tek haneli rakamlara düşene kadar olmayacak.

        ➔Ya da enflasyon düşmeyecek ve ekonominin çarklarını ancak daha yüksek enflasyonla çevirmeye devam edeceğiz. Bu durumda mevcudun devamı olabilir ki, para yine ucuz ama kredi yok sonucuna çıkar.

        ➔Olur da faiz düşük ve krediler de genişleyecekse o zaman hiper enflasyona doğru gidebiliriz.

        ➔Dolayısıyla sıkı para politikasına ve düşük enflasyona göre hazırlık yapan şirketler parayı artık daha farklı yollardan sağlamak zorunda kalacaklar.

        ➔Halka arz yoluyla sermaye güçlendirmek ilk alternatif. 2023’ün geride kalan döneminde 37 şirket halka arz edilirken toplanan kaynak ikincil halka arz ve halka açık kısma düşen bedelli sermaye artırımları ile 100 milyar TL’yi geçti.

        Halka açılmayı bekleyen sırada olan 50’den fazla şirketten bahsediliyor.

        ➔Sadece halka arz veya sermaye piyasası kanalı değil, aynı zamanda birleşme, satın alma, ortak alma, ortak olma gibi çeşitli finansal alternatifler de söz konusu.

        ➔Aynen hafta sonu İzmir’de dinlediğim ESİAD’ın Yatırım Zirvesi’nde konuşulduğu gibi. Para bulmak her zaman zordu. Ama şimdi daha da zor.

        Egeli işadamları alternatif finans kanalları arıyor

        #resim#1086968#

        Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) 2’nci Yatırım Zirvesi’nde şirketlerin finansmana erişimi, uluslararası ortaklıklar ve sermaye piyasası imkanları konuşuldu.

        20 milyar doların üzerinde iş hacmi ile binin üzerinde firmayı temsil ettiklerini söyleyen ESİAD Başkanı Sibel Zorlu, finansmana erişimin uzun süredir iş dünyasının en temel sorunu haline geldiğinin altını çizerek şöyle dedi:

        “Zirveyi finansmana erişimde farklı açılımlar getirmek için düzenledik. Son 4 yıldır küresel düzeyde yaşanan zorluklar ve ileriye dönük olası krizler geleceğimize farklı pencerelerden bakmamızı ve çok yönlü stratejiler geliştirmemizi zorunlu kılıyor.”

        ZORLU: BİRLEŞME VE SATIN ALMA REKORU

        ➔Dünya Bankası’nın, önümüzdeki üç yıl içinde Türkiye’nin kamu ve özel sektörüne sağladığı finansmanı ikiye katlayarak 35 milyar dolara çıkarmayı planlamasına değinen Sibel Zorlu, küresel düzeyde faiz artırımlarına gidilen bir ortamda finans ayağının etkilendiğini söyledi.

        ➔Şirket birleşmeleri ve satın almaları için daha zorlu bir ortam oluştuğunu belirten Zorlu “Dünyada ve Türkiye’de dikkat çeken bir başka konunun ise yüksek değerlemeler ve talepler ile dikkat çeken halka arz piyasasıdır. 2022 yılında dünya genelinde bin 415 şirket halka arz edildi. 2021’de bu rakam 2 bin 436’ydı. Türkiye’de ise 2022’de 41 şirketin halka arz oldu” dedi.

        ➔Küresel düzeyde faiz artırımlarına gidildiği bir ortamda finansa erişimin önemli bir sorun olarak öne çıktığını kaydeden Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

        ➔"Şirket birleşmeleri ve satın almaları için daha zorlu bir ortam oluştu. Nitekim toplam global işlem hacmi bir önceki yıla göre yüzde 34 düştü, 3,1 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

        Türkiye'de ise küresel makroekonomik zorluklara rağmen 2022 yılında birleşme ve satın alma faaliyetlerinde rekor kırıldı. 11,5 milyar dolar tutarında 450 işlem gerçekleşti."

        ÖZGENER: YABANCI TEKNOLOJİ VE İNTERNETE GELİYOR

        ➔İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener ise makroekonomik açıdan belirsiz bir süreçten geçilmesine rağmen Türkiye’nin yabancı yatırımcıların ilgisini çektiğini belirterek şöyle dedi:

        ➔ “En aktif yabancı yatırımcılar Avrupa’dan geldi, ancak Körfez merkezli yatırımcıların artan ilgisini de görüyoruz. Geçmiş yıllarda olduğu gibi teknoloji ve internet pazarın belirleyici sektörleri oldu.

        ➔Enerji, finansal hizmetler, e-ticaret, oyun ve fintech en hareketli sektörler arasında yer alıyor.

        ➔Bu gelişmeler ekseninde teknoloji ve inovatif yönetim sistemleri ile temel üretim sektörlerine verilen önceliğin, ülkeler ve şirketler arasındaki farklılıkları belirleyecek.

        ➔Kentimizin yenilenebilir enerji, bilgi teknolojileri, yazılım, finansal teknolojiler, çip, batarya ve otonom araç teknolojileri, uzay ve havacılık, oyun, e-ihracat, sağlık turizmi, tarım ve gıda gibi sektörlere yönelerek; sıfırdan yatırım çekmesinin ve mevcut yatırımların kapasite artışına gitmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.”

        VALİ ELBAN: YATIRIMCIYI MAĞDUR ETMEK GARİP BİR ŞEY

        ➔Zirvenin açılışında konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban farklı finansman olanakları konuşulurken dikkat edilmesi gereken noktaların bulunduğuna işaret ederek şunları söyledi:

        “Halka arzlarda şirket değerlerini şişirerek yapılan manipülasyonlar, ortaklıklarda yaşanan sıkıntıların ele alınması gerekir.

        ➔Sermaye piyasası gündeme geldiğinde, burada halka arza gidip belli bir finansman sağlamayı düşünürken, manipülasyonla şirketin değerini artırarak borsadaki insanları mağdur etmek garip bir şey.

        ➔Büyük yatırımcının küçük yatırımcıyı boğarak işletmesini devir almaya çalışması da böyle.

        ➔Şimdi dijital yatırımcılık dışında herkes emlakçılık da yapıyor. Organize Sanayi Bölgelerinde bile ilerde değeri artar diyerek yüzlerce dönüm yer alıyorlar.

        ➔Her ne olursa olsun olayı sağlıklı bir şekilde ele aldığımızda hem işi düzgün yürütür hem de kendimizi daha ciddi anlatırız.”