Her gün 5 mandalina
Bağışıklığı artırıcı etkisiyle bilinen, C vitamini deposu mandalina, pandemi döneminde sıklıkla tüketiliyor.
İzmir'den tüm Türkiye'ye yayılan Satsuma cinsi mandalinaların yurt dışı pazardan da yoğun talep gördüğünü anlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, günde en az 5 mandalina tüketilmesini önerdi.
İzmir'in Seferihisar ilçesinde üretilen Satsuma cinsi mandalinaları dünyaya pazarlayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, aroması ve lezzetiyle sıklıkla tercih edilen mandalinanın sağlık deposu olduğunu belirtti. Pandemi döneminde tüm dünyanın Türk mandalinasına hücum ettiğini anlatan Uçak, 2020 yılında bir aylık dönemde yüzde 12'lik artışla 110 milyon dolar döviz geliri elde edildiğini kaydetti. Mandalinada 2020 yılı için 400 milyon dolar ihracat hedeflendiğini belirten Uçak, "Çekirdeksiz İzmir mandalinası kalitesi, aroması ve lezzetiyle mükemmel bir üründür. İzmir'in mandalinası kıymetlidir, yurt içinde ve yurt dışında tutulan bir mandalina cinsidir. Herkese öneriyorum. Covid döneminde de C vitamini olarak bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için günde en az 5 tane mandalina tüketmeliyiz" dedi.
Başta Rusya olmak üzere Irak, İran ve Suriye'nin ciddi anlamda Satsuma mandalinası talep ettiğini kaydeden Uçak, Doğu blokları ile Avrupa ülkelerine ciddi anlamda satış yaptıklarını belirtti. Geçen yıla göre ihracatta ciddi artışlar olduğunu söyleyen Uçak, "İhracatta yüzde 12'lik bir artış var. Sadece Ege Bölgesi'nde ise yüzde 50 arttı. Türk üreticileri ve ihracatçıları bu durumdan memnun. Emeklerinin karşılığını alıyorlar. Sabahın erken saatlerinde bahçelerde hasat telaşı başlıyor. İşletmelerde, paketleme tesislerinde ise hummalı bir çalışma var. Kaliteyi önemsiyor ve müşterilere en kalitelisini sunmaya çalışıyoruz. Hedef 400 milyon dolarlık ihracat yapmak. İnşallah o rakamı tuttururuz. Şu ana kadar 110 milyon dolarlık bir ihracat yapıldı. Bundan sonra da hedefi bulmayı umuyoruz" diye konuştu.
Satsuma mandalinasının Türkiye'nin birçok yerinde üretildiğini anlatan Başkan Uçak, Mersin ve Adana gibi illerin yanı sıra İzmir'de yetiştirilen çekirdeksiz Satsuma mandalinasının çok tercih edildiğini söyledi. Uçak, "Yiyenin bir daha yiyesi geliyor. Diğer illerdeki turunçgillerin tamamı dış piyasaya sunulurken İzmir'deki mandalinanın yüzde 60'ını iç piyasada tüketiyoruz. Kalanı ihraç ediliyor" dedi.
C vitamini olan bu meyve çok önemli bir hastalığın riskini azaltıyor.
Kış mevsiminin vazgeçilmez meyveleri arasında yer alan ve C vitamini deposu olarak bilinen mandalinanın, kanser riskini azalttığı bildirildi.
Diyetisyen Sevinç Yetişen, mandalinanın turunçgiller familyasından tatlı, kokulu, lezzetli ve vitamin açısından zengin bir meyve olduğunu belirtti.
Yetişen, yapılan araştırmalarda mandalinaya turuncu rengini veren karoten nedeniyle karaciğer hastalıkları, damar sertliği ve şeker hastalığı riskini azalttığını ifade ederek, içeriğindeki potasyum sayesinde de yüksek tansiyonu düşürmeye yardım olduğuna dikkati çekti.
Mandalinanın C vitamini içermesiyle de soğuk algınlığı, grip, nezle gibi rahatsızlıklara karşı bedenin direnme gücünü artırdığının saptandığını vurgulayan Yetişen, şunları kaydetti:
''Bulundurduğu çözünür posa nedeniyle kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir. İçerdiği antioksidan maddelerle vücudumuzun kansere yakalanma riskini azaltır. Mandalinada bulunan tangeretin adlı flavon sayesinde antikansorejen özellik gösterir ve enfeksiyonun yayılmasını önlemede etkilidir.''
Sevinç Yetişen, mandalinanın, stres ve uykusuzluğa karşı etkisiyle ilgili araştırmaların halen devam ettiğine de değinerek, birçok çeşidi bulunan, turuncu sarı renklerde olan mandalinanın etli ve sulu bir yapıya sahip olduğunu anlattı.
Çekirdeksiz türleri de bulunan mandalinanın kolay soyulabildiği için çocukların da severek yediği bir meyve olduğunu ifade eden Yetişen, ''Çekirdekleriyle tüketilmesi apandis organını tıkayarak, akut apandisite yol açar. Bu nedenle çekirdeklerinin çıkarılarak yenmesi gerekir'' dedi.
Mandalinanın, genellikle içerdiği şeker-asit dengesinin sağlandığı 11-16 Ekim döneminde hasat edildiğini belirten Yetişen, şöyle konuştu:
''Bu nedenle, genelde yeşil olduğu için sarartma işlemi uygulanır. Mandalinalar önce yıkanır, kurutulur sonra depolarda 26-28 derecede etilen gazına tabi tutularak oksijenle havalandırılır. Etilen ile sarartma işlemi meyve ne kadar olgunlaşmışsa o kadar kısa sürer. Az olgunlaşmış meyvede 4-5 gün, kasım ayında toplanmış bir meyvede ise süre 1-2 gündür. Bu işlemlerin gıda kodeksine uygun olarak yapılması insan sağlığını olumsuz etkilemez. Mandalina kendi haline bırakıldığında da kabukları üzerindeki klorofil parçalanarak zamanla turuncu renk alır.''
Başdiyetisyen Yetişen, mandalinanın kabuk renklerinin, cinsine göre açık sarıdan koyu kırmızıya kadar çeşitlilik gösterdiğine işaret ederek, çok ince ve bol gözenekli bir kabuğa sahip olduğundan, meyvenin diğer turunçgillere oranla çok daha çabuk su kaybettiğini bildirdi.
Bu nedenle mandalinanın satın alındıktan sonra kısa süre içinde tüketilmesi gerektiğine dikkati çeken Yetişen, sonbaharın başından kışın ortalarına kadar yenebilen mandalinanın taze olarak tüketildiği gibi meyve suyu, marmelat, tatlı, reçel, şerbet yapımında da kullanıldığını ve bazı et yemeklerine de lezzet kattığını anlattı.
Yetişen, mandalinanın kabuğunun dış yüzünde bulunan içi uçucu yağ dolu kesecikler sayesinde kabukları ezildiğinde çevreye hoş bir koku yaydığını belirterek, kabukları ince kıyılıp, kek ve pastaya da katılabildiğini kaydetti.
Mandalina esansı olarak adlandırılan yağın, şekercilik ve likör sanayinde de kullanıldığını anlatan Yetişen, şeker hastalarının da rahatlıkla tüketebileceği mandalinanın mevsiminde taze olarak günde 2-3 adet sofralarda yer alması gerektiğini sözlerine ekledi.