Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        MISIR’da olanlar, daha doğrusu Mısır ordusunun tavrı, Türkiye’nin “1960, 1980 ve 28 Şubat sürecinde yaşadıklarının” 2011 versiyonu! Veya daha değişik ifade edeyim: Türkiye’nin “okyanus ötesinden destek gelmediği için 2004-2006 arasında yaşamadıklarının” 2011 uyarlaması...

        Sevgili dostlar, Mübarek “kaçtı mı, kaçmadı mı” bilmiyorum, “gördüğüm manzaradan” edindiğim izlenim sonrası inanın çok da önemli değil. Olan çok açık; ABD’de hükümet ve devlet dinamikleri içinde de yer alan “bir grup”, İsrail’in de baskısı ve isteğiyle Mısır’ı “yumuşak bir geçişle” kaybetmeden kontrol etmeye çalışıyor. Devletin bir bölümünde halen “etkili olan” bu gruba göre “Ortadoğu’nun merkezi halen İsrail”! Aslında Amerikan devletinin “tek bir Ortadoğu” politikası yok artık. İki temel farklı tez var: Türkiye merkezli yeni düzen, İsrail merkezli eski düzen...

        Sevgili dostlar, Ortadoğu’da daha doğrusu bizim de içinde olduğumuz “büyük coğrafyada” hesaplaşma, dini değerlerin arkasına sığınılması, orduların kendi halklarına karşı kullanılması “yüzyıllardır” devam ediyor... Mısır da bunun son örneği!

        Nasıl mı?

        Kısaca özetlemeye çalışalım:

        1-Avrupa’nın idealleri uğruna, Müslüman coğrafyasına tezleriyle hâkim olabileceği düşünülen İstanbul’un dönüştürülmesi ve özellikle Alman çıkarları uğruna kullanılması süreci Osmanlı’nın çöküşüyle başladı. Bu dönemde Almanya, diğerlerinden ayrışarak Osmanlı üstünde kesin bir avantaj elde etti. Alman İmparatoru II. Wilhelm’in Müslüman olduğu haberleri eşliğinde, Ortadoğu’ya hâkim olma yolunda, İstanbul coğrafyası bütün unsurlarıyla kullanıldı...

        2-1945 öncesi ve sonrasında da potansiyel bir Rus (komünizm) tehlikesine karşı dine dayalı sivil unsurlar, ABD ve Almanya tarafından harekete geçirildi. Bu süreç, Almanya’nın Ortadoğu petrollerine dokunmadan Orta Asya petrol bölgelerine ulaşması şartıyla İngiltere ve Fransa tarafından da desteklendi. Savaş sonrası Türkiye’nin NATO’ya katılım sürecinde dahi Türkiye, kurulacak bir Ortadoğu Komutanlığı mantığıyla yapıya zoraki alındı.

        3-1980 sonrası da aynı mantığı gördük. “Ilımlı İslam devleti” mantığı altında Ortadoğu ve Orta Asya’da hâkim olmak isteyen Roma’nın yine bu coğrafya üzerindeki oyunları, sürece hâkimdi. Devletin resmi organlarında “Kemalist laiklikten Osmanlı sekülarizmine” başlıklı raporlar yayınladı. Yeni bir sentez pompalandı.

        4-1999 ekonomik krizi sonrası ve özellikle 2003 döneminden hemen sonra aynı mantığın yeniden ortama hâkim olduğunu gördük. 2001 krizi ve 2003 “çuvalıyla” Türkiye’yi istedikleri kalıba sokamayanlar, Ortadoğu’ya “model” ve “ağabey” olacak bir Türkiye modeline katılmayı, bu modeli kendi istedikleri gibi kurmayı denediler. Olmadı, Türkiye “kendi yoluna” girdi ve ilerledi!

        Sevgili dostlar, bugün Ortadoğu’da, daha doğrusu özellikle “Türkiye merkezli geniş bir coğrafyada” büyük bir “savaş” devam ediyor. Mısır’da yaşanan, Türkiye’nin Osmanlı’dan 2007 yılına kadar yaşadıklarının “benzeri”!

        Sonuç: Türkiye, Mısır’ı ele geçiren “yapıdan” 2007’den itibaren sıyrıldı. Bugün kendi ayakları üzerinde duran, Ortadoğu’da kendi “modelini kuran” bir Türkiye var. Siysetçisiyle, ordusuyla, halkıyla, ekonomisiyle Türkiye “farklı” bir yola gidiyor.

        Son söz: Mısır’ı kontrol eden güçlerin “elinden kurtulan ve kendini bulan Türkiye”, süratle başta “Avrupa Birliği senaryosundan” kurtularak açtığı yoldan ilerlemeli. Bu ilerleme BATI’nın “kurduğu ve kendi menfaatlerine kurguladığı” modelden uzak ve gerçekçi bir yolda olmalı.

        Not: Küresel güçler, 1900’lü yılların başından bugüne, bizi “nasıl AVRUPA’ya alır” gösterip Doğu’da “kullanmaya çalıştı” detayını çok ama çok iyi anlamalıyız. “Cumhuriyet laisizminden Osmanlı sekülarizmine” geçmeden de “Ortadoğu’da” çok yol alabiliriz. Kimseye alet olmadan “kendi modelimizin çok önemli olduğunun” altını bir kez daha çiziyorum. Mısır’a dikkatli bakın ve lütfen ne dediğimizi bir kez daha sorgulayın!

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar