Hakem küme düşer mi?
TUNCAY Şanlı'nın top koşturduğu Stoke City takımının teknik direktörü Tony Pulis, bu haftanın başında öyle bir öneri ortaya attı ki İngiltere'de herkes bu konuyu tartışmaya koyuldu. Peki ne diyordu Galli çalıştırıcı?..
Her kulübün, maçlarını yöneten hakemlere karşılaşma sonrasında not vermesini öneren Pulis, sezon sonunda da toplam notu en düşük 3 hakemin Championship'e düşürülmesini istedi. Deneyimli çalıştırıcının kafasında birden bire ampul yanmasına ve böyle bir fikir önermesine en büyük gerekçe ise son 2 maçta canının yanmasıydı. Everton'la oynadıkları maçta Tuncay'ın attığı bir golün sayılmamasının hemen ardından ertesi hafta Sunderland karşılaşmasında bir penaltılarının verilmediğini ileri süren Tony Pulis, İngiliz futbol gündemine hakemleri notlama sistemini salık vermişti. Aralarında Rio Ferdinand'ın da bulunduğu bazı futbolcular bu öneriyi düşünmeye değer bulurken, VVolverhampton VVanderers Teknik Direktörü Mick McCarthy ve bazı diğer futbol adamları bu sistemi 'kişiselleştirilme' tehlikesi içermesi nedeniyle pek sağlıklı karşılamadı.
Daily Mail'de haftalık köşe yazıları yazan eski İngiliz hakem Graham Poll ise bu öneriyi tamamen çılgınlık olarak niteledi. "Teknik direktörler, maçın önemli bir kısmında doğru kararlar veren hakemlerin karşılaşma sonuna doğru aleyhlerine bir karar vermesi halinde not dağılımını doğru bir şekilde yapamayacaklardır" diyen Poll, hakem notlarının halihazırda gözlemcilik yapan eski bir hakemin yanı sıra bir temsilci gözetiminde 2 kişi tarafından verildiğini hatırlattı. Temsilcinin, karşılaşmanın ardından iki takım teknik direktörüyle konuştuğunu, mücadeleyi tekrar izlediğini ve 48 saat içinde yazdığı raporu federasyona gönderdiğini belirten Poll, Pulis'in önerisinin hayata geçirilmesi halinde hakemlerin büyük bir baskıya gireceğini şu sözlerle ifade etti: "Küme düşme hattının hemen üzerinde bulunan hakemler, son maçlarda büyük bir yükün altına girecek ve bu performanslarını olumsuz olarak etkileyecek. Dolayısıyla bu maçlarda hata oranı daha da artacak."
Aslında Tony Pulis'in bu önerisinin bir benzeri daha önce Hollanda'da uygulanmakta idi. Buna göre sezon sonunda gözlemcilerden toplamda en düşük not alan 3 hakem 2. Lig'e gönderilirken, 2. Lig'den de en iyi 3 hakem 1. Lig'e çıkmaktaydı. Ancak notlama -işin doğası gereği- hakem kurulları tarafından yapılmaktaydı. Pulis'in katılmadığım en azından ufuk açıcı olan ve tartışmaya değer olan önerisini belleklerimizin bir kısmında tutup, son olarak şu ilginç olaya değinelim...
Premier Lig'de sadece 16 hakem (Spor Toto Süper Lig'de ise 20) var ve bu hakemler her hafta değişerek 10 maça atanmaktalar. Hatta aralarında biri 25 (Michael Oliver) diğeri 51 yaşında (Peter Walton) olan 2 hakem de mevcut. Ne var ki bu 16 hakem arasından biri 2 aydır maç alamıyor. 25 Eylül'deki Liverpool-Sunderland maçında Liverpool lehine tartışmalı bir gol kararı veren 28 yaşındaki Stuart Attwell, kızakta 'çilesinin dolmasını' bekliyor. Oysa o maçtan hemen bir gün sonra Premier Lig Hakem Komitesi ve federasyon, Attwell'in kararının doğru olduğu konusunda açıklamalarda bulunmuştu. Demek ki orada da 'arkandayız' mesajı verildiğinde bu kötü manaya gelebiliyormuş!..
Hakemler yüzünden kulübü satıyor!
Hakemler konusundaki son gelişme ise Çizme'den... Çarşamba akşamı Milan'a 3-1'lik skorla boyun eğen Palermo'nun başkanı Maurizio Zamparini, bu karşılaşmada 2 penaltılarının verilmediğini ve karşı tarafa da bir penaltı hediye edildim ifade ederek, kulübü satmaya karar verdim açıkladı. Buyurun bir de buradan yakın!