Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ÜNİVERSİTE sınavının kaldırılarak dershanelerin kapatılacağı kararı toplumun büyük bölümünde destekle karşılanmıştır muhakkak, ama toplumun bir bölümünde de ciddi bir gerginliğe yol açtığını söyleyebilirim. Dershaneler konusunda son derce aktif olan Gülen Cemaati'nin bu kararı kendi etkinliklerine yönelik bir hamle olarak görmeleri ihtimali var. Bu da bir süredir iktidar ile Gülen Cemaati arasında süregiden gerginlikler zincirinde üçüncü raundun açılması anlamına gelecek.

        Konuştuğum hiçbir kaynak dershanelerle ilgili kararın sadece cemaatin dershanelerine yönelik alındığını düşünmüyorlar. Ancak Başbakan'ın bu konuda açıklama yapmadan önce dershanelerin kapatılmasından cemaatin faaliyetlerinin nasıl etkileneceğini hiç düşünmemesi mümkün değil deniliyor.

        CEMAATİN DERSHANELERİ

        Türkiye'de dershaneler iki grupta kümelenmiş durumda. Bir özel dershaneler birliğinin bünyesinde olanlardan oluşan grup var. Diğeri de cemaatin işlettiği bilinen dershanelerden oluşan büyük grup. Son derece kaliteli eğitim verdikleri ifade edilen bu dershanelerde cemaatin diğer okullarında olduğu gibi bunlarda da katiyen dini telkin yapılmıyor. Ancak dershaneler özellikle gençler arasında cemaatin geleceğe yaptığı bir yatırım olarak da görülüyor. Şimdi hayli yatırım yapılarak çok da emek sarf edilerek oluşturulmuş bu dershane zincirinin kapatılması olasılığının ortaya çıkması cemaat ile hükümet arası ilşkileri zedeleyebilecek yeni bir stres faktörü olarak görülüyor.

        AKP İLE CEMAATİN ARASI

        Hükümet ile cemaat arasında stresler çıkması beş ay kadar önce başlamıştı. O dönemde cemaate yakın kaynaklar iktidarın Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla çeşitli bakanlıklardaki cemaatten olduğu bilinen bürokratları kızağa almaya başladığını öne sürmüş ve bunu cemaate karşı bir tavır olarak yorumlamışlardı. Bu yorumun getirdiği stres bir süre sürdü ancak hükümetin içinden kaynaklar yatıştırıcı ve her şeyin bir yanlış anlamaya dayandığını söyleyen açıklamalar yapmışlar ve sonra da cemaate yakın kaynaklar bütün olayın bir yanlış anlamadan kaynaklandığını söylemişler ve işte öyle kapanma yoluna gidilmişti.

        "ONLARIN ARASI MÜMKÜN DEĞİL BOZULMAZ"

        Bu konularda bana yorum yapan bağımsız kaynaklar AKP iktidarı ile cemaatin arasının açılmasına imkân olmadığını, çünkü ikisinin birbirlerinin içlerine girip kaynaşmış olduklarını ve iki tarafın da birbirine ihtiyacı olduğunu söylemişlerdi.

        Ben de bu yorumu ön plana çıkaran yazıları o dönemde yazdım ancak ondan sonra MİT başkanı krizi patladı ve bunun da cemaat ile hükümet arasında bir güç savaşı olduğunu öne süren yorumlar oldu. Ben ise tek bir telefonuyla savcıları görevden alma yetkisi bulunan Başbakan ile kimsenin mücadeleye giremeyeceği yorumlarına yakın durdum.

        Eğer dershanelerle ilgili alınan son kararın cemaatle ilgili boyutu gerçekten de varsa bu hükümet ile cemaat çekişmesinde üçüncü raundun başladığını gösterecek. Yine eğer bu yorum doğruysa cemaatin hükümete uzlaşma sinyalleri vermesine rağmen perde arkasında çekişmelerin bir süredir sürdüğünü ve hükümetin bir gözdağı daha vermek arzusuyla bu son kararı aldığı söylenebilecek.

        UMARIM YANLIŞ ÇIKMAM

        Bağımsız kaynaklar yine cemaat ile hükümet arasında hiçbir sorunun uzun dönemli yaşanamayacağında ısrar ediyorlar ve eğer cemaatin dershaneleri kapatılırsa bunların özel liselere dönüştürülerek cemaat ile ortak zeminin yine oluşturulacağını söylüyorlar.

        Ben de bu bağımsız yorumcularla aynı fikirdeyim, eğer yanlış çıkarsam eğer derinlerde çok daha büyük gerginlikler varsa bu dershanelerin kapatılması süreci cemaat ile iktidar arasında çok daha büyük gerginliklerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Bakalım göreceğiz, umarım ben yanlış çıkmam.

        4 ana haberde gerileme

        DÖRT büyük kanalın, atv, Show TV, Kanal D ve Star TV'nin ana haber saatlerinde bir süredir önemsiz ve yerel kalması gereken haberlerin ön plana çıkarıldığını ve ana haber saatlerinin ucuzlatıldığını görüyorum. Bunun olası nedenleri üzerine yazımı, medyatik bloğumda www.haberturk.com, en alt solda okuyabilirsiniz.

        Ahmet Hakan acımış ama...

        HÜRRİYET yazarı Ahmet Hakan bir yarışmada çocukların bile bilebileceği bir soruya yanlış cevap veren siyaset bilimi öğrencisi kıza acıdığını söyleyen bir yazı yazdı. Acısın tabii ama şunu da unutmasın internet ortamındaki yüzeysel tıklamalarıyla yazı ve haberlerin önem sıralamalarını belirleyen ve reytingler oluşturan insanların önemli bir bölümü bu kızın düzeyindedir. Ona acıyalım ama kendimize de acımalıyız, bizlerin çoğumuzun okuyucu kitlesi artık onlar ve bu ülkede anlamlı yazılar yazmak zorunda olan bizleriz ya da onların düzeyine inen yazılarla başarının yolunu tutturmaya çalışacağız. Öyle ya da böyle işimiz her durumda zor.

        Başbakan Çin'e gidecek

        BAŞBAKAN yakında Çin'e bir resmi ziyaret yapacak. Bu ziyaret Başbakan'ın iktidarında yaptığı ve yapacağı en önemli ziyaret olabilir. Çünkü oluşmakta olan yeni dünya düzeninin, yeni global ekonominin lideri Çin ve o ülkeyi daha önce ziyaret eden her ülke lideri orada gördüklerinden etkilenerek kendi ülkesinde de değişimi başlatmıştır. Bunun en önemli örneği Hindistan'da yaşanan büyük değişimdir. Global dünyanın öncü ülkelerinden bir tanesi olması beklenen Türkiye'de Başbakan'ın Çin ziyaretinden sonra ne gibi değişimler olacağını merakla bekliyorum. Çin gezisi gazeteci arkadaşların çok hazırlanması gereken bir gezi olacak. Ben üstüme düşeni yapıyorum Çin'de neler yaşanmakta olduğu ve bu ülkenin geleceğe nasıl hazırlandığı üzerine bazı yazlar yazıyorum bunları da önümüzdeki günlerde sizlerle tabii ki paylaşacağım.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar