Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ALDATMA, ilişkilerin en moda konusu. Aldatılanlar ve aldatanlar hep konuşuyor. Erkeğin aldatmasının neredeyse normal olduğu, hatta aldatmayanın erkek bile sayılamayacağının söylendiği bir kültürel ortam oluştu.

        Aldatma konusu, ilişkileri inceleyen araştırmaların neredeyse en popüler konusu oldu. Ortada çok çeşitli teori var. Açıklama yapmaya girişenler arasında evlilik terapistlerinden tutun sosyal Darwinistlere kadar çok geniş bir yelpazede insan bulunuyor.

        Evlilik kurumu kadar eski olan aldatmayı (kurumu diyecektim ama tereddüt ettim, aslında o kadar yaygın ki artık bunun da kurumlaştığını söyleyebiliriz herhalde) inceleyen bütün çalışmaların öne sürdüğü ortak fikir; aldatmanın daha çok erkekler tarafından yapıldığı, kadınlar arasında da aldatanlar bulunsa bile kadında aldatmanın hiçbir zaman erkek aldatması kadar yaygın olmadığı ve olamayacağıdır.

        Gerçi özellikle evli genç kadınların kocalarını aldatma oranının erkeklerin aldatma oranına yaklaştığını gösteren ve kadınların yaşamları boyunca aldatma oranlarının da tırmanışa geçtiği yolunda yapılmış tespitler vardır. Ama yine de kadınların erkekler kadar aldatma kültürüne sahip olmadıkları açıktır.

        BİRAZ SOSYAL DARWİNİZM

        Bunun da son derece bilimsel nedenleri vardır. Tarihi açıdan aldatma, kadınlar açısından daima lojistik zorluklar içermiştir. Geçmişte kadınlar ücra yerlerdeki çiftliklerde çocuklarla kaldıklarından, erkek ise işe gidiyorum diye zamanını dışarıda geçirdiğinden, erkek ve kadının genlerine aldatma fikri farklı biçimde yerleşmiştir. Evrim sonucunda kadınlar aldatmamayı bir tür zorunluluk olarak görmeye başlarken, erkekler aksine aldatmayı zorunluluk olarak görmeye başlamışlardır. Günümüzün kültürel ortamında aldatan erkekler, seksüel açıdan aktif; aldatan kadın ise sürtük olarak algılandığından oluşan gen yapılarının üstüne bir de kültürel/ahlaki kaygılar gelmiş ve kadının aldatması ikinci plana itilmiştir. Tabii çalışma hayatı koşullarının değişmesi ve kadının işyerinde daha aktif olmaya başlamasıyla, yani evinden çıkıp dışarıda da yaşamaya başlamasıyla aldatmasının önündeki zorluklar ve engeller kalkmıştır. Anlayacağınız, aldatma konusunda kadın ile erkeğin eşitlenmesi sürecindeyiz.

        DUYGUSAL ALDATMA

        Hatta bir tür aldatma var ki bu da göz önüne alınırsa kadının aldatma konusunda erkekten çok daha aktif olduğunu bile söyleyebiliriz. İlişkiler konusunda çalışma yapanlar, aldatmanın bir de duygusal olarak adlandırılan çeşidinin olduğunu söylüyorlar. Ve duygusal aldatmanın Twitter, Facebook türü sosyal medyanın etkinliğinin artmasıyla birlikte çok arttığını vurguluyorlar. Duygusal aldatmada, fiziksel olarak tanışmadığınız bir erkekle veya kadınla e-mail, telefon ve sosyal medya üzerinden tanışıp ona açılmaya başlıyorsunuz. Kendinizi ne kadar açarsanız, size özel olarak kalması gerekenleri ona ne kadar anlatırsanız bu da bir tür ilişki, hatta içinde seks içermese de bir aldatma sayılıyor.

        SAHİDEN DOKUNMADINIZ MI?

        Bunu yapanlar “Ama birbirimize hiç dokunmadık” deseler de uzmanlar, “Öyle mi, sahiden dokunmadınız mı?” diye soruyorlar. “Ona en derin duygularınızı, özelinizi tamamen açarak, eşinizle hiç konuşmadığınız gibi konuşarak ona aslında dokundunuz ve evet eşinizi aldatmış sayılırsınız” deniyor. Bu tür aldatmanın daha çok kadınlar tarafından yapıldığı ve sosyal medyayı kullanan ev kadınlarının bu yöntemi çok kullandıkları belirtiliyor. Bu kadınlar seksüel aldatmaya girecek kadar kararlı ve cesur değiller veya çocuklar var diye kurulu bir düzeni bozmak istemiyorlar. Bunun yerine bazı duyguları tatmak için daha güvenli olarak gördükleri sosyal medyada “konuşmaya” başladıkları erkeklere içlerini açıyorlar. Aynı şekilde karşılık görürlerse iş seksüel konuşma aşamasına da geçiyor ve bazı heyecanlar fiziksel olmadan yaşanıyor. Tabii bu şekilde başlayıp fiziksel ilişkiye dönüşen sosyal medya ilişkileri de var. Ama genelikle o ortamda başlatılan türdeki ilişki tadında bırakılarak orada kalıyor.

        ZARARSIZ DEĞİL

        “Ne var bunda, zararsız” diyorsunuz, ama uzmanlar bu şekilde yaşanılan aldatmalarda kadının bir süre sonra kocasının konuşmalarından ve onunla birlikteliğinden daha fazla hoşnutsuz olmaya başladığını belirtiyorlar. Yani zararsız görülen ve umutsuz Twitter kadınları tarafından uygulan bu yöntem de boşanmayla sonuçlanabiliyor.

        Ted Bundy haklıydı

        BİR akşamüstü ailece arabayla eve dönüyoruz. Yağmur yağıyordu, birden güneş açıverdi; hani yağmurun ara verip ışığın gökyüzünden sızarak yeryüzünde renk harikaları yarattığı bir an oluştu. Arabanın CD’sine Rod Stewart’tan “Vagabond Heart” adlı parçayı koydum. Araçta o çalıyor, dışarısı olduğundan daha güzel görünmeye başladı bana. Keyfim yerindeydi, hatta çok mutlu bile olmuştum. Rana birden CD’yi kapattı. “Neden yaptın bunu?” diye sordum. “Alp armonika çalışacak, şimdi dinlemesen CD’yi olmaz mı” dedi. İşte ben o anda Ted Bundy’nin ne kadar da haklı olduğunu düşündüm ve adamcağız az bile yapmış dedim. (Meraklısına not: Ted Bundy, Amerikan tarihinin en korkunç seri katillerinden biridir. Yakalandığında evinde birçok kadın cesedi bulunmuştu ve adam bunu sadece zevk için yapmış gibiydi. Ama şimdi ben biliyorum ki muhakkak başka nedenleri de olmalıydı onun.)

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar