Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Öncelikle "Böyle maç mı olur!" diyerek teessüflerimi ileteyim.

        ■ Aykut Kocaman hakemi dövmeye çalışmadı!

        ■ Hasan Çetinkaya'yı yumruklamadı!

        ■ Yanında bir kadın çalışan bulundurup onu iteklemedi!

        ■ Bugüne kadar hiç yapmadığı gibi, dün de hakemlere, görevlilere küfretmedi!

        ■ İsmail Kartal, psikopatlar gibi dişlerini sıkıp 4. hakemin üstüne yürümedi!

        ■ Ömeroviç, triplere girip akredite kartını yerlere savurmadı!

        ■ Kulübedeki oyuncular dayı dayı hakemlerin üzerine yürümedi!

        Maçta maça benzeyen tek şey Caner'e atılan paranın hedefi bulmasıydı!!!

        Neyse. Hülasa kelam böyle sıkıcı bir maç izlettikleri için hem Orduspor kulübesini hem de bilhassa Fenerbahçe kulübesini komple kınıyorum.

        * * *

        Gelelim maça.

        Maç üç cümle;

        1 - Orduspor, Akhisar ile birlikte ligin en zayıf kadrosuna sahip. Kaliteli ve tecrübeli bir hocaları olmalarına rağmen zayıf ve yeteneği çok kısıtlı bir kadro ile zor duruma düştüler. İşte böyle bir takım, şiddetle puana ihtiyacı olan maça istekli başladı. İlk 10 dakikada net pozisyonlar buldular, Volkan'ı geçemediler.

        2- Sonra Fenerbahçe kalan 80 dakika boyunca sakin-rahat-bilinçli oynayarak, neredeyse idman temposunda istediğini aldı. Yaldır yaldır kaos futbolu ile puan kazanan rakibinin aksine oyun ritmini oturtan huzurlu bir futbol anlayışıyla bir 3 puan daha aldı.

        3- Caner ve Salih Uçan..

        Evet maç bu kadar. Caner tıkanan oyunda bireysel olarak oyuncu eksilterek yapılması gereken tek şeyi yaptı ve asiste imza koydu. Durumu 2-1 yapacak bir pozisyonda çizgiden topu çıkararak takımının en etkin ismi oldu.

        Salih Uçan ise sadece takımının en etkin ismi değildi. Bu haftanın en etkin futbolcusu oldu. Fevkaladenin fevkinde bir içgüdüyle gol bölgesine sızıp süper bir sol plase ile Frank Lampard'dan esintiler sundu.

        ikinci golü ise bambaşkaydı.

        Altıpas kalabalığından 18'e doğru dışarıya çıkması; topla buluştuğu -andaki "vuracağım" kararlılığındaki kontrolü; topu yarım adım ileri itip vuruş açısı alması ve son vuruştaki İniesta inceliği muh-te-şem-di. Kendisini yürekten tebrik eder, başarılarının artarak devam etmesini dilerim.

        Her zaman mücadele ettiğim bir tabu var; "Gençler oynasın" gazına karşıyım. Anlayışıma göre genç ya da yaşlı futbolcu yoktur. İyi ya da kötü futbolcu vardır. Ve iyi futbolcular her zaman oynarlar. Tuncay Şanlı gibi-Oğuzhan gibi-Sergen gibi ve işte Salih gibi. Genç arkadaşa daha fazla fizik güç çalışmasını tavsiye edip yeniden alkışlayalım.

        * * *

        Aykut Kocaman, "Antrenör Takımı" isteğini artık gerçekleştirdi. Sistemini oturttu. 4-2-1-3 formasyonuna takımını alıştırdı. 1617 kişilik daraltılmış bir oyuncu grubuyla rotasyonu sabitleştirdi. Hücumda yaratıcılık çalışmasına ağırlık verecek idman fırsatları bulunursa Fenerbahçe üç kulvarda da sonuna kadar gidecektir. Bu yolun sonunda elleri boş da kalabilir, 3 kupayı da alabilirler.

        Aradaki küçük nüanslar bu farkı belirleyecek. Şu an hal ve gidiş iyi.

        Yazı Boyutu

        Diğer Yazılar