Tron'a teknolojisi için gidilir
ÇOCUKTUM hatta inanmazsınız bir dönem küçücüktüm. TRT’nin en güzel filmleri yayınladığı yıllardı. O zamanlar seyretmek özel bir zevkti. Tron filmini o yıllardan hayal meyal hatırlıyorum. En çok da aklımda iki motosikletin, sanal dünyada ışıklar arasında yaptığı sahnesi var. Şimdilerde o yeni versiyonu gelince giizlemek farz oldu. İstanbul’a kopyası gelmediği aktif gözsiyonunu izledim. Filmde yönetmen Joseph Kosinski yüksek teknolojili elektronik müzik videoları gibi ilginç ama soğuk bir dünya yaratmış. Göz kamaştıran teknoloji ile oluşturulan ışıklı elbiseli insanları izlemek tek bir şartla keyifli olabilir: Bunun bir film olduğunu, bir konusu olması ve karakterlerinde derinlik olması gerektiğini unutmanız gerek. Teknolojiden zevk alan biriyseniz ve canınız dijital rendering denilen teknolojinin bol para ve yaratıcılıkla nasıl şahane sonuç verdiğine tanıklık etmek istiyorsa fena halde tavsiye ederim. Tabii Daft Punk’ın şahane müziklerini de unutmamak gerek. Ama yok, “Benim işim gerçek sinema ile” diyorsanız uzak durun.
Ogün Sanlısoy'un 'Ben' albümü çok güzel
BENİM neslim için Ogün Sanlısoy, Pentagram demektir. Akmar Pasajı, fanzinler, Kemancı’nın altın günleri demektir. Öyle severim kendisini, çünkü benim gençlik yıllarımı temsil eder. “Saydım, Hadi Beni Güldür Biraz, Ben de Özledim” gibi solo işlerindeki samimiyet duygusunu da severim. Yeni albümü ‘Ben’ çıkınca hemen koştum aldım tabii ki. Açılış şarkısı “Ben” nefis bir ego eleştirisi. Üçüncü şarkı ‘Anma Arkadaş’ şarkısında ise bir süre takılmak durumunda kalıyorsunuz. Çünkü bu Erkin Koray coverini mükemmel tasarlamış ve nefis söylemiş. Albümün genelinde çok sevdiğim ve özlediğim klasik doksanlar rock müzik tarzı hâkim. Türkçe Rock hayranlarına tavsiyeler tavsiyesi
Tüh, tam da GUITAR HERO almıştım
KENDİNİ bildi bileli Hard Rock dinleyen bir insan olarak, Playstation 3’te geçen hafta ilk kez Guitar Hero ile tanıştım. Biliyorum çok geç oldu ama bunda sistemin fiyatının hayli yüksek olmasının da payı var. İlk önce davul, mikrofon ve gitarlı sete heveslendim ama 500 liralık fiyata kendime gerçek bir davul alıp komşuları daha güzel taciz ederim diye düşünüp gitarlı versiyonu seçtim. 12 taksitle 289 liraya Guitar Hero 5 aldıktan sonra kısa bir dönem kendimden nefret ettim. İşte ben böyle yapa yapa bu dünyada hiçbir şey sahibi olamayacaktım, yaşlanınca da tek başıma ölecektim ve cesedimi köpekler bulacaktı. Her türlü kendi kendimi pişman etme cümlesini kurduysam da merakıma yenilip paketi açtım. Paketten komik görünümlü bir gitar, askı, iki kalem pil, kablosuz alıcı ve Guitar Hero 5 oyunu çıkıyor. Açıkçası beni en çok heyecanlandıran şey, eşlik edilen 85 şarkı arasında Iron Maiden’in “Two Minutes to Midnight” şarkısının olmasıydı. Bir heyecan kurdum oyunu. Ancak ilk birkaç denememde seyirciler tarafından yuhalanınca olayın ne kadar zor olduğunu acıyla fark ettim. Çok ciddi el hareketi ve ritm duygusu isteyen oyunda başarılı olmak için gerçek gitar gibi uzun süre çalışmak gerek. Deli gibi bildiğim bir şarkıyı çalmayı becerebilmenin bu kadar zor olması beni biraz soğuttu. Ama asıl şok, cuma günü oyunu üreten Activision artık bu seti üretmeyeceğini açıkladı. İşte ben artık bitmiş bir insanım. Ve dersimi aldım, “Daha da böyle oyuncaklara para harcamam” dersem inanmayın. Sadece kendimi kandırıyorum.com